Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Allah hayâ eder mi?

ibrahim fırat | Salı, Şubat 16, 2016 | 1 yorum

Sual: Hayâ etmek, utanmak demektir. Utanmak, gülünç olacak bir duruma düşmekten korkmak, sıkılmak, mahcup olmak, çekinmek gibi mânâlara geldiğine göre, (Allah utanır demek) caiz midir? Allah, kimden çekinecek, kimden korkup sıkılacak?

CEVAP

Allah'ın hayâ etmesiyle insanların hayâ etmesi farklıdır. İnsanın hayâ etmesi, sıkılmak, çekinmektir. Fakat Allah'ın hayâ etmesi, o işi, keremine, ihsanına yakıştırmamaktır. Mesela insanların görmesiyle, işitmesiyle ve bilmesiyle; Allah’ın görmesi, işitmesi ve bilmesi çok farklıdır. Allahü teâlânın görmesi, ezelî ve ebedîdir. Her zaman, her şeyi görür. Vasıtasız, aletsiz devamlı görür. İnsanın görmesi böyle değildir, çok sınırlıdır. Allah'ın görmesi gözle, işitmesi de kulakla değildir. Geçmişi, geleceği, olmuşu ve olacağı, gizli açık her şeyi bilir ve görür. Görmesine hiçbir şey engel olamaz. Bunun için Allah'ın hayâ etmesiyle insanların hayâ etmesi çok farklıdır, sadece isim benzerliği vardır. Hayâ etmekle ilgili bir âyet-i kerime meali:

(Allah gerçeği söylemekten hayâ etmez.) [Ahzab 53]

Birkaç hadis-i kudsî:
(Habibimin isminde olan Müslümana azap etmekten hayâ ederim.) [Taberanî]

(Bir kulumun bedenine, çocuklarına veya malına bir musibet verdiğimde, bunu güzel bir sabırla karşılarsa, Kıyamet günü onun için bir mizan kurmaktan veya bir hesap defteri açmaktan hayâ ederim.) [Hakîm-i Tirmizî]

(Müslüman olarak ihtiyarlayana azap etmekten hayâ ederim.) [Beyhekî]

(İhtiyarlık benim nurumdan bir nurdur. Nuruma narımla [ateşle] azap etmekten hayâ ederim.) [Ebu-ş-Şeyh]

Birkaç hadis-i şerif:
(Allahü teâlâ, çok hayâ ve kerem sahibidir. Kendisine açılan elleri boş çevirmekten hayâ eder.) [Tirmizî, Hâkim]

(Cennete gidecek bir mümin ölünce, Allahü teâlâ onun cenazesini taşıyana, arkasından gidene ve onun namazını kılana azap etmekten hayâ eder.) [Deylemî]

(Allahü teâlâ, bir kavmi, bir topluluğu mağfiret ettiği hâlde, onların içinden birini mağfiret etmemekten hayâ eder.) [Ebu-ş-Şeyh]

(Dostunuz çok olsun, çünkü Rabbiniz kerimdir. Kıyamette dostları arasında bulunan kuluna azap etmekten hayâ eder.) [Şir’a şerhi]

Laiklerin tanrısı

Sual: Laik olduğunu söyleyen bir yazar, hiçbir dine inanmadığını, ancak laiklik tanrısına inandığını, bunun da dünyaya elçi göndermediğini, kimseye özel muamele yapmadığını, savaşlarda ve maçlarda tarafsız olduğunu ve tapılmaya ihtiyacı olmadığını söylüyor. (Müslümanların tanrısının ise, tapılmaya ihtiyacı vardır) diyor. Allah'ın ibadete, tapılmaya ihtiyacı var mıdır?
CEVAP
Putperestler, yer tanrısı, gök tanrısı, aşk tanrısı, tanrıça denilen dişi tanrı gibi çok tanrıya inanırlar. Demek bir de laiklik tanrısı çıkarmışlar. Belki de kendilerini laiklik tanrısı olarak görüyorlar. (Şu tanrısı, bu tanrısı) diyorlar, çok tanrı olunca çok iş yapılır sanıyorlar. Laiklik tanrısı put gibi durup bir şeye karışmıyormuş. O zaman öyle tanrının ne faydası olur ki? (Bize tanrısız demesinler) diye öyle bir şey uyduruyorlar. Tek Allah vardır, başka ilah yoktur.

Esas suale gelelim: Allah'ın ibadete, tapılmaya ihtiyacı var mı?

Allahü teâlâ, her ihtiyaçtan uzaktır. Hiç kimsenin ibadetine ihtiyacı yoktur. Ancak bizim ibadet etmeye ihtiyacımız vardır. İki âyet-i kerime meali:
(Salih amelin faydası, bunu yapanadır.) [Fussilet 46]

(Kim [ibadet edip günahlarından] temizlenirse, faydası kendisinedir.) [Fatır 18]

(Hiç kimsenin ibadetine Allah’ın ihtiyacı yoktur. İbadet etsek de etmesek de Allah'a bir faydası ve zararı yoktur) diye, yanlış düşünen kimse, doktorun tavsiyelerine uymayan hastaya benzer. Bu hastasına doktor, ilaç tavsiye ediyor. Bu ise, (İlaç kullanmazsam doktora hiç zararı olmaz) diyerek, ilaç kullanmıyor. İlaç kullanmamasının doktora zararı olmaz, ama kendine zararı olur. Doktor, kendine faydası olduğu için değil, onun hastalıktan kurtulması için, ilaç tavsiye etmiştir. Doktorun tavsiyesine uyarsa, iyileşir. Uymazsa ölür gider. Doktora bunun zararı olmaz. Bunun gibi, (Allah’ın benim ibadetime ihtiyacı yok) diyerek ibadet etmeyip günah işleyenler de, Cehenneme gider.

Allah'ın dua etmesi ne demektir?

Sual: Kur’an’da, Allah'ın Peygamber efendimize dua ettiği yazılıymış. Allah'ın dua etmesi ne demektir?
CEVAP
O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Allah ve melekleri, Resule salât ediyor. Ey iman edenler, siz de salât edin!) [Ahzab 56]

Burada salât, dua demektir. Bu, kelime kelime Türkçe olarak söylenirse şöyle olur:
(Allah ve melekleri, Resule dua ediyor. Ey iman edenler, siz de dua edin!)

Tefsirlerde, (Allah’ın salât etmesi, rahmet etmek, meleklerinki dua etmek, müminlerinkiyse O’nun şefaatini talep etmektir) deniyor. Âyet-i kerimenin mealini yazarken, (Allah, Resulüne rahmet ediyor) diye yazılırsa, orijinali değiştirilmiş olur. Ancak burada (Allah’ın salât etmesi, rahmet etmesidir) diye açıklanabilir.

Kur’an-ı kerimde geçtiği gibi hadis-i şeriflerde de, (Allah salât eder) ifadesi geçmektedir. Bir hadis-i şerif:
(Bana bir salât getirene, Allah ve melekleri yetmiş kere salât getirir.) [İ. Ahmed]

Bunu yine Türkçe olarak kelime kelime söylersek, şöyle olur:
(Bana bir dua edene, Allah ve melekleri yetmiş kere dua eder.)

(Allah'ın dua etmesi ne demektir?) diye sorulursa, o zaman “rahmet etmesidir” diye açıklanır. Salât yerine rahmet yazılırsa âyet ve hadis değişmiş olur. Nitekim Herkese Lazım Olan İman kitabında da, (Allahü teâlâ, melekler ve her canlı, insanlara iyilik öğretene dua ederler) hadis-i şerifi bildiriliyor. Burada da, Allah’ın dua etmesi, rahmet etmesi demektir. Bu hadis-i şerifteki salât kelimesi Türkçe yazılmayıp da Arapça olarak salât diye yazılsa, Arapça bilmeyenler elbette anlamaz. Onun için Türkçe yazılıyor. Allah'ın salât etmesi, dua etmesi deyim hâlini almıştır. Deyimleri değiştirmek yanlış olur.

Mesela dualarda (Yâ Rabbî beni affet!) demek emir değildir, yalvarmadır. Ama Allah'ın (Namaz kıl, oruç tut!) demesi emirdir. Kelime, söyleyenin durumuna göre değişir. Allah'ın dua etmesiyle, meleklerin veya insanların dua etmesi aynı olmaz. Bu incelik bilinmeyince veya art niyet varsa, hata bulmak maksadıyla okunursa, Ehl-i sünnet âlimlerinin, bu meseleyi kitaplarında yanlış yazdıkları zannedilir...

Kaynak: dinimizislam





İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori:

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

1 yorum:

  1. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

    YanıtlaSil

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if