Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

AHMED SİYAHİ HAZRETLERİ

ibrahim fırat | Salı, Ocak 19, 2016 | 0 yorum

Bir önceki konuda "Şeyh Ahmed Siyahi Hazretleri Kimdir?" ile tanımıştık. Bu konuda ise tarikat adabı ile ilgili edepler yer almaktadır.

Şu bilinsin ki; müride lazım olan bir takım tarikat adabı vardır. ve bunların bilinmesi ve amel edilmesi gayet elzemdir.

* Mürid olanlar mürşitlerinin huzurunda ve gıyabında dillerini ve kalplerini sû-izandan ve meâyibden (insanlar hakkında kötü düşünmekten ve onların ayıplarını görmekten) sakınmalıdırlar, (bunları yaparak) kendilerini helak etmemelidirler.

* Şu mâlum ola ki müridler mürşidlerini ziyaretlerine üç-beş günde bir gelmelidirler.

* Gelirken de (işledikleri günahlardan) istiğfar ederek abdestli halde olmalıdırlar.

* Geldiklerinde ise mürşidlerinin hizmetinde olanlardan şeyhlerinin yanına gitmek için izin niyaz etmelidirler, eğer izin verilirse girerler, izin verilmediği takdirde ise dönüp gitmelidirler.


AHMED SİYAHİ HAZRELERİ


Zira mürşid-i kamillerin asla boş vakti olmaz, o vakitte ya meşguldürler veya kabz (manevi tutukluk) halleri olabilir, ya da istiğrak (Allah-u Te'ala'den gelen feyiz ve  tecellilerin  müşahedesinde boğulup kalma) halinde olup kendilerinde olmayabilirler. O vakitte mürşidinin yanına varmak mürid için zararlı olabilir, onlar müridlerinin faydası için geri dönmelerini emir buyurmuşlardır (diye düşünerek hiç üzülmeksizin aynen görmüş gibi feyizlerle geri dönmelidirler).

(Mürid olmayan) diğer kimseler de böyledir. Bu hali bilmeden girerlerse mazurdurlar, eğer bunları bildikleri halde yine de izinsiz olarak girerlerse bu, edepsizliktir, kibirli davranmaktır ve şeytan sıfatıdır. Bu gibi kimselerden Allah'a sığındık.

* Malum ola ki; izin verilip de içeri girdikleri vakitte kendilerini fakir (muhtaç) bilsinler. (Alim de olsalar, zengin de olsalar bu vasıflarını mülahaza etmeyerek aksine kendilerini maddi ve  manevi alanlarda kimsesiz ve ihtiyaç sahibi olarak düşünsünler.)

* (Ziyaret esnasında mürşide yağan tecellilere mazhar olmak ve feyizlerine talip olmak niyetiyle) mürşidlerinin iki kaşının aralığına, alnının ortasına baksınlar.

* Daha sonra önlerine bakarak mürşidlerinin sağ elini öpsünler ve geri geri gelip el bağlayarak ayakta durup önlerine baksınlar. 

* Mürşidi nereye işaret ederse oraya otursunlar, eğer bir yere işaret etmez ise oturmasınlar.

* Malum ola ki gerek oturulsun ve gerek oturulmasın bir miktar bekleyip tekrar mürşidinin elini öpüp gitsinler ve çok oturmasınlar. 

* Eğer şeyhi sohbet eder ise sözünü tamamlayana kadar otursunlar gitmesinler, sohbet tamamlanıncaya kadar gitmesinler, eğer giderlerse edepsizlik olur. (İlim ve sohbet meclisini kaçırmak bir mazeret sebebiyle namazı kaçırmaktan daha çok zarar verir.) Zira namazı kaçırsa kazası vardır (ki böylece kaçırdığı telafi edebilir) ama şeyhinin sohbetini kaçırırsa kazası (telafisi) mümkün olmaz.

* (Şeyh efendinin sohbeti esnasında) ziyade kulak verip dinlesinler, gafil olmasınlar. (Başka şeyler düşünerek konuşulan mevzudan habersiz kalmasınlar.)

* (Mürşidlerinin karşısında) oturdukları vakitte (aks-i) teverrük üzere otursunlar, yani sağ ayaklarını sol ayaklarının altından çıkararak  sağ ayakları üzerine otursunlar ve zikir esnasında dahi böyle otursunlar yani meşguliyetteki (tarikat dersinde murakabe yaptıkları halleri) gibi el bağlasınlar, gözlerini kapayıp başlarını aşağı eğip istifaza etsinler (feyz almaya çalışsınlar)

* Eğer müşkilleri (özellikle tarikat dersleri ve manevi halleri ile alakalı sorunları) var ise aşağı avaz (kısık ses) ile ağır ağır söylesinler, pek pek (yüksek sesli olarak) söylemesinler, zira pek yüce avaz (yüksek ses) ile söylemek hakkında (zem ve zecr/kınama ve engelleme/ içeren ayet-i kerime vardır. (Nitekim Allah-u Teala Rasulüllah (s.a.v.)'e karşı sesli konuşanları nehyetmek üzere:)

"Ey iman etmiş olan kimseler! (Peygamberimin yanında bir şey konuşmanız icap ettiği zaman) seslerinizi o Nebi'nin sesinin üstünde (olacak şekilde) yükseltmeyin, bir kısmınızın diğer bir kısma sesli konuşması gibi ona sözü gür sesle de söylemeyin ki, (sonra) siz farkında olmadığınız halde amelleriniz boşa çıkar!" (Hucurat Suresi: 2) Buyrulmuştur.

* Yine Böylece müridler, ehvaline müteallik (manevi halleriyle ilgili) her ne şey zuhur ederse  bir kimseye söylemesinler, ancak mürşidlerine  söylesinler. Eğer uzak beldelerde olursalar mektup ile ona bildirsinler.

* Rüyalarını dahi başkasına tabir ettirmesinler. Ama her bir rüyayı söylemesinler, bazı müşkil olan rüyalarını mürşidlerine söylesinler, eğer cevap verirse kabul etsinler ve eğer cevap vermezse  sükut ederlerse hoş görsünler, tekrar sual etmesinler.

Zira azizlerin (değerli velilerin) hali öyledir ki kelamlarını bir kimseye tahsis etmeyerek (şahsa özel konuşmazlar, bilakis) meclisinde hazır olan ihvanların her birerlerinin haline münasip sohbet ederler ve bazı kere de hikaye tariki ile ihvana emr-i bilmaruf nehy-i anil münker ederler.

* Yine böylece mürşidin huzurunda sağa sola bakmasınlar.

* Kendi aralarında konuşmasınlar.

* Şeyh efendinin karşısında yeyip içmesinler.

* Mürşidin üzerinde bulunan eşyasına bakmasınlar ve bu nedir diye sormasınlar.

* (Mürşidin huzurunda) burunlarını silmesinler, boğazlarını temizlemesinler, hırıltı çıkarmasınlar, sümkürmesinler, parmaklarını çıtlatmasınlar, esnemesinler.

* Yüzlerini ekşitip dargın kimse gibi oturmasınlar

* Evrad-u ezkar (virdlerini ve zikirilerini) vesair hiçbir şey okunmasınlar, tespih çekmesinler.

* İki taraflarına, önlerine ve arkalarına doğru salınıp kımıldamasınlar.

* Dünyevi şeylerden kaçırdıklarına ah-vah etmesinler, havadis ve dünyevi bir şey konuşmasınlar.

* Her gördüğünü Hızır (a.s.) kabul  edip  (olabileceğini düşünüp) duasını istemelidir.

* Kendini herkesten aşağı görmelidir ve kendinden aşağı kimse bulunmadığını bilmelidir.

Yazar: Ahmet Mahmut Ünlü



Kaynakça: Lalegül - Aylık İlim- Kültür ve Fikir Dergisi: yıl,3 sayı:35, sayfa: 5,6,7,8 Ocak 2016



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori:

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if