Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Göklerde Hikmetli Bir İmza

ibrahim fırat | Cumartesi, Nisan 16, 2016 | 0 yorum

Yağmur altında yürürken, damlaların yüzümüze zarifçe dokunuşları, yüreğimizi tarifsiz hislerle doldurur. O ânda belki rahmet arşının, Rabb'den (celle celâluhu) getirdiği özel mektuplarla buluşmanın derin hazzıdır kalbimizi saran... Belki de, böylesi lâtif bir hediyeyi sadece Dünya'mıza ikram eden Rahmân'a şükür dalgalarıdır ruhumuzun kıyılarına vuran...

Allah'ın (celle celâluhu) göklerde sonsuz bir ilim, kudret ve hikmetle sergilediği mektuplarından biri olan Satürn, 53 uydusu ile bütün gök sakinleri gibi hayret verici tecellilere sahne olur. Ruhlarımızı tefekkür yamaçlarında dolaştıran Kadîri Zülcelâl'in (celle celâluhu) nihayetsiz kudretinin delillerinden biri de, sırlarla dolu, puslu ve kalın bir atmosferle sarılı buzdan dünya; Titan'dır.

Göklerde Hikmetli Bir İmza


Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan, her zaman merak edilmiş ve birçok araştırmaya konu olmuştur. Bunun en önemli sebebi; Titan'ın Dünya dışnda, yüzeyinde kararlı sıvı ihtiva ettiği ispatlanan tek gökcismi olmasıdır. Dünya'nın aldığı güneş ışığının yaklaşık % 1'ini alan bu uydunun yüzey sıcaklığı 178˚C'dir. Aslında sıcaklığın daha düşük olması beklenirken, atmosferdeki metanın sera tesirinden dolayı, sıcaklık çok daha düşük seviyelere inmez. Keşif çalışmaları, Titan çekirdeğinin silikattan oluştuğunu ve iç bölgesinin hâlâ mağma benzeri sıcak bir katman ihtiva ettiğini göstermiştir. Hattâ bu araştırmalar, yüzeyin 200 km. altında, su ve sıvı amonyaktan oluşan bir okyanus bulunabileceğine de işaret etmektedir. Hiçbir şey kudretine ağır gelmeyen Zât (celle celâluhu) için, yüzeyin üstünde de, altında da okyanuslar yaratmak muhakkak ki çok kolaydır.

Yüzeyindeki sıvı aktivasyonu ile dikkat çeken Titan'da, uzay araçları gönderilmeden önce de deniz ve göller olabileceği düşünülse de, uydu atmosferinin opaklığı yüzeyinin görüntülenmesine engel teşkil etmekteydi. 1980 yılında NASA tarafından gönderilen Voyager1 uzay aracı daha yakından görüntü almaya çalıştığı hâlde, atmosfer yoğunluğu ve kalın bulutlar sebebiyle net tespitlerde bulunamamıştı.

1994 yılında NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu'nun kaydettiği fotoğraflarda da denizlerin varlığı tam olarak ispatlanamamış, sadece yüzeyde koyu ve parlak bölgeler görüntülenebilmişti. Bu sırlı uydunun yüzeyi ve atmosferi ile alâkalı net ve detaylı bilgilere, NASA'nın Satürn yörüngesinde bulunan Cassini uzay aracı vasıtasıyla ulaşılabilmiştir. Cassini'nin taşıdığı Huygens uzay sondası, 2005 yılında atmosferi incelemek üzere Titan yüzeyine indirilmiştir. Uzay aracının radar ve kamera sistemleri ile yapılan incelemelerde; fotoğraflar çekilmiş, atmosfer bileşenleri araştırılmış ve rüzgâr hızı ölçümleri alınmıştır.

Bütün bu çalışmalar neticesinde, CassiniHuygens'ın elde ettiği bilgiler göstermiş oldu ki; yüzeyin özellikle kutuplara yakın bölgelerinde, metan ve etan denizleri, gölleri, nehirleri ve sıvı döngüleri bulunuyordu. Bunların en dikkat çekeni ise, yüzeydeki büyük metan gölleri oldu. Bu göller keşfedildiğinde; zeminde olduğu gibi göklerin de sâkinlerini merak eden bilim insanları dikkat kesildi. Metan gölleri; buralarda oksijen yerine hidrojen alan, karbondioksit yerine metan üreten farklı organizmaların yaşayabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Titan'in Sirlarla Dolu Atmosferi
Bu sırlı uydunun atmosferi de birbirinden enteresan ve hikmetli hususiyetlerle donatılmıştır. Voyager1'in kaydettiği ilk görüntülerde; Titan atmosferinin kalın, yoğun, puslu, turuncumsu ve homojen olduğu tespit edilmiştir.

Yüzeyden kilometrelerce yükseğe kadar uzanan atmosferin kalınlığı, Dünya atmosferinin yaklaşık iki katıdır. Bunun yanında; atmosferin rotasyonu, yüzey rotasyonundan çok daha hızlıdır. Kimyasına dikkat edildiğinde ise, atmosferin hayret verici yoğunlukta nitrojen ihtiva ettiği ortaya çıkmıştır. Titan atmosferinin % 98,4'ünün nitrojen, % 1,6'sının da metan gazı olduğu tespit edilmiştir.

Titan'ın aktif birçok kimyevî hâdiseye sahne olan puslu atmosferinde; rüzgâr, bulut ve yağmur oluşumları gözlenmiştir. Voyager1 uzay sondasının kaydettiği bilgilere göre; Titan atmosferinin yüzeydeki basıncı, Dünya'nınkinin yaklaşık 1,5 katıdır.

Ölümcül Metan Yağmurlari
Yüzeyinde sıvı yağmurların görüldüğü Dünya dışındaki tek gök cismi olan Titan'da, yağmurlar bir başkadır. Dünya'daki gibi, rahmet arşı suyu ihtiva eden damlalar düşmez; sıvı metandan yağmurlar yağar Titan'ın göklerinden. Hattâ bazı bölgelerinde, Dünya'dakiler kadar sıklıkla da yağış olmaz. İlkbaharda yağmur bulutları göklerde yerini alır. Özellikle Ekvator bölgesine bin yılda bir yağmur düşer. Bu yağışta da kuraklık zamanını telâfi edercesine yüzeyde metrelerce yığın oluşturur. Kutup bölgelerinde ise, durum farklıdır; metan yağmurları çok daha sık yağar. Bu yağmurlar, hidrokarbon göl ve nehirlerini yoğun olarak besler. Titan'ın yağış durumu da, Rahmeti Sonsuz'un Dünya'mızda yağmurları insanların istifadesi için ne kadar hassas ölçülerle ve ince ayarlarla ikram ettiğini göstermektedir.

Titan'da Metan Döngüsü
Dünya'ya bazı hususlarda benzerliği ile dikkat çeken uyduda; Dünya'daki su döngüsünü hatırlatan, metan döngüsü keşfedilmiştir. Bu döngüyü incelerken, doğalgazın bir bileşeni olan metan gazının, yanıcı ve patlayıcı özelliğini de hatırdan çıkarmamak gerekmektedir.

Titan'ın metan kaynaklarının sırrı tam olarak çözülememiş olsa da, temel kaynağın buz ve metan gazı püskürten volkanlar olabileceği düşünülmektedir.

Atmosferde yoğun miktarda bulunan metan molekülleri, Güneş'ten gelen ultraviyole ışınlarla parçalanır. Karmaşık organik zincirler meydana getirilir ve hidrokarbonlar yüzeye doğru sürüklenir. Parçalanma sırasında açığa çıkan hidrojen gazı ise, uzaya saçılır.

Metan, etan ve propan ihtiva eden hidrokarbonlar, atmosferin alt kısımlarında çeşitli sebepler vesilesiyle yoğunlaşır ve bulut oluşturulur. Bu bulutlar, uygun atmosfer şartları oluşturulunca, hidrokarbon yağmurları üretmek üzere hazır hâle getirilir.

Bulutlardan süzülen hidrokarbon yağmurlarıyla, Titan'ın donmuş yüzeyinde denizler, göller ve nehirler oluşturulur.

Mevsim değişip de yağmurlar durunca, göller kurumaya başlar. Hidrokarbonlar buharlaştırılır ve tekrar nitrojeni yoğun atmosferle buluşturulup, gökyüzünde metana dönüştürülür.

300 Km Yükseklerde Hidrojen Siyanür Bulutu
Mayıs 2012'de Titan atmosferinde, tefekkür ufkumuza derinlik kazandırabilecek bir hâdise vuku buldu. Titan'ın güney kutup bölgesinde, atmosferin 300 km yüksekliklerinde çok büyük ve sıradışı bir bulut gözlendi. Cassini uzay aracı görüntüleme sisteminde kaydedilen görüntüde; Titan atmosferinin karanlıkları içerisinde yükselen bulut, güneş ışığı aldığından parlıyordu. Bu görüntüye göre bulut oluşumu, güney kutbuna yakın bir noktayı merkez alıyor ve 1.000 km'lik bir mesafe boyunca genişliyordu. Enteresan bulut, çok yüksek hızda bir dönüş sergileyerek büyük bir girdap oluşturuyordu. 7 Haziran 2012'de yapılan incelemelerde, bulutun kalınlığının 91 km/piksel ölçeğinde olduğu tespit edildi. İncelemeler neticesinde bulutun kimyasında, 1 gram gaz içerisinde 104 105 mikro ölçekte Hidrojen siyanür (HCN) parçacığı olduğu keşfedildi.

Bu bulutun özellikle konumu, bilim dünyasında hayret uyandırdı. Hidrojen siyanürün sebepler plânında, atmosferde yaklaşık 80 km. yüksekliklerde yoğunlaşması beklenirken, bulut beklenenin aksine 300 km. yükseklikte ortaya çıkmıştı. Bulutların oluşumu için belli bir soğukluk gerekirken, bulutun gözlendiği mevki, sıcaklığın gazların yoğunlaşmasını engelleyecek derecede yüksek olduğu bir bölgeydi.

Bilim insanlarının açıklamalarına göre; Titan'ın atmosferinde nitrojen taşıyan moleküller aşağıya doğru inerken, atmosferik sirkülasyondan dolayı kış kutbuna doğru yönlendiriliyordu. Burada daha soğuk bölgelerle karşılaşınca yoğunlaşarak çeşitli tabakalarda, farklı termodinamik özelliklerine bağlı olarak bulutların oluşmasına vesile oluyorlardı. Titan'ın kış kutbu, sıradışı bir bölgeydi. Kutup sıcaklığı; atmosferin kimyası, radyasyon ve dinamiklerinden etkileniyordu. Bu tesirler neticesinde kutup atmosferinin, alt enlemlere göre, daha soğuk olduğu gözlemleniyordu. Bu durumlarla birlikte Titan'ın kış kutbunda atmosferin 300 km yüksekliğindeki sıcaklık ve kimyevî durum, anlaşılması zor şekilde karmaşıktı. Burada atmosferin kimyası; kıştan ilkbahara birçok molekülün üretimi ve kaybına göre, değişiklik gösteriyordu. Atmosfer yükseklerindeki kimyevî değişim, henüz tam aydınlatılamadığından, daha detaylı örneklendirmeler üzerinde çalışmak gerekmekteydi. Kutuptaki HCN girdabında stoklanmış azot ve metan fotoliz ürünleri, yeni araştırmaların yolunu açmış ve görev alacak uzay araçları ile ilgili projeleri gündeme getirmiş oldu.

Titan'da yeni araştırmalar için tasarlanacak gezici aracın, yüzeydeki deniz ve göllerden dolayı hem suda hem de havada hareket edebilmesi gerekmektedir. Titan'ın keşfi için önerilen plânlardan birisi olan ve Avrupa Gezegen Bilimi Kongresi'nde sunulan "Yerinde Örnekleyebilen Hareketli Titan Göl Kâşifi (Titan Lake Insitu Sampling Propelled Explorer - TALISE)"; tekerler, kızaklar ve uskurlar ihtiva eden özel bir hareket sistemi ile tasarlanmıştır. Titan'ın kuzey kutbundaki Ligeia Mare Gölü'ne indirilmesi plânlanan TALISE'nin donanımı hem karadan hem de sudan örnek alabilecek şekildedir. Bunun yanında NASA da, Titan'daki su kütlelerinde canlıların olma ihtimalini araştırmak ve bazı keşiflerde bulunmak için Titan'ın okyanuslarından birine bir araştırma denizaltısı göndermeyi plânlamaktadır.

Her keşif sonrası nazarlarımıza sunulan nihayetsiz hüsni san'ât içindeki nihayetsiz tezyînat, bizlere nihayetsiz tefekkür vazifemizi hatırlatmaktadır. Göklerin hususi tasarruflarla yaratılmış sakinlerini tefekkür ise; Dünya'mızın misafirleri için en şefkatli ölçülerde yaratılmış bir beşik gibi hazırlandığını hissettirerek, bizleri şükür ufuklarına sevk etmektedir. Rabbimizin izni ve inayetiyle.

Kaynaklar

- Titan's Earthlike Climate, All About Space Revised Edition, 2015, s. 14–15.

- Deadly Methane Rain, Deadly Weather In Space Mega Storms, All About Space Revised Edition, 2015, s. 109.

- Caitlin A. Griffith, Not Just A Storm In A Teacup, Nature Magazine, 02.10.2014, s.37–38.

- Remco J. De Kok, Nicholas A. Teanby, Luca Maltagliati, Patrick G. J. Irwin, Sandrine Vinatier, HCN Ice In Titan's HighAltitude Southern Polar Cloud, LETTER, Nature Magazine, 02.10.2014, s. 94–95–96.

- Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, Risalei Nur Külliyatı.

- http://www.esa.int/Our_Activities/Space_Science/CassiniHuygens/Titan_s_atmosphere

- https://solarsystem.nasa.gov/planets/profile.cfm?Object=Sat_Titan

- http://saturn.jpl.nasa.gov/science/index.cfm?SciencePageID=73

- http://en.wikipedia.org/wiki/Titan_(moon), 14.04.2015.

- http://www.acikbilim.com/2012/10/guncel/marstamamsiratitanda.html

- http://news.discovery.com/space/alienlifeexoplanets/nasawantstosendasubmarinetotitansseas150212.htm

D. Rumeysa Sezginer / Astronomi - Şubat 2016

http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/goklerde-hikmetli-bir-imza-subat-2016.html



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori:

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if