Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Bandırmalı Ali Rıza El-Bezzaz (K.s.)

ibrahim fırat | Çarşamba, Temmuz 15, 2015 | 0 yorum

Ali Rıza El-Bezzaz Hazretleri Kimdir?

Bandırmalı Ali Rıza El-Bezzaz (K.s.)
Osmanlı son dönemi Nakş-bendi-Halidi meşayıhından olan Ali Rıza Bezzaz Kuddise Sürruh 1267 (1851)'de, bugün Bulgaristan'ın Burgaz şehri yakınlarında kalan Ahyolu kentinde doğmuştur. 93 harbi diye bilinen Osmanlı-Rus savaşında Bulgaristan'dan Anadolu'ya geçen Ali Rıza Efendi'nin Bandırma'ya ne  zaman yerleştiği tam olarak bilinmemektedir.

Kendisi, dönemin meşhur Halidi şeyhlerinden Halil Nurullah Zağravi'ye (ö. 1309/1891-92) intisab etmiş ve şeyr-u sülükunu tamamlayıp hilafet almıştır. Silsileleri Mevlana Halid Bağdadi'ye şöyle bağlanır. 

Ali Rıza Bezzaz Halil Nurullah Zağravi Yanyalı Mustafa İsmet (Garibullah) Abdullah Mekki erzincani, Mevlana Halid Bağdadi, Halil Nurullah Efendinin vefatından sonra merkez tekke İstanbul'dan Bandırma'ya taşınmış ve Ali Rıza Efendinin tekkesi irşat görevini devam ettirmiştir.

Önceleri gemilerle nakliye yaptığı söylenen Ali Rıza Efendi, bilahare bu işi bırakıp kumaş ticareti ile meşgul olmuş, bu yüzden kendisine manifaturacı anlamındaki Bezzaz lakabı verilmiştir. Rivayete göre Ahıskalı Ali Haydar Efendi gençliğinde Bandırma'ya uğramış ve vaazlarında Ali Rıza Bezzaz hazretlerini sert bir dille tenkit etmiş ve bu tenkitler Ali Rıza Efendiye aktarılınca, Efendi: "O bizdendir" demekle yetinmiştir.

Bir süre sonra Ali Haydar Efendi sözlerinden pişman olup Ali Rıza Efendiye onu İstanbul'daki halifesi Ahmet Efendi'ye, o da Topkapı'daki Ali Efendiye havale etmiş. Böylece Ali haydar efendi bu tarikata intisap etmiştir.

Bezzaz Ali Rıza Efendi hakkında şifahi bir rivayete göre, bir sabah tekkede Hatm-i Hacegan esnasında müridlerinden birinin aklına bağının budanacağı gelir. Eve dönüp kahvaltı yapan ve biraz istirahat eden mürit, Livatya mahallesindeki bağını budamak üzere yola çıkar. Bağa vardığında işlerin çokluğunu görüp kederlenir.

O arada kendisine bir uykun çöker. Uyandığında günün bir hayli ilerlemiş olduğunu gören müridin telaşı daha da artar. Ancak o anda bağın budanmış ve demetlerin bağlanıp hazırlanmış olduğunu farkeder. Şaşkınlık içinde evinbe dönen mürid, ertesi sabah yine tekkedeki Hatm-i Hacegan'a katılır. O zaman Ali Rıza Bezzaz Hazretleri'nin dilinden şu sözler dökülür: "Ehlullah, Allah'ın izniyle insanların yardımına koşabilir, hatta bağını da budayabilir.

Ali Rıza Efendi 1330 (1912) senesinde vefat ederken geriye iki önemli halife bırakmıştır. Bunlardan birisi Ahiskalı Şeyh Ali Haydar Efendidir ki İstanbul'un Çarşamba semtinde irşada devam etmiştir, diğeri ise Bandırma'daki tekkede Ali Rıza Efendinin yerine postnişin olan Bilal Efendidir. Bilal Efendi şeyhinden dört sene sonra vefat edince Bandırma'daki tekkenin fonksiyonu sona ermiş ve İstanbul'daki tekke merkez haline gelmiştir.

Ali Rıza Bezzaz Hazretleri bir evrad tanzim etmiş, bunun dışında herhangi bir eser kaleme almamıştır. 

Bu evradın yazma bir nüshası Bandırma'da Ali Öztaylan beyin özel arşivindedir. Ali Rıza Bezzaz Hazretlerinin Hacı Hafız Sami isminde bir oğlunun bulunduğunu, Ali Haydar Efendiye yazdığı bir mektubundan öğreniyoruz.

Ali Rıza Efendinin, vefatından sonra da bazı kerametleri görülmüştür. Nakledildiğine göre; Badırma'da  tekkenin haziresinde bulunan kabrinin yakınındaki kuyuya bir tavuk düşer. Bir süre sonra cesedi çürür fakat kimse farkında değildir. Bir gece Ali Rıza Efendi, Eskici Baba ismindeki şahsın rüyasında tecelli eder ve durumu haber verir. Ertesi gün tavuk cesedi çıkartılıp kuyu temizlenir.

Yine Nakledildiğine göre, Bandırmalı gönül ehli bir halı tüccarı, bir aileye iki adet halı satar. Halılar müşterinin evine götürülüp teslim edilir. Ancak halıları götüren görevli ücreti almayı unutur. Akşam hesaplanan kasa açık verir ve mesele anlaşılır. Ancak bu sefer müşteri itiraz eder ve ücreti ödediğini ileri sürer. Çaresiz kalan halıcı, yatsı namazından sonra Ali Rıza Efendinin kabri başında gerçeğin tecelli etmesi için dua eder. Ertesi sabah müşteri erkenden gelip parayı teslim eder ve heyecanla: "Lütfen paranızı alın, bu gece beni korkuttular" der.


Bandırma'daki tekkenin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ali Rıza Efendinin mezar taşında bu tekkenin kurucusu olduğu kayıtlı ise de, haziredeki diğer mezar taşlarında 1135 (1722-3) ve 1152 (1739) gibi tarihlerin oluşu, orada çok daha önceleri bir tekke ya da en azından bir cami olduğunu göstermektedir. 1925'te tekkelerin kaldırılışından sonra burası camiye çevrilmiş ve tekke camii bahçesinde Ali Rıza Efendinin yanı sıra postnişini Bilal Efendi ve Ali Rıza Efendinin hanımı Fatımatü'z-Zehra hanımın (ö.1333/1915) kabirleri de bulunmaktadır.

Caminin caddeye bakan duvarının yanında Ali Rıza Efendinin evvelce ikamet etmiş oldukları evin bugünkü sahibi olan zatın öncülüğünde, Bandırma ve civarının gönül ehli insanları tarafından "Bandırma Hacı Ali Rıza Efendi Vakfı" kurulmuştur. Vakıf, fakir insanlara ve talebelere yardım etmekte, bu sayede Bezzaz Ali Rıza Efendinin ruhunu şad etmektedir.

Prof. Dr. Necdet Tosun (Lalegül) Aylık, ilim ve fikir dergisi y,2 s.22 Aralık 2014




İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori: ,

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if