Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Cevad Rifat Atilhan

ibrahim fırat | Pazar, Mart 15, 2015 | 0 yorum

Cevad Rifat Atilhan
Ömrümüzün baharı sayılan, gençlik günlerimde Risale-i Nurları okumaya başlayarak, İslamiyetin sonsuz aydınlığına kavuşmuştum. Emsal arkadaşlarımızın dinden uzak acı hayatlarını da görmekteydim. Nur Risaleleri'ne Kur'anın ebedi gerçeklerini öğrenmek ve bu gerçekleri yaşamaya çalışmak, milyonlarca gençler için bir saadet olduğu gibi, bizler için şeref ve mutluluk olmuştu.

İslamiyete ve onun sonsuz nuruna hücum, hakaret ve iftiraların yapıldığı günlerde, Nur Risaleleri'ni ve bu şaheserlerin müellif ve yazarını müdafaa eden nice nice bahtiyarlar da bulunmuştu. Bu bahtiyarlardan bir aziz de Cevad Rifat Atilhan'dı. Nurlu Üstad Bediüzzaman'ı anlatan ve din düşmanlarının hücumlarından korunmaya çalışan böyle bahtiyar ve azizlerin hatırlarını yazmayı en azından kendim için bir vazife, bir vefakarlık borcu olarak düşünmekteyim. 

İslamiyet nurunun bana öğrettiği fazilet levhalarından  birisi de vefadır. Kadirşinaslıktır, hatır-gönül saymaktır ve de ahde vefadır.

Çünkü iki cihan sevgilisi Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam ifade buyurduğu fermanlarından birisinde:

"Ahde vefa imandandır....." şeklindeki ebedi-cevher fermanı ne ulu, ne yüce bir emirdir. Bu gerçeği yaşayabilen mümin gönüllere selam olsun.

Cevad Rifat Atilhan 1912 yılında Harbiye'den mezun olmuştu. Askeri tahsil hayatından sonra, Türk Ordusu'nun saflarına katılarak, kahramanca mücadelesine başlamıştı.

Türk-İslam ordusunun saflarında Balkan Harbi, Arnavutluk harekatı, Birinci dünya harbi, Suriye, Filistin, Sine cephelerinde, Birinci ve İkinci Gazze meydan muhareberlerine iştirak etmişti.

Mezkur vazife ve harblerden sonra, Türk ordusunun istihbarat subaylığı ve daha sonra da Zat işleri müdürlüğüne kadar yükselmişti.

Kahraman milletimizin kurtuluş harbinde Zonguldak ve havalisi cephesi kumandanlığına büyük kahramanlıklar göstermişti. Daha sonra ise Milis Generali olmuştu.

Türk milletinin bu vefalı evladı, büyük asker, gerçek idealist, General Atilhan, Türk Edebiyatına 74 eser ve onbinleri aşan makaleler bırakmıştı.

1920 senelerinde işgal altındaki İstanbul'da İngiliz-Fransız gaddarlığı ile nasıl Bekir ağa bölüğünde hapsedilmişse, 1952 senesinde Malatya'da bir yahudi dönmesine sıkılan kuru sıkı yüzünden, bu kahraman Milis genalerini de İstanbul'daki evinde çocuklarından ayırarak on bir ay hapislere atarak, bu mücahide nice çileler çektirmişlerdi.

Kahraman Atilhan 1952 yılında yine kendisi gibi milis kumandanı olan Bediüzzaman'ın ziyaretlerine gitmişti. Bu iki kahramanın buluşma ve görüşmeleri İstanbul-Sirkeci'deki Akşehir Palas otelinde olmuştu. Bediüzzaman Türk gençliğinin imanlarının kurtulmansı, ahlaklı, faziletli ve imanlı olmaları için Gençlik Rehberi isminde şahane bir kitap yazmıştı. Bu Risaleyi İstanbul üniversitesindeki Nur talebeleri yayınlamışlardı. Bu kitap yüzünden, yine aynı nakarat tekrarlanmış; Bediüzzaman dini siyasete alet ediyor, dizi gizli cemiyet kuruyor, laikliğe ve 163'üncü maddeye aykırı hareket ediyor şeklindeki bir terane ile mahkemeye verilmişti. İstanbul adliyesindeki  bu mahkeme 1952 senesinde ocak-şubat mart aylarında devam etmiş ve diğer yüzlerce örneği olduğu gibi yüce Üstad Bediüzzaman; bu davadan da, Türk adliyesi tarafından beraat ettirilmişti.

Akşehir Palas Otelinde bediüzzaman'la görüşen Atilhan cephelerde gösterdiği kahramanlığından dolayı, Nurlu Üstad tarafından candan ve  hakkındaki yaptığı hizmetleri de alkışlayan Bediüzzaman: Bu fesat cemiyet hakkında yazdıkların artık kafidir. Bunlarla alakalı olarak daha fazla yazmamak lazımdır, demişti.

"Daha fazla bunlardan bahsetmek kendilerinin propagandası hükmünde olur." Konuşmasının  tam bu kısmında 80 yaşındaki Bediüzzaman, Akşehir Palas otelindeki odasının üzerinde oturduğu somyasından bir onbeş yaşındaki delikanlı gibi fırlayarak sıçramış, "Bütün dünyadaki koministlerin ve masonların hepsine birden Bir tek Said kafidir!" diye kükreyerek merhum milis generaline bu fesat ocaklarının fos kuvveti hakkında bir fikir vermişti.

Milis Generali Atilhan, belki altı-yedi sene hiç bir karşılık almadan Yeni İstiklal dergisinde kıymetli yazılar yazdığı gibi, 1952 senelerinde Hüradam Gazetesi'nin mesul müdürlüğünü de yapmıştı

Atilhan Bediüzzaman'la görüşmesinden sonra, 22 Şubat 1952 yılında Hüradam gazetesinin 153'üncü  sayısının birinci sayfasında, "Bediüzzaman Said Nursi" başlıklı bir makale yazmıştı. Bu yazısında Atilhan şunları kaleme almıştı:

"Güzel Türk vatanının yetiştirip bütün beşeriyete örnek insan olarak hediye ettiği büyük dahi, büyük mürşid ve muhteşem bir insanın ismidir. 90 yılı dolduran hayatının her günü birer nur halesi, birer fazilet ışığı, bir azim ve iman halkası halinde Türk nesillerinin ruhlarına ve dimağlarına girmiş ve bu nur, senelerle bir çok karanlık ruhları aydınlatarak, onları doğru, güzel ve ışıklı yollara sevketmiştir.

İlahi bir zekanın remzi olan Üstad-ı azam Said Nursi Hazretleri, Allah'ın müstesna bir lütuf ve keremi olan muhteşem dehasını, mümin bir azim ve celadetle bu aziz milletin hayrı, terakkisi ve yükselişi uğruna harcamış ve onun nuru Türk hudutlarından  taşarak komşu memleketlere , Pakistan'a ve Endonezya'ya kadar yayılmıştır.

Bu nurun ışığı ve insanlara bahşettiği ahlak ve fazilet şulelerinin tek bir kıymet ve takdir ölçüsünde toplanması mümkün değildir. Ondaki azim ve irade, ondaki yüksek kanaat ve üstün insan  vasfı; hepimiz için örnek teşkil edecek kadar büyüktür.


Yazar: Necmeddin Şahiner

Hatıralarda Bediüzzaman - Vural Yayıncılık



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori: ,

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if