Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Sırlı Sinyal: Esneme

ibrahim fırat | Perşembe, Mayıs 19, 2016 | 3 yorum

Yaratıcı, varlığını sıfatlarıyla sırlı bir şekilde tanıttığı gibi, bedenimizde olup bitenleri de bazı işaretlerle bildirmektedir. Her canlının bir beden dili vardır. Beden, kendi lisanıyla zaman zaman durumunu ifade eden hapşırma, titreme, esneme gibi çeşitli sinyaller verir. Bu dili dinleyip ona kulak verme, bu sinyalleri dikkate alıp tedbir alma, hastalıklardan korunmada önemlidir. İnsan yorulduğunda dinlenmeli, üşüdüğünde ısınmalı, terlediğinde serinlemeli, sinirlendiğinde sakinleşmeli, uykusuz kaldığında uyumalıdır.

Vücudun dikkate alınması gereken sinyallerinden olan esneme; kişinin, ağzını farklı sebeplerle gayriiradî açarak, kuvvetlice ve derinden nefes alıp vermesidir. Anne karnındayken başlayıp hayat boyu görülen esneme; yorgunluk, atalet, monotonluk, uykusuzluk, can sıkıntısı, oksijence fakir bir yerde bulunma, esneyen birini görme, randımanlı uyuyamama gibi sebeplerin yanısıra; epilepsi, beyin iltihabı, beyin damar hastalıkları ve arka beyin tümörleri gibi patolojik sebeplerden de kaynaklanmaktadır. Beyinde sinir uyarılarını iletmekle görevli maddelerin bazıları, esnemeye sebep olurken bazıları da, esnemeyi engellemekle görevlendirilmişlerdir. Meselâ endorfin miktarı arttığında, esneme azalırken; dopamin, serotonin miktarı arttığında, esneme artmaktadır. Bazı ilâçlar da, esnemeye yol açabilir. Sürekli esneme, hiç esneyememe veya devamlı yarım kalan esneme, hastalık emaresi olarak görülmektedir.

Yorulan, uykusu gelen birinden ziyade, uyumamaya çalışan insanların daha çok esnediği bilinmektedir. Esneme sırasında kalb atışları hızlandığından, akciğer ve beyne giden kan miktarı artar. Böylece enerji üretimi arttığından uyku, bir miktar dağılmış olur. Vücudun oksijene ihtiyacı, şartlara bağlı olarak gün içinde değişir. Oksijene en çok ihtiyaç duyan organ, beyindir. Kandaki oksijen nispetinin düşmesi neticesinde, esneme ortaya çıkar ve böylece organizmanın oksijen ihtiyacı belirli bir ölçüde karşılanmış olur.

Sırlı Sinyal: Esneme


Yüce Beyan'da uyku hususunda mealen; "Uykunuzu dinlenme yaptık." (78/9) buyrulur. Hakikaten insan uyku esnasında dinlenir; stres ve gerginliklerden uzaklaşır. Öyle ki uyku, canlılar için bir rahmet hükmündedir. Diğer taraftan insana, uyku zamanının geldiği esneme sinyali ile hatırlatılır. Kişi, uykusunu yeterince alamazsa, dikkat dağınıklığı yaşar, asabi olur ve sık sık esner. Bunların yanısıra sentetik elbiseler ve kauçuk ayakkabılar da, esnemenin sebepleri arasında gösterilmektedir. Çünkü bu maddeler, vücutta daha fazla statik elektrik birikmesine sebep olur. Biriken elektrik, sıkıntıya ve zihin yorgunluğuna yol açar; dolayısıyla esnemeyi tetikler.

Bir araştırmada insanların % 75'inin sabahları, % 50'sinin gün sonunda, % 30 kadarının da yemeklerden sonra esnediği; gerinirken esneme nispetinin ise, % 47 olduğu kaydedilmiştir. Bilim insanları esnemeyle, beyin sıcaklığı arasında bir alâka olduğunu belirlemiştir. Esnemenin, burundan nefes alındığında ve alın serinletildiğinde durduğu tespit edilmiştir. Binghamton Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden Andrew Gallup şunları söylemektedir: "Beyin bilgisayar gibidir, serinlediği zaman daha iyi çalışır. Esnemek de beyni serinletiyor ve dolayısıyla beynin daha randımanlı çalışmasını sağlıyor. Başka bir deyişle esneme bilgisayardaki fan fonksiyonu gibi bir vazife görür." Yorgunluk ve uykusuzluk, beynin sıcaklığını artırdığı için esnemeyi tetikler.

Esnemeye sebep olan başka faktörlerin varlığı da bilinmektedir. Kahve ve çayın fazla tüketilmesi daha çok uyaran alınması demektir. Kafein, beyni daha fazla enerji üretimi için uyarır. Uyku zamanının gecikip metabolizmanın hızlı devam etmesiyle yorulma ve dolayısıyla da esneme görülür. Her gün belli aralıklarla düzenli şekilde su içilmezse; bu durum, dikkat eksikliğine, enerji açlığına, hâlsizliğe ve esnemeye yol açar. Bu yüzden uzmanlar, belirli aralıklarla su içilmesini tavsiye etmektedir. Cep telefonuyla uzun süre konuşmak beyni yorduğundan, bu insanlarda bir süre sonra esneme görülmektedir. Vücut sıcaklığının çok üzerindeki su ile duş alma, uyku getiren hormonların fazla salgılanmasını uyardığından, esnemeye sebep olur. Bundan dolayı akşamları sıcak, sabahları ılık su ile yıkanmak daha uygundur.

Bazı kişiler, farklı besinlere karşı daha hassas ve dayanıksız olabilir. Meselâ, çölyak hastaları nişastayı sindirmede zorlanır. Sözkonusu besinleri tükettiklerinde, bu hastalarda esnemeyle başlayan baş ağrısı ve yorgunluk görülür. Asitli içecekler aşırı tüketildiğinde, uzun süre gürültüye maruz kalındığında, aşırı yorgunlukta ve konsantrasyonu azaltan florasan ışığında uzun süre kalındığında esnemeler sıklaşır. Gençlerde ve fazla tuzlu gıdalarla beslenen kimselerde, daha çok statik elektrik birikimi olacağından, esneme daha fazla olmaktadır. Ayrıca psikolojik gerginlik esnasında da esneme görülür. Meselâ uçaktan atlamadan önce paraşütçülerin, yarışa başlama öncesi atletlerin, imtihana girmeden önce talebelerin, otobüs bekleyen yolcuların ve konsere hazırlanan müzisyenlerin sık esnediği görülmüştür.

HİPOTALAMUS ve ESNEME

Hipofiz bezi aracılığı ile beyin ve endokrin sistem arasındaki irtibatı sağlayan, ön beynin küçük bir bölümünü oluşturan hipotalamusa; heyecanı, acıkma ve susama hislerini, uykuyu, kan basıncını, vücut sıcaklığını kontrol etme gibi çok mühim vazifeler verilmiştir. Vücut, bunlarla alakalı aksaklıklarda esneyerek sinyal verir. Meselâ, normalden fazla oksijene ihtiyaç duyulan bir hareket yapıldığında hipotalamus, akciğerleri daha fazla nefes alması için uyarır ve esneme sinyali verilir. Bu açıdan esnemeyi kontrol eden merkezin hipotalamusta yer aldığı iddia edilmektedir.

ESNEME BULAŞICI MIDIR?

Gülme gibi esneme de bulaşıcıdır. Başkalarının esnediğini gören, esneyenin sesini duyan, esnemeyi düşünen veya esnemeyle alakalı bir yazı okuyan insanlarda da, esnemenin görüldüğü bilinmektedir. Bir psikolog, talebelerine esneme görüntüleri izleterek esnemenin bulaşıcı olduğunu ve esneyen birini gören insanların yaklaşık % 50'sinin kısa süre içerisinde esnediğini tespit etmiştir. Uzmanlar, başkalarının esnemesinin taklit edilmesinin empatik bir refleks olabileceğini söylüyor. Esneyen kişilerin, yüz hatlarındaki değişikliklerin diğer insanlar üzerinde esnemeyi teşvik eden bir tesir yaptığı tahmin ediliyor. Birini esnerken gören kişinin beynindeki ayna nöronlar, faaliyete geçerek diğer insanın yaşadığı tecrübeyi hissetmesiyle esneme gerçekleşir. Ayna nöronları, omurgalılarda hususiyle kendi türlerinden bir canlıda şahit oldukları bir davranışta etkilenen hücrelerdir. Beş yaşından küçük çocukların; empati hisleri, ayna nöronlarının bağlantıları gelişmediğinden esnemelerden etkilenmediği tespit edilmiştir. Bulaşıcı esneme sırasında, beyinde aktifleşen bölümler ile empatik davranış esnasında faal olan bölümler aynıdır. Hâlbuki bulaşıcı olmayan esnemelerde, bu bölümlerin aktif olmadığı görülmüştür. Onun için esneme, empati kabiliyeti gelişmiş insanlarda, diğer insanlara göre daha fazla görülür. Meselâ ağır işitme kaybı olan kişilerde, bulaşıcı esneme görülmediği tespit edilmiştir.

HAYVANLAR DA ESNER Mİ?

Esneme sadece insana mahsus bir durum değildir; bazı hayvanlarda da görülmektedir. Aslan, kaplan, kedi, köpek, panter, su aygırı, iguana gibi hayvanlar esnerken, ağızlarını açıp dillerini dışarıya çıkardığında, korkunç ve ürkütücü bir hâl alırken; at, tavşan, penguen, papağan, koyun, keçi gibi hayvanların gözlerini kısarak esneyişi de tebessüme vesile olur. Hayvanların çoğu, dikkat gerektiren bir hâdise karşısında esnerken, toplu yaşayanlarda esnemenin bir haberleşme vasıtası olabileceği düşünülmektedir. Aslan, kaplan, kedi gibi hayvanların pusudayken esnediği görülmüştür. Esnemenin kuşlar ve memeliler için de radyatör vazifesi yaptığı ve beyin sıcaklığının kontrolünde kilit rol oynadığı farelerin beynine yerleştirilen, sıcaklık alıcılarıyla yapılan deneylerde tespit edilmiştir. Esneyen farelerin, beyin sıcaklığının normale indiği görülmüştür.

İNSAN NEDEN ESNER?

İnsan vücudunda statik bir elektrik dengesi vardır. Bu elektrik dengesinin devamlılığı vücut sağlığı açısından mühimdir. Bilhassa günümüzde psikosomatik rahatsızlıklar, bedeni de baskı altına alıp etkilemektedir. Bu rahatsızlıkların bir sinyali de esmenedir. Statik elektriği dengeleyecek unsurların başında, su ve toprağa temas gelmektedir. Abdest almanın hikmetlerinden biri de, vücuttaki statik elektriği dengeleyip derideki ve sinir sistemindeki rahatlamayı sağlamaktır.

Damarlar kalbden uzaklaştıkça, küçük dallara ayrılan elastiki borulara benzer. Kanı taşıyan damar ağının kalbden uzak uç kısımları, baş, eller ve ayaklardır. Bu uzuvların sağlıklı çalışmalarının devamı için kan dolaşımının sıhhatli bir şekilde devam etmesi gerekir. Aksama durumunda esneme ile sinyal verildiğinde abdestle yıkanan uzuvlar, kalbe en uzak noktalardaki kılcal damarları harekete geçirerek, kanın devridaimini hızlandırır. Bu da abdest suyu ile vücudun sıcaklık farkı sayesinde gerçekleşir. Su sıcaksa, damarı genişleterek, soğuksa daraltarak, damarların esnekliğini, zindeliğini sağlar. Ayrıca bu arada sıcaklık farkıyla dokularda yavaşlamış dolaşımdan ortaya çıkan besin birikimlerini de genel dolaşıma katmış olur. Yapılan akademik çalışmalarda, lenf sisteminin düzenli çalışması için gerekli olan lenf sıvısının hareketinde abdestin çok mühim tesirinin olduğu ortaya konulmuştur.

Uykusuzluktan, karnı tıka ba-sa doldurmaktan, hareketsizlikten, vücudun ağırlaşmasından, gevşemesinden, tembelliğe meyletmesinden kaynaklanan esne-meler; bir bakıma dalgınlık, mayışma ve gaflet hâlinin tezahürüdür. İçtimaî hayatta ağzı sonuna kadar açarak esneme, nahoş bir davranış kabul edilir. Mümkün mertebe engellenmesi, hiç değilse ağzın, elin temiz tarafı ile kapatılması gerekir. Böylece esnerken hava ile birlikte ağızdan girebilecek toz zerrecikleri ve mikroorganizmalara karşı tedbir alınmış olur. Sağlıklı olan, nefesin burundan alınıp ağızdan verilmesidir. Uzmanlar esnemenin, içtimaî hayatta edep anlayışına uygun bastırılmasının mahzurunun olmadığını belirtiyor. Netice itibarıyla, her ne sebeple olursa olsun, esneme vücut sarayından gelen sırlı bir sinyaldir.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): "Biriniz esneyeceği zaman gücü nispetinde ona mâni olmaya çalışsın. Çünkü bir kişi esnediğinde Şeytan ona güler." buyurmuştur. Hususiyle namazda esnememek için; "Her namaz için abdest alma, şuurlu bir şekilde Euzü Besmele çekme, iftitah tekbiri alırken elinin tersiyle masivayı arkaya attığının idrakine varma, vakti girer girmez, yorgunluk ve tembellik basmadan o vaktin namazını kılma." gibi tavsiyelerde bulunulmaktadır.

Yazar: Adem ARIKANLI / Biyoloji - Mart 2016

KAYNAKLAR

- Viegas Jennifer, ABC Science, July 2009.

- Iacobani M, Imitation, empathy and mirror neurons, Annual Reiew Psychology, 2009.

- Palagi E. Contagious yawning in gelada baboons as possible expression of empathy, 2009.

- Walusinski O, Yawning in diseases, European Neurology, 2009.

- Buhari, Edeb,125.

http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/sirli-sinyal-esneme-mart-2016.html



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori:

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

3 yorum:

  1. Esneme nin bu kadr hastalik icin sinyal verdigini hic duymamistim beden diline dikkat etmek gerekiyormus

    YanıtlaSil
  2. evet çoğu kişi uykusu geldi diye esniyoruz sanır ancak yeterli oksijen vücudumuza girmediği için esneriz

    YanıtlaSil
  3. Esneme tamamen vücudumuzda varolan oksijen miktarıyla ilintili bir olay. Beyne giden oksijen azaldığında esneme refleksi gelişir. Zaten uyku da beyne giden oksijenin azalmasıyla bağlantılı. Bu yüzden esneyince uykumuzun geldiğini düşünürüz.

    YanıtlaSil

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if