Slider

İlgi Çeken Videolar

Sağlık

Teknoloji

Sinema

Televizyon

Ne Nedir?

En5 Konular

» » » » Gavsi Sani (Seyyid Abdulbaki (k.s) Hazretleri


Seyyid Abdulbaki Hazretleri Kimdir?

Gavs hazteleri kimdir, tasavvuf nedir, mürşid-i kamil nedir, abdulbaki hazretleri kerametleri nelerdir? Gavs Ne demektir? Gavs'ın anlamı, Peygamberimizin Torunu Seyyid Abdulbaki Hazretleri

Gavsi Sani (Seyyid Abdulbaki (k.s) Hazretleri
Gavası Sani Hazretleri, Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in Ehlibeytinden (soyundan) olan 15. kuşaktan öz ve öz torunudur. İkamet ettiği şehir ise Adıyaman'ın Kahta ilçesinde bulunan "Menzil" köyünde irşat vazifesini yapmaktadır. 

Abdulbaki Hazretlerinin Soyu Peygamber Efendimiz'den gelerek Hz. Hüseyin'in (r.a.) soyu ile devam etmektedir. Bu yüzden Peygamber soyundan gelenlere "Seyyid" denir.  Hz. Hasan (r.a.) soyundan gelenlerde Peygamber torunu olduğu gibi bu değerli insanlara "Şerif" denir. 

Gavs Hazretleri, mürşid-i kamil bir insandır. Yani Allah dostu ve veli kuldur. Yüce Rabbimiz tarafından seçilmiş özel bir kuldur. Milyonları aşkın müridi vardır. Menzil köyüne her gün binlerce kişi Gavs hazretlerini ziyarete gelir ve manevi olarak feyiz alırlar. Onlarca, binlerce, milyonlarca hatta daha fazla kişi Gavs hazretlerini gördükten sonra hayatına çeki düzen verip, doğru yola erişmişlerdir. Bu zamanda bir mürşide ne gerek var diyenler oldukça fazladır. Bu yol Allah yoludur, Ehl-i Sünnet vel cemaat yoludur. Allah'a en kısa şekilde ulaşma yoludur. Diyebilirsiniz biz Allah (c.c.) kendimizde ulaşabiliriz, Kur'an - Sünnet - Hadis okuyarak bilgilenerek ve İslam'ın gereklerini yerine getirerek. Eksiksiz şekilde İslam'ın şartlarına uyarak iyi bir kul olunabilir. Ancak bir öğretmeniniz olmadığı sürece kendi başınıza yapabilecekleriniz azdır. Aynı zamanda yanlışlara girebilme ihtimalide vardır.

Örnek olarak: 7 yaşından sonra bizler bir okula giderek öğretmenlerimizden ders alıyoruz ve bu şekilde her sene bir sınıf yukarı çıkarak en sonunda üniversiteyi bitirip bir makama kavuşuyoruz.  Eğer bir öğretmen olmasaydı, tek başınıza bunu başarabilir miydiniz? Elbette bu mümkün değildir.  Bunun içinde Allah (c.c.) insanlık varolduğundan bu yana peygamberler göndermiştir. Bir aracı, elçi olarak. Çünkü insan aklı ile Allah'ı bulamayacaktır. Özel olarak seçilmiş olan Peygamberler vasıtası ile kavimlere, insanlara elçiler göndererek vahiy yolu ile bunu insanlara bildirmişlerdir. 

Yukarıda demiştik ya, öğretmen olmadan bir şeyi anlamak ve bulmak çok zordur. En son gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz 40 yaşında Peygamber olmuştur. Ve vahiy yoluyla Cibril (a.s.) Allah'ın ayetlerini Peygamberimize ezberletmiştir. Ve Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin hocası da Cebrail (a.s.) olarak nitelendirebiliriz. Eğer Peygamberimiz (s.a.v.) olmasaydı biz nereden bilebilirdik, nereden anlayabilirdik ve nasıl Yüce Allah'ı tanıyabilirdik. Peygamberimizden sonra daha peygamber gelmeyeceğine göre her asırda bir Allah dostu gelir, insanları terbiye edici, İslam'ı doğru şekilde yaşamamıza vesile olan ve hadis-i şerifte buyruluyor ki, "Alimler benim varislerimdir" Vekil O kişi olmadığı zaman yerine geçen kişi anlamına gelmektedir. Günümüzde sayısı parmaklarımızı geçmeyecek kadar az olan İslam alimleri, veliler vardır. Bunların başında Gavsı Sani Abdul Baki Hazretleri gelir. Ve zamanımızın en büyük öğretmenlerinden, Allah'ın veli kulu, kurtuluşa sevk eden, doğru yola girmemiz için bize vesile olmaktadır. Çok şükür birçok insan bu sayede doğru yolu bularak Allah'a yaklaşmaktadır. 

Bu zamanda tarikat mı? olur diyenler elbette çok o, kişiler ya tarikatın ne demek olduğunu bilmiyorlar ya da dinden uzak bir hayat yaşamaktadırlar. Ancak geçmişten bugüne kadar, din düşmanları tarikatları, biz Müslümanlara kötü göstererek çok kişiyi de bu yollardan uzaklaştırmışlardır. İslam'a kim düşmanlık ediyorsa, Allah dostlarına kim kötü söz ediyorsa, Allah'ın laneti onları üzerine olsun. 

Tarikat burada kastettiğim gerçek anlamda gerçek, mürşide bağlı olunan tarikattır. Yolu sapıtmış neye hizmet ettiğini bilmeyen veya insanları cehenneme sürüklemek için çaba sarf eden din düşmanlarının toplulukları değildir. Allah dostunu anlamak için baktığınız zaman size Allah'ı hatırlatıyorsa o Allah dostudur. Peygamberlerin mucizeleri olduğu  gibi evliyaların da kerametleri vardır. Ancak biz evliyaların kerametinden dolayı tabi olmayız. Yalnız Allah dostu ve sevgili kulu olduğu için yol gösterici olarak severiz. Ve seven sevdiğiyle beraberdir. 

Salihlerle beraber olmak insana çok şey kazandırır. Ashab-ı Kehf çok kişi bilir bir mağarada rivayete göre  300 sene uyuyan kişilerdir. Ve bunların yanında onca sene  hiç ayrılmadan bekleyen bir  "kıtmir" adında köpek, tek cennete girecek olan hayvandır. Bunun nedeni ise Allah dostu, salih kullar ile beraber olmasıdır. Yukarıda dediğimiz  gibi kişi sevdiğiyle beraberdir. Bizlerde bu dünyada Allah'ın veli kullarını sever ve bağlanırsak inşAllah bizlerde cennette o güzel insanlarla beraber olacağız. 

Geçmişten günümüze kadar birçok evliya dünyaya gelmiştir. Bu evliyaların bazılarına öyle kerametler verilmiş ki, bazılarına ise verilmemiş. Bunun nedenlerini ancak Allah (c.c.) bilir. Gavs hazretlerinin de birçok kerameti hasıl olmuştur. Bizce en büyük kerametlerinden biri milyonlarca insan bir görüşte kendilerine bağlanmasıdır. Gavs hazretlerini ziyarete gidenler bilir ancak çoğu anlamayabilir. Bulunduğu bölgede dünyada eşi benzeri olmayan bir koku yayılır. Ara ara gelir, bazı kişilere o koku öyle sinerki burun direkleri sızlar, bazıları kokudan aşka gelir, cezbe hali tutar, bazıları bayılır, bu evliyanın insana verdiği nisbet kadardır. Bu kokuya nisbet kokusu denmiştir. Ve manevi bir kokudur. Herhangi bir yerde asla bulamayacağınız. Allah (c.c.) sevdiği kuluna verdiği özel, manevi kokudur. O gelince sanki bahar açmış gibi, her yer sanki cennet kokuyor gibi oluyor. Ve o kokuyu alan bir daha asla unutamıyor. Her yerde her kokuda onu arar hale geliyor. 

Bu yol tasavvuf yoludur. Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz. Bu yolda sabırla ve aksatmadan ilerleyenler yüksek derecelere ve makamlara ulaşabilirler. Her derece bir hal kaplar, bu haller gelip geçicidir. Asıl amaç Allah'a kısa yoldan ulaşmak ve O'nu daha iyi anlayabilmektedir. 

Tarikat şirktir diyenler vardır. Bu sözün aslı astarı yoktur. Bilgisiz insanları bu şekilde Allah yolundan uzaklaştırmak için söylenmiş gerçeği yansıtmayan sözdür. Tövbe almak vardır. Toplu halde Mürşidin elinden (Yarabbi ben pişmanım, inşaAllah bir daha yapmayacağım..) diye başlayarak devam eden tövbe alma durumudur. Burada aracı olan mürşid-i kamildir. Ve Allah dostu olduğundan dolayı O güzel insanın hatırına tövbemiz kabul olması daha kolaydır. Cemaat halinde yapılan bu tövbede içlerinde bir insanın hatırına tövbelerimiz makbul olabilir ve oluyordur. Fakat tövbemizi bozmamak en iyisidir. Çünkü Allah'a söz veriyoruz Mürşidimiz sadece bize bir aracıdır. Orada edilen tövbe Allah'a yapılıyor dediğimiz  gibi her şeyde bir aracı, elçi vardır. Haşa bunu günah çıkarma gibi görenler var. 

Eğer ki denilse insan ile Allah arasına aracı koymak doğru değildir. Bizlerde şunu söyleriz: Hz. Adem ile Hz. Havva Annemiz cennetten çıkarıldıklarında uzun süre tövbe etmişlerdir. Ta ki Hz. Adem babamız (''Ya Rabbi,(Ey Rabbım), Allahım,beni Muhammed(aleyhissalam)'ın hürmetine, Muhammed'in hatırı için , Muhammed hakkı için affet.Tövbemi kabul buyur.Muhammed hürmetine beni bağışlamanı diliyorum.'' diye dua edip yalvardı.

Allahü teâlâ(Yüce Allah) ise, (ne cevap vereceğini bildiği halde, cevabını diğer insanların duyması için) cevap verir ve şöyle der :

Ey Adem! Sen benim habibim Muhammed’i nereden tanıyorsun? Sen onu (Muhammed’i) nereden biliyorsun? Ben onu henüz(beden olarak) yaratmamışken adını nereden bildin? Ben onu henüz (beden olarak) yaratmadım! ' buyurdu.

Hz.Adem(as) da şöyle cevap verdi ;

Ya Rabbi! Beni elinle(yani kudretinle) yaratmış ve bana ruhundan üflemiştin.Sen beni cennete yerleştirdiğin zaman, başımı kaldırdım.Arş'ta,Arş’ın sütunlarında,Arş-ı A'zam'da,Arş’ın üzerinde,Cennetin her yerinde,Cennetin kapısında Senin mübarek adının yanında O'nun(Muhammedin) isminin yazılı olduğunu,Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasûlüllah' cümlesinin yazılı olduğunu görmüştüm.Bundan Anladım ki,Bildim ki sen, mahlukatın sana en sevgili olanından başkasını kendi isminin yanına koymazsın.Sen şerefli isminin yanına, ancak en çok sevdiğinin, en şerefli olanın ismini layık görürsün. İsmi, Senin İsm-i Şerifi’nin yanında anılan biri, Sen’in yanında en kıymetli olmalıdır.Bundan dolayı O’nu vesile ederek affımı istedim, dedi.

Bunun üzerine Allahu Teala(Yüce Allah),Cenab-ı Hakk buyurdu ki ;

Ey Adem.Evet, doğru söyledin,doğru söylüyorsun.Çünkü O bana insanların en sevgilisidir.O benim için mahlukatın en sevgilisidir.O benim habibimdir.O senin evlatlarından birisi olup,senin soyundan gelecek olan peygamberlerin sonuncusudur.Onun hürmetine dua ettiğin için seni affettim,Onun hürmetine duanı kabul edip senin affettim,O’nun hakkı için benden niyazda bulunmuş olman sebebiyle seni bağışladım.Benden O'nun hürmetine af diliyorsun.Bende O'nun hürmetine seni bağışladım.Seni O’nun hatırı için affettim.''

Şunu da belirtmek gerekir. İlla bir tarikata girilmesi gerektiğiniz izah etmiyoruz. İslam'ın şartlarını yerini getirdikten sonra, farzlara, vaciplere, harama, helale uygun olarak yaşandığı  zamanda insan görevini yapmış olmaktadır. Ahir zamandayız ve en kötü zamanda tek başına kalan koyunu kurt kapar. Her ne zaman şeytan bizi kandıracağı belli olmayacağından hayatımızın her alanında bir yol gösterici olarak mürşide tabi olmamız bizlerin faydasına olacaktır. 

Sonuç  olarak Gavs hazretleri hakkında çok şeyler yazılabilirdi ve ancak bu kadarını yazabildim. Sizlere tavsiyem hiçbir zaman görmeden, ve anlamadan Allah dostları hakkında önyargılı olmamanızdır. 

Yazımızda hatamız kusurumuz varsa Allah bizleri Affetsin..  Her şeyin en iyisini Allah (c.c.) bilir.

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Yorum Yazmak İçin Aşağıdaki Seçenekleri Kullanınız


Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.