Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Bir sözle kâfir olunur mu?

ibrahim fırat | Çarşamba, Ağustos 17, 2016 | 0 yorum

Sual: (Bazen söz küfür olsa da, söyleyeni kâfir yapmaz. Elfaz-ı küfrü, küfründen değil, cehaletinden söylemiş olabilir; çünkü kalben imanı terk etmemişse, sırf bu sözden dolayı imanı gitmiş olmaz) diyorlar. Cahillikten dolayı söylemek küfür olmuyor mu? Burada, küfre girmemek için, herkesin cahil olması mı isteniyor?

CEVAP

Küfür sözleri bilmemekte, cahillik özür olmaz. Bir kâfir, bir kelime-i tevhid söylemekle mümin olduğu gibi, bir mümin de, bir söz söylemekle kâfir olur.

Bir Müslüman, âlimlerin sözbirliğiyle küfre sebep olacağını bildirdikleri bir sözün veya işin küfre sebep olduğunu bilerek, istekle veya başkalarını güldürmek için söyler, yaparsa, manasını düşünmese de, imanı gider. Buna küfr-i inadi denir. Eğer, cahillikle, yani bunun küfre sebep olduğunu bilmeyip, isteyerek söyler, yaparsa, yine küfür olur. Buna küfr-i cehli denir. Her Müslümanın, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Cahilliği özür değildir. Küfre sebep olan sözü, ancak yanılarak, tevilli olarak veya tehdit edilerek söylerse, kâfir olmaz. (Berika, Hadika, Mecma-ul-enhür)

Küfür söz söyleyen
Sual: Küfrü gerektiren bir sözü söyleyen Müslümana, kâfir gözüyle bakılabilir mi?
CEVAP
Müslümana hüsnü zan edilir. (Belki yanılarak söylemiştir, belki tevili olan bir sözdür, belki de tevbe etmiştir) diye hüsnü zan etmelidir. O tevbe etmemişse de, biz hüsnü zan ettiğimiz için günaha girmeyiz.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Bir Müslümanın, bir sözünden veya bir işinden yüz şey anlaşılsa, bunlardan doksan dokuzu küfre sebep olsa, biri Müslüman olduğunu gösterse, o bir şeyi anlamak ve ona kâfir dememek gerekir. (3/38)

Bu husus, bir sözün veya bir işin, yüz manası olduğu durum içindir. Yoksa, yüz sözden veya yüz işten biri imanı gösterse, 99’u küfrü bildirse, bu kimseye Müslüman denilmez; çünkü bir kimsenin yalnız bir sözü veya bir işi bile, açık olarak küfrü gösterse, yani imanı gösterecek hiçbir manası olmasa, o kimsenin kâfir olduğu anlaşılır. Başka sözlerinin ve işlerinin imanı göstermeleri, imanlı olduğunu bildirmeleri, o kimseyi küfürden kurtarmaz, Müslüman olduğuna hükmedilmez. (Kıyamet ve Ahiret)

Mürtede hüsnüzan
Sual: S. Ebediyye’de, (İslam dinine inanmayanlar öldükten sonra, bunlar için, “Belki tevbe etmiştir” demek boştur. Bunların zulüm yapan azalarının iyilik etmesi, diliyle dua etmesi ve mazlumları hoşnut edecek vasiyette bulunmaları gerekir. Böyle tevbe etmeyen mürtedlerin ölülerine hüsnüzan edilmez) deniyor. Kâfirin, mürtedin iyiliğinin ve dua etmesinin ne faydası olacak ki?
CEVAP
Elbette kâfirin ve mürtedin iyiliklerine sevab verilmez, fakat bazı kimseler, bir kâfir veya bir mürted ölünce, (Belki ölmeden önce tevbe edip Müslüman olmuştur. Hüsnüzan etmek gerekir) diyorlar. Burada, böyle söyleyenlere cevap veriliyor, yani (Dinimizde hüküm zahire, görünüşe göre verilir. Tevbe ettiğini, pişman olduğunu gösteren bir alamet yoksa hüsnüzan edilmez, Müslüman kabul edilmez. Bu alametler de, zulmünün aksini gösteren hareketlerdir) denmek isteniyor. Tevbe ettiği biliniyorsa, o zaman hüsnüzan ediliyor. Tevbe ettiği bilinmiyorsa, tevbe etmiştir diye hüsnüzan edilmez. Tevbe etmiş bile olsa, biz bilmediğimiz için, hüsnüzan etmeyişimizin vebali olmaz, çünkü açıktan işlenen günahların tevbesi açık olur.

Bir sözle olur
Sual: Dinden habersiz biri, (Bir sözle insan kâfir olmaz, bir sözle kadın boş olmaz) dedi. Bu yanlış değil mi?
CEVAP
Evet yanlıştır. Birçok şey bir söze bağlıdır. Birkaç örnek verelim:
1- Bir kelime-i şehadet getirmekle, kâfir Müslüman olur.

2- (Allah yok) veya (Cennet, Cehennem yok) diyen Müslüman, kâfir olur.

3- Elin kızı, bir sözle yani nikâhla hanımı olduğu gibi, yine bir sözle de, yani (Boşadım) demekle de, hanımı yabancı olur.

4- Adakta hiç niyet etmese de, ağzından çıksa da, Mesela (Allah için, bir gün oruç tutmayı adıyorum) diyeceği yerde, (bir ay) diye ağzından çıksa, bir ay oruç tutması gerekir. Söz geçerli, niyet geçersizdir. (Dürer)

5- Bir sözle çok şey olur. İnsan bir sözle vezir, bir sözle rezil olur. Öldürülsün denir, öldürülür. Yunus Emre onun için, (Söz ola, kese savaşı / Söz ola, kestire başı) demiştir.

Bir söz
Yanlışını sil de söyle!
Sözlerini bil de söyle!
Surat asma, gül de söyle!
Yüzünü ak ede bir söz.

Söz ola, kese savaşı,
Söz ola, kestire başı,
Söz ola, zehirli aşı,
Balla kaymak ede bir söz.

Sözlerini pişir de sat!
Yaramazı kenara at!
Yanlışlığa verme fırsat!
Canına tak ede bir söz.

Anlatılmaz söz dönemi,
Büyüktür sözün önemi,
Azap dolu Cehennemi,
Sekiz uçmak ede bir söz.

Yunus, söylersin hazırdan,
İmdat beklersin Hızır’dan,
Çok dikkat et, o huzurdan,
Seni ırak ede bir söz.

Uçmak: Cennet...


Zorla küfür söz söyletmek

Sual: Zorla veya tehditle, küfrü gerektiren şey söyletilen şahıs, küfre düşmüş olur mu?
CEVAP
İkrah edilince, bu sözlerden bazılarını söylemek küfür olmaz. İkrah, bir insanı, istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak demektir. Zorlamanın ikrah olması için dört şart lazımdır:

1- Zorlayanın, korkuttuğu şeyi yapabilecek kuvvette olması.

2- Zorlananın korkutulan şeyin muhakkak yapılacağını bilmesi.

3- Korkutulan şeyin, ölüm veya bir uzvun kesilmesi veya üzücü bir şey olması.

4- Zorlanan şeyin, yapılmaması gereken bir şey olması lazımdır.

İkrah iki türlü olur:
Mülci ikrah, Mülci olmayan ikrah.
Mülci, ağır olup, insanın rızasını ve ihtiyarını yok eder. Zorlanan şeyin yapılması zaruri olur. Bu da, ölüm, bir uzvun veya bütün malın telef olması veya bu ikisine sebep olacak hapis ve dayak [Zaruri olan nafakayı temin etmek için çalışmaya mani olunması ve başka çalışacak yer bulamamak korkusu da mülci ikrahtır.]

Mülci olmayan ikrah, yalnız rızayı yok eder ki, bir günden çok hapis veya şiddetli dayak ile korkutulmaktır. [Böyle ikrah da, küfr-i hükmi için özür olur.] İlim, şeref sahiplerine sert söylemek, bunlar için ikrah olur. Mahrem akrabanın hapsedilmesi, kanunla ceza da ikrah olur. İkrah ile yaptırılması istenen şey birkaç çeşittir:

1- Yapması caiz, yapmaması ise sevap olan şeylerdir. Mülci ikrah ile küfre sebep olan söz söylemek, mesela Resulullahı kötülemek böyledir. Fakat, bunları söylerken Tevriye etmesi, yani Muhammed ismindeki başkasını düşünmesi, puta secde ederken, Allahü teâlâya secde etmeyi düşünmesi gerekir. Tevriye etmek lazım olduğu hatırına gelmezse mazur olur. Namaz kılma, kadın için başını aç, kendinin ve başkasının malını telef et, karını boşa diye zorlamak ve kadının zina ile ikrahı ve livata böyledir.

2- Mülci ikrah ile yapması haram olan şeylerdir. Bir Müslümanı veya zimmiyi öldürmek veya bir uzvunu kesmek veya bunlara sebep olacak kadar hapsetmek ve dövmek, erkeğe zina et diye zorlamak böyledir. Kendini öldürmesi için ölüm ile tehdit edilenin kendini öldürmesi caiz olmaz. [Düşman eline geçince, ırzına geçilip, işkence ile öldürüleceğini anlayanın, kendini ve yakınlarını öldürmesi caiz olmaz.]

Savaşınca öldürüleceğini, savaşmazsa esir olacağını anlayan, düşmana saldırmaz. Düşmana zarar vereceğini bilerek saldırıp öldürülürse, caiz olur. Düşmana zarar vermeyecek ise, saldırması caiz olmaz.

3- Mülci olan ikrah ile yapması helal, hatta farz, yapmayıp ölmesi günah olan şey şunlardır: İçki, kan içmek, leş, domuz yemek.

Mülci olan veya olmayan bir tehditle, zorlama ile yapılan sözleşmeler sahih olmaz.

Mülci olmayan ikrah ile de yapılan nikah, talak, nezir, yemin sahih olur. İkrah bitince, nikahtan ve talaktan vazgeçebilir. Nezirden vazgeçemez. Nezir olarak verdiğini, ikrah edenden isteyemez. İkrah edilerek borçlusunu affetmesi sahih olmaz.

Mülci olmayan ikrahla leş, kan ve domuz yenmez, şarap içilmez ve Müslümanın malı telef edilmez. Çünkü mülci olmayan ikrahla zaruret hâsıl olmaz. Ölmemek için leş, domuz yenir ve kan, şarap içilir. Yemez, içmez de ölürse Cehenneme gider.

Mülci ikrah ile, bu içkiyi iç, şu malı sat denilse, malını satar. Şarabı içmesi de caiz olur. Caiz olacağını bilmediği için, içmez ve satmaz da öldürülürse, şehit olur. Sultanın haksız olarak, zulüm ile para, mal istemesi ikrah olur. Bunları vermek caiz olur. (İbni Âbidin, Dürer-ül-hükkâm)

Küfre rıza nasıl olur?

Sual: Küfre rıza ne demektir? Birkaç örnek verilebilir mi?
CEVAP
Küfre rıza, kâfirlik olan bir işin yapılmasına razı olmak, bir Müslümanın kâfir olmasını, kâfir olarak ölmesini istemek veya kâfirin küfrünü beğenmek veya istemektir. (Fetâvel-Haremeyn)

Birkaç örnek verelim:
1- Haç takan Müslümana, (Haçı takmaya devam et!) demek, onun küfrüne rıza göstermek olur.

2- Bir Müslüman için, (Yâ Rabbî, bunu kâfir olarak öldür!) demek de onun küfrüne razı olmaktır.

3- Bir gayrimüslimin zatına veya dinine tazim için ayağa kalkan kâfir olur. Çünkü küfre rıza küfürdür. (İbni Âbidin)

4- Oğlunun kızının kâfir olmasına üzülmemek, kızmamak, onu men etmemek, hoşgörüyle karşılamak küfre rıza olur.

5- Kızının gayrimüslimle, oğlunun da bir dinsizle evlenmesine rıza göstermek küfre rıza olur.

6- Müslüman olmak isteyene, (Sen hele bekle, elimdeki şu işi bitirip de geleceğim) diyerek, onun Müslüman olmasını geciktirmek, küfürde kalmasına rıza göstermek olur.

7- Günah işleyen Müslümana kâfir dememelidir. Bir hadis-i şerifte, (Müslümana, işlediği günahlardan dolayı kâfir demeyin! Kâfir diyenin kendisi kâfir olur) buyuruluyor. (Buhârî)

(La ilahe illallah) diyen, Amentü’deki altı esasa inanan Müslümandır. Çünkü hadis-i şeriflerde, Müslüman olmak için Amentü’deki altı esasa inanmak gerektiği bildirildi. Bu altı esastan birine inanmayan Müslüman olmaz. Mesela kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmayan veya peygamberlerden birini inkâr eden kâfir olur. Yahudiler, Hazret-i İsa’ya ve Peygamberimiz Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için de kâfir oldukları gibi, Hristiyanlar da Peygamber efendimize inanmadıkları için de kâfir oluyorlar. Bu kâfirlere cennetlik demek de küfre rıza oluyor....

Günah ve şirk ayrıdır

Sual: Günah ayrı, şirk ayrı mıdır?
CEVAP
Din kitaplarında büyük günahlar sayılırken şirk de sayılmıştır. Mesela hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Büyük günahlar, Allah’a şirk koşmak, ana babaya asi olmak, adam öldürmek ve yalan yere yemindir.) [Buhari]

Başka bir hadis-i şerifte ise, (Günahlar üç türlüdür: Kıyamette affedilmeyen günahlar, terk edilmeyen günahlar, dilerse Allahü teâlânın affedeceği günahlar) buyuruldu. Kıyamette asla affedilmeyen günahlar şirktir. Kur'an-ı kerimde de mealen, (Allahü teâlâ şirkten başka günahları dilerse affeder) buyuruluyor. (Nisa 48)

Terk edilmeyen günahlar ise kul haklarıdır. Allahü teâlânın dilerse affedeceği günahlar ise, kul hakkı bulunmayan günahlardır. (Berika)

(Günah işleyen kâfir olmaz) denince, şirkin, küfrün buna dahil edilmediği anlaşılır.

Gizli şirk, riyadır. Allahü teâlâ, ameline riya karıştıran kimse için, (Şu kimse, benimle nasıl alay ediyor) buyurur. Bu, şuna benzer: Bir genç, imamın kızı ile evlenmek ister. İmamın gözüne girmek için, namazlarını ön safta kılar, imama hizmet eder. Maksadı imama hizmet değil, kızı alabilmek için zemin hazırlamaktır.

İşte riya ile amel eden kimse de, insanların kalbinde yer etmek ister. Bu ise Allahü teâlâ ile alay etmek olup büyük günahtır. Onun için Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Riya küçük şirktir.) [Taberani]

(Şirkten sakınınız! Şirk, karıncanın ayak sesinden daha gizlidir.) [Hakim]

Bir kimse, namaz kılarken, insanları görünce, daha dikkatli hareket ederse, Allah’tan gayrıya da tazim etmiş olur. Bu ise, şirke yakındır. Görünüşte Allah’a tazim ediyorsa da, kalben insanlara tazim etmektedir. İbni Mesud hazretleri, böyle kimseler için, (Bunlar Allah’ı hafife almış sayılırlar) buyurdu. Tanıdıklarının yanında ibadetlerine itina gösteren kimse, hükümdarın yanında ayak ayak üstüne atıp da, onun hizmetçilerinin yanında ayağını indirip edebe riayet eden ahmağa benzer.

Resul-i ekrem efendimiz, karıncanın ayak sesinden daha gizli olan şirkten sakınılmasını emretmiştir. Bu öyle bir riyadır ki, herkes bunu kolay anlayamaz. Bir kimse, ibadetlerini gizli yapar, kimseye duyurmak istemez. Hatta duyulsa da sevinmez. Ancak, yaptığı ibadetler, dine hizmetler için, başkalarının kendisine saygı duymasını bekler. Eğer böyle bir hizmeti olmasaydı, kimseden saygı, sevgi beklemezdi.

İbadetlerini sırf Allah rızası için yaptığı halde, insanların kendisine değer vermesini istemesi, gizli şirktir. Hazret-i Ali bildiriyor ki, böyle kimseler için kıyamette Allahü teâlâ, şöyle buyuracaktır:
(Dünyadaki alışverişlerde, size kolaylık gösterilmedi mi? İhtiyaçlarınız görülüp size iyilik, ikram edilmedi mi? İşinizin karşılığını dünyada aldınız, şimdi size sevap yoktur.)

Yaptığı ibadetlerin ve iyiliklerin başkaları tarafından duyulmasına, takdir edilmesine sevinmek riya alametidir. Bir kimse, (Gece Bekara suresini okudum) dedi. İbni Mesud hazretleri, (Bunu açığa vurmakla, okuduğunun karşılığını dünyada almış oldun) buyurdu.

Başka biri de, (Ya Resulallah, tam bir sene oruç tuttum) deyince, Peygamber efendimiz, (Oruç tutmamış oldun) buyurdu. (Müslim)

İbadetleri, iyilikleri açığa vurmaktan sakınmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kimse, yaptığı amelini duyurmaya çalışırsa, riya yaparsa, bundan vazgeçene kadar, Allahü teâlânın gazabında olur.) [Taberani]

Her çeşit günahın ve kötülüğün en kötüsü küfürdür. Küfrün çeşitleri vardır. Hepsinin en kötüsü, en büyüğü şirktir. Bir şeyin her çeşidini bildirmek için, çok kere, bunların en büyüğü söylenir. Bunun için, âyet-i kerimelerde ve hadis-i şeriflerde bildirilen şirk, her çeşit küfür demektir.

Allah’a şirk koşan, tevbe ederse, tevbesi kabul olur. Tevbe etmeden, şirk üzere, yani müşrik olarak ölen kimseyi, Allahü teâlâ affetmez. Müşrik, ölmeden önce tevbe ederse affolur. (Redd-ül-muhtar)

Hatta, bir kâfir Müslüman olunca, bütün günahları sevaba çevrilir. Allahü teâlânın affı ve mağfireti boldur. İman edip salih amel işleyince, günahlarını sevaba tebdil etmektedir. Mülk Onundur, dilediğine, dilediği kadar ihsan eder. Bunda şaşılacak bir şey yoktur.

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenlerin günahlarını sevaplara çeviririm. Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir.) [Furkan 70]

Bu âyet-i kerimenin Hazret-i Vahşi için indiği Hadika’da bildirilmektedir. Medarik tefsirinde, (Tevbe edip)ten murad, (Şirkten tevbe edip) demek olduğu bildirilmektedir. Demek ki, şirkten tevbe edip iman edenlerin günahları sevaba çevrilmektedir.

Mümini öldürmek
Sual: Bir âyetin mealinde, (Bir mümini kasten öldüren, ebedî Cehennemde kalır) deniyor. Ebedî Cehennemde kâfirler kalıyor. Katillik küfür mü oluyor?
CEVAP
Katillik küfür değil, büyük günahtır. Bir mümini kazaen veya alacak, borç, dünya işleri gibi herhangi bir sebeple öldüren kâfir olmaz. O âyet-i kerimeyi Ehl-i sünnet âlimleri, (Bir mümini, mümin olduğu için öldüren ebedî Cehennemliktir) diye açıklamışlardır.

Bir âlime göre küfür
Sual: Namaz kılmayan bir kimse, Hanbeli’ye göre kâfir olarak ölürken, diğer üç mezhebe göre ise kâfir olmuyor. Âhirette buna hangi mezhebe göre muamele edilecektir?
CEVAP
Âhirette herkese, kendi mezhebinden sorulacaktır. Ancak küfre düşme gibi hususlarda, bin âlim bir hususa küfür dese, bir âlim küfür değil dese, Allahü teâlâ o bir âlimin ictihadına göre o kimseyi kâfir hükmüyle yargılamıyor. Bu büyük bir rahmet ve nimettir...

Allah yüzüne baktı demek

Sual: (Allah onun yüzüne baktı) veya (Allah onun yüzüne bakmadı) gibi tabirleri kullanmak küfür müdür?
CEVAP
Bunları söylemenin bir mahzuru yoktur. Bunlar birer tabirdir. Yüzüne baktı demek, Allah ona merhamet etti, acıdı demektir. Yüzüne bakmadı demek, ona acımadı, azap etti demektir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâ, sizin görünüşünüze, malınıza [rütbenize, iyi işlerinize] bakmaz; bunları ne niyetle yaptığınıza bakar.) [Müslim]

Buradaki bakmak, sevap veya azap verir demektir. Yani Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, makam ve rütbesine bakarak sevap vermez. Amelini ne düşünce ile, ne niyetle yaptığına bakarak sevap veya azap verir. (S. Ebediyye)

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Kıyamet günü Allahü teâlâ, şu üç sınıf insana rahmet nazarı ile bakmaz:
1- Alışverişinde yalan söyleyerek fahiş fiyatla mal satana.
2- Gelişi güzel her şeye yemin edene.
3- Kendisinde su olduğu halde, başkasına vermeyene.) [Ey Oğul İlmihali]

(Altı şey, altı halde gariptir:
1- İçinde namaz kılınmayan Mescitler gariptir.
2- Okunmayan Kur'an-ı kerim gariptir.
3- Fısk işleyenler yanında Kur'an-ı kerim gariptir.
4- Kötü huylu, zalim kocanın elindeki saliha kadın gariptir.
5- Kötü huylu kadının elindeki salih koca gariptir.
6- Kendini dinlemeyen kavmin arasındaki âlim gariptir.
Allahü teâlâ, kıyamet gününde bu altı maddede bildirilenlere rahmet nazarı ile bakmaz. Yani onlara acımaz, azap eder. (Menakıb-ı Çihar Yâri Güzin)

Yine Menakıb-ı Çihar Yâri Güzin kitabında bildiriliyor ki:
Allahü teâlâ, bu ümmete Ramazanda beş şey verir ki, başka ümmetlere vermedi.
1- Ramazanın ilk gecesi olduğu zaman, onlara [bu ümmete] rahmet nazarı ile nazar eder. Allahü teâlâ, kime rahmet nazarı ile bakarsa, artık ona azap etmez.

2- Allahü teâlâ meleklere, (Bu ayda ibadetleri bırakın, ümmet-i Muhammede istigfar edin) buyurur.

3- Allahü teâlâ Cennet meleklerinin reisi Rıdvan’a buyurur: (Cenneti süsle ve kapılarını aç. Ümmet-i Muhammed’den bir kimse bu ayda ölürse, cesedi gelinceye kadar, ruhu Cennete dahil olsun.)

4- Allahü teâlâ, Cehennem meleklerinin reisi Malik’e, Cehennemin kapılarını kapatmasını emreder. (Eğer, bu ümmetten günahkâr biri ölürse, Ramazan ayı geçene kadar, Cehennemde azap olmasın.)

5- Allahü teâlâ, Kadir gecesini verir. Hatta eğer bir kimse, o gecede ibadet etse, günahlarını affeder. O gecede Cehennemden azat olur. (Ravda-tül ulema)

Bu konudaki hadis-i şerif meallerinden bazıları da şöyledir:
(Komşusunun hanımı ile zina edenin, Allahü teâlâ yüzüne bakmaz, onu Cehenneme koyar.) [Deylemi, Haraiti]

(Kim gösteriş için bir elbise giyerse, o elbiseyi çıkarıncaya kadar Allahü teâlâ onun yüzüne bakmaz.) [İ.Asakir]

(Kibirlenerek elbisesini yerde sürüyenin yüzüne Allahü teâlâ kıyamette rahmetle bakmaz.) [Buhari]

(Allahü teâlâ şu üç kişinin yüzüne bakmaz, onlar için acıklı bir azap vardır:
1- Zina eden ihtiyar,
2- Yalan söyleyen idareci,
3- Kibirli fakir.) [Müslim]

(Allahü teâlâ, kıyamette, tevbe etmedikçe, şunların yüzüne bakmaz, onları Cehenneme sokar:
1- İstimna eden,
2- Homoseksüel,
3- Devamlı içki içen,
4- Ana babasını döven,
5- Komşusuna eziyet eden,
6- Komşusunun karısı ile zina eden.) [Beyheki]

Allah da köre öyle bakar
Sual: Kör Allah’a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar demek küfür mü?
CEVAP
Niyete bağlıdır. Biri size kötülük edince bu sözü söylemek, sen bana kötülük ediyorsun benden iyilik mi bekliyorsun anlamında söylenmişse küfür olmaz. Sen Allah’a bir adım gidersen o sana on adım yaklaşır demek de böyle caizdir. Sen ibadet etmezsen, Allah’a inanmazsan Ondan merhamet beklemeye ne hakkın var demek anlamında söyleniyorsa mahzuru olmaz. Mahzuru olmasa da böyle ifadeler kullanmamalı. Bunlar hoş söz değil...

Güzel demek küfür mü?

Sual: Müziğin haram olduğuna inandığı halde, (Şu şarkı çok hoşuma gidiyor, söyleyen sanatçı da çok güzel) diye söylemek küfür olur mu?
CEVAP
Bunları söylemek küfür değildir. Haramı helal bilmek, harama güzel demek küfür olur. Bir Alman, Fransız yani bir kâfir kızı güzel ise, güzel demek küfür olmaz. Şu günah ama hoşuma gidiyor demek küfür olmaz. Günah olduğunu bilip, şarkı dinlemek de öyle. Nefsimizin hoşuna gider. Günahlar nefsin hoşuna gidebilir.

Harama helal demek, haramı beğenmek, iyi demek, güzel demek küfürdür.Yoksa güzele güzel demek, şarkıcı kadına güzel demek, sesine güzel demek küfür olmaz. Zina etmek hoşuma gidiyor demek küfür olmaz. Zinayı beğenmek, günah olmadığını söylemek, helal demek, iyi demek küfür olur. Haram olduğunu bilerek işlemek, hoşuma gidiyor, çok tatlı oluyor demek küfür olmaz. Burada incelik, haramı beğenmek ayrı, hoşumuza gitmesi, tatlı gelmesi ayrıdır.

Bir hırsız, çeşitli numaralar yaparak polisin elinden kurtulsa, biz de numaralarını kastederek, helal olsun hırsıza desek küfür olmaz, çünkü onun hırsızlığını beğenmedik, yaptığı numaralar hoşumuza gitti. Şarkıcının da sesi, güzelliği hoşumuza gidebilir. Sesi güzel demek küfür olmaz.

Ancak dikkat etmeli. İslam âlimleri buyuruyor ki: (Nefsin gıdası haramlardır.) Nefsi emmare ise kâfirdir ve ahmaktır. Her isteği kendi aleyhine, zararınadır. Bu yüzden onun isteklerini yapıp, gıdasını vermemeli, yani haram, günah işlememelidir. Nefs ve şeytan hakimiyeti ele geçirirse, insan istemese bile, kendini günahlardan alıkoyamaz, bile bile işler. Aynı freni patlayan, direksiyonu boşa dönen arabaya şoförün hakim olamadığı gibi. Nerede duracağı, nereye çarpacağı belli değil. Günümüzde çoğu insan bu durumdadır.

Güzele güzel demek
Sual: (Güzel bir kadına güzel diyen kâfir olur) deniyor. Doğru mudur?
CEVAP
Güzel kadına güzel demek küfür olmaz. Harama helal veya harama güzel demek küfür olur. Mesela açık saçık giyinen kadının bu hâline güzel denirse küfür olur...

Kaynak: dinimizislam



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori:

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if