İçerisinde bulunmuş olduğumuz 2016 Haziran ayında sıcaklıkların ani yükselişi hepimizi bunaltmaya başladı. Aynı zamanda sıcaklıklar Ramazan ayıyla birlikte bünyemiz üzerinde daha da fazla bunaltıcı etkilere sebep olmaktadır. İşte bu noktada Batıkent Çakırlar Elektrikçi sitemiz değerli takipçilerine bir takım veriler ve uyarılarda bulundu. Şimdi hep birlikte bu verilere ve uyarılara kulak verelim.


Batıkent Çakırlar Elektrikçi: Elektriğe Zam Kapıda!

Son 2 haftada elektrik tüketimi arttı!

Ani sıcaklık artışı sebebiyle yaklaşık olarak son 2 haftadır klima kullanımında ani yükselişlerin tespit edildiği söylenmektedir. Bu noktada özellikle sıcaklıkların en yüksek seviyesine ulaştığı öğle saatlerinde klima kullanımına bağlı olarak tüketim miktarı 35 bin Mw seviyelerinden 41 bin Mw seviyelerine kadar ulaşmaktadır. Tabi bu durumun fiyatlar üzerinde de bir takım etkileri görülmektedir. Şöyle ki: Sıcaklıkların yükselmesinden önce günlük yaklaşık elektrik birim fiyatı 12 kuruş civarındayken, son birkaç hafta yükselme trendine girerek 18 kuruş civarına ulaştı. Öyle görülüyor ki, bu gidişata bakarak önümüzdeki aylarda günlük birim fiyatın 25 kuruşlara dek tırmanacağını düşünmek şaşırtıcı olmuyor.

Peki faturalarımıza etkisi ne oranda olacak?

“ Günlük birim fiyat artışı göz önüne alındığında önümüzdeki dönemde faturaların yaklaşık %100 civarında artacağını söyleyen uzmanlar bulunmaktadır. Bu durumun sebebi aslına bakarsak arz ve talep dengesiyle ilgili. Yani sıcaklıkların ani yükselişi beraberinde klima kullanımının ani yükselişine; böylece elektriğe olan talebin de ani yükselişine yol açıyor. Bu ani yükseliş karşısında başlangıçta arz yeterli olamayarak arz eksiği ortaya çıkıyor ve fiyatlar da bu sebepten yükseliyor. Sonuç olarak bizim görüşlerimiz sadece tahminden ibaret olup kesinlik arz etmemekle birlikte ileriki dönemde neler yaşanacağını hep birlikte göreceğiz.

Batıkent Çakırlar Elektrik Firması olan KILIÇ Elektrik, görüşlerini bu şekilde siz takipçilerimiz için ortaya koymuştur. Yazının detayları ve kaynağına ulaşmak için tıklayabilirsiniz.

Firmaya ulaşmak için aşağıdaki url adresini kullanabilirsiniz.

url: http://www.batikentelektrik.net

Sual: Ateistler, (İslamiyet, sıcak bölgede faaliyet gösterdiği için, insanlar hep ateşle korkutulmuştur. Kutuplarda olsaydı, soğuk azaplardan bahsedilirdi. Şimdi din kitaplarında niye soğukla azaptan bahsedilmiyor?) diyorlar. Bazı kimseler de, (Şeytan ateşten yaratıldığı için Cehennem ateşi onu yakamaz, onun için şeytan açıkça meydan okuyor) diyorlar. Yine bir yazar da, (Kâfirler Cehennemde zamanla ateşe alışır ve artık ateş ona azap edemez) diyor. Bu konuda dinimizin hükmü nedir?

CEVAP

Önce şunu bilmek gerekir: Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur. Kudreti sınırlı olan, ilah olamaz. Allahü teâlâ, şeytana ve diğer kâfirlere azap etmekten âciz değildir. Kâfirlerin azapları hafiflemez, aksine artar. Bu konudaki âyetlerden birkaçının meali şöyledir:

(Kâfirleri, en şiddetli azapla cezalandıracağım.) [Al-i İmran 56]

(Onların azapları hiç hafifletilmez.) [Bekara 86]

(Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti kâfir olarak ölenlerin üzerinedir. Lânette temelli kalırlar, azapları da hafifletilmez ve geciktirilmez.) [Bekara 161, 162]

(Onların azapları hafifletilmez ve tehir de edilmez.) [Nahl 85]

(Orada devamlı kalırlar, azapları hafifletilmez, kurtuluş ümitleri de yoktur.) [Zuhruf 75]

Cehennemde sadece ateşle azap edilmez. Birçok azap çeşitleri vardır. Birkaçı şöyledir:
1- Dondurucu soğukla azap,
2- Yılan, akrep gibi hayvanların sokması,
3- Başına topuzlarla vurarak beynini parçalamak,
4- Aç bırakmak,
5- Zakkum yedirerek bağırsakları parçalamak,
6- Vücutları çok büyültülerek azabın şiddetlendirilmesi,
7- İrinli su içirmek,
8- Gayya kuyusuna atmak,
9- Uçurumlardan yuvarlamak,
10- Zifiri karanlıkta azap,
11- Büyük azap veren pis kokulara maruz bırakmak,
12- Azapların her gün katlanarak çoğaltılması ve sonsuza kadar devam etmesi,
13- En büyük azap da, Allahü teâlânın kahır sıfatıyla görülmesidir. Bu azap, diğer Cehennem azaplarından çok daha şiddetli olacaktır.

Kadızade Ahmed Efendi buyuruyor ki: Cehennemin bir bölümüne Zemherir (Zemheri) denir. Çok soğuk Cehennemdir. Soğukluğu pek şiddetlidir, bir an dayanılmaz. İmansızlara bir soğuk, bir sıcak, sonra soğuk, sonra ateşe atılarak şiddetli azap yapılacaktır. (Feraid-ül fevaid)

Cehennemde çok soğuk Zemherir azapları bulunduğu, Kimya-i saadet ve Dürret-ül-fahire kitaplarında yazılıdır. Buhârî, Müslim, İbni Mace ve diğer hadis kitaplarında, yazın sıcaklığı sıcak Cehennemin nefesinden, kışın soğukluğu da Zemherir Cehennemin nefesinden olduğu bildiriliyor. Reşahat kitabında da, (Zemherir denilen soğuk Cehennemin azabı çok şiddetlidir) deniyor.

İlk insan topraktan yaratıldı. Diğer insanların bedenleri toprak maddelerinden meydana geldi. Fakat insan, et ve kemiktir, toprak değildir. Cin de böyledir. Ateş ve havadan meydana gelmişse de, ateş ve hava değildir. Şeytan da ateş ve havadan yaratılmışsa da ateş ve hava değildir. (Eşbah, Akâm-il-Mercân)

Allahü teâlânın, şeytana soğuk Cehennemde de, sıcak Cehennemde de azap etmeye elbette gücü yeter. Âciz insanın yaptığı demir testere, demiri kestiği gibi, ateş de ateşi yakar. Bugün fen ilmine vakıf olanlar, cisimlerin elementlerden meydana geldiğini bilir. Mesela, yanıcı hidrojen gazı ile yakıcı oksijen gazının terkibiyle su meydana gelmektedir. Su ise, kendini meydana getiren oksijen ve hidrojene hiç benzemez. İnsan topraktan, cin ve şeytan da ateş ve havadan yaratıldığı hâlde, yaratılış maddelerine benzemez. Melekler nurdan yaratılmıştır. Kar ve ateşten yaratılanları da vardır. Mektubat-ı Rabbanî’deki bir hadis-i şerifte, (Meleklerin bir kısmı ateşten ve kardan yaratılmıştır. Bunlar, “Ateşle karı bir arada bulunduran Rabbimizde hiçbir noksanlık yoktur” derler) buyuruldu. (m. 260)

Bu melekler ateş ve kardan yaratıldığı hâlde ateş ve kar değildir.

Cehennem melekleri olan Zebaniler, Cehennemde emrolunan vazifelerini yapar. Cehennem ateşi bunlara zarar vermez. Denizin balığa zararlı olmaması gibidir. (Herkese Lazım Olan İman)

Kur’an-ı kerimin birçok yerinde, (Ve hüve ala külli şey’in kadir = Onun her şeye gücü yeter) buyuruluyor. İki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah’ın olduğunu elbette bilirsin. O dilediğine azap eder, dilediğini bağışlar. Allah her şeye kadirdir.) [Maide 40]

(Allah, sana bir sıkıntı verirse, Ondan başkası gideremez. Sana bir iyilik verirse, onu başkası engelleyemez. O, her şeye kadirdir.) [Enam 17]

Cehennem azapları çeşit çeşittir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir. O, karınlarda maden eriyiği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar. “Suçluyu yakalayın, Cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün” denir.) [Duhan 43-48]

(Elbette zakkum ağacından yiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla dolduracaksınız; kaynar sudan içeceksiniz; susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!) [Vakıa 52-56]

(Cehennemde ona irinli su içirilir! O suyu yudumlar, ama yutamaz. Ölüm [öldürücü azap] ona her yönden gelirse de, ölüp kurtulamaz, arkasından çetin bir azap gelir.) [İbrahim 16, 17]

(Kâfirler için hazırlanan yakıtı insan ve taş olan ateşten sakının!) [Bekara 24]

(Âyetlerimizi inkâr edenleri ateşe sokarız; onların derileri yandıkça, daha fazla acı duymaları için derilerini değiştiririz. Allah güçlü ve hakîmdir!) [Nisa 56] (Onların derileri değişmese de, Allahü teâlânın azap etmeye gücü yeter. Ancak yeni deriler yaratarak azapları artıyor.)

(Onların azaplarını kat kat artıracağız.) [Nahl 88] (Cennette, müminlere nimetleri her gün kat kat artırıldığı gibi, Cehennemde de kâfirlere her gün azapları katlanır. Katlanarak çoğalan azaplar sonsuza kadar böyle devam eder. Bu, Allahü teâlâ için güç bir şey değildir. Ol demesi yeterlidir.)

Kâfirlere böyle azap edilirken müminler rahat içindedir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Müslümanlar, Cennette koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; orada ne yakıcı sıcak görülür, ne de dondurucu soğuk.) [İnsan 13] (Yakıcı sıcak, dondurucu soğuk Cehennemdedir.)

(Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insan ve taş olan ateşten koruyun.) [Tahrim 6] (Taşı yakan âhiret ateşine, zamanla insanın derisi nasıl alışır? Dünya ateşine bile hangi odun, hangi kereste alışabilir ki? Ateş yakar, odun yanar. Ateşe alışmak tâbiri çok yanlıştır.)

Bu âyeti dinleyen bir genç, bu nasıl taş diye sorunca, Resulullah efendimiz, (O taşlardan biri bir dağ üstüne atılsa, bütün dağlar [bütün dünya] kül olur) buyurdu. (İbni Ebi-d-dünya)

Yukarıdaki âyet-i kerimeleri açıklayan hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Kâfirler, Cehennemde isteklerinin hiçbiri karşılanmayınca, “Yâ Mâlik, Rabbin hiç değilse canımızı alsın” derler. O da “Siz ölmeden, hep böyle azapta kalacaksınız” der.) [Tirmizî] (Zuhruf sûresinin 77, Mümin sûresinin 49 ve 50. âyetleri de aynı mealdedir.)

(Cehennemliklere ateş dokununca, yakıp kömür eder.) [Müslim]

(Cehennemden bir damla su gelse, dünyayı zehir eder.) [Beyhekî]

(Cehennem yılanının soktuğu kâfirin bütün etleri dökülür. Cehennem akrepleri kâfiri soktuğunda, zehrinin acısı, Cehennem ateşini unutturur.) [Hâkim]

(Cehennem halkının yiyeceği olan zakkumdan bir damla, sulara karışsa, hepsini zehirler, içilmez hâle getirir. Ya bütün yiyecekleri zakkum olanların hâlini düşünün!) [Hâkim, Tirmizî]

(Cehennemde yılanın soktuğu kimse, 70 yıl acısını çeker.) [İ. Ahmed, Taberanî, Hâkim]

(Cehennemin demir topuzuyla, bir dağa vurulsa, dağ parçalanır kül hâline gelir.) [Hâkim]

(Allahü teâlâ, ateşe iki defa nefes almaya izin verdi. Biri yazın, biri kışın. Yazın en şiddetli sıcağı ile kışın zemheri soğuğu onun iki nefesidir.) [Buhârî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, İbni Mace, Nesaî]

Yukarıdaki âyet-i kerime ve hadis-i şerifler, Allahü teâlânın her şeye gücü yettiğini, azap etmekten âciz olmadığını, şeytana ve kâfirlere, artırarak sonsuza kadar, çeşitli şekillerde azap edeceğini göstermektedir. Bazı şeylere güç yetiremeyen, ilah olamaz.

Dondurucu soğuk
Sual: İnsan suresinin, (Müslümanlar Cennette koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; orada ne yakıcı sıcak görülür, ne de dondurucu soğuk) mealindeki 13. âyeti Cenneti anlatmaktadır. Bu âyet Cehennemde ateşin ve dondurucu soğuğun olduğunu işaret etmiyor mu?
CEVAP
Âyete biz mana veremeyiz. Ancak İslam âlimleri, adı Zemheri olan çok şiddetli soğuk bir Cehennemin olduğunu bildiriyorlar. Kütüb-i sittede bulunan bir hadis-i şerif meali de şöyledir:

(Allahü teâlâ ateşe iki defa nefes almaya izin verdi. Biri yazın, biri kışın. Yazın en şiddetli sıcağı ile kışın zemheri soğuğu onun iki nefesidir.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai]

Şeytana azap
Sual: Ateşten yaratılan şeytan, Cehennemde azap görebilir mi?
CEVAP
Hâşâ Allah, şeytana azap vermekten aciz midir? Kitaplarda bildiriliyor ki:
Cehennemin bir bölümüne Zemherir denir. Yani soğuk Cehennemdir. Soğukluğu pek şiddetlidir. Bir an dayanılmaz. İmansızlara bir soğuk, bir sıcak, sonra soğuk, sonra sıcak Cehenneme atılarak şiddetli azap yapılacaktır. (Feraid-ül fevaid)

Cehennemde soğuk Zemherir azaplarının bulunduğu, imam-ı Gazali hazretlerinin Kimya-i Saadet ve başka kitaplarında da bildirilmektedir. İlk insan topraktan yaratıldı. Diğer insanların bedenleri toprak maddelerinden meydana geldi. Fakat insan, et ve kemiktir, toprak değildir. Cin de böyledir. Ateş ve havadan meydana gelmişse de, ateş ve hava değildir. Şeytan da ateş ve havadan yaratılmışsa da ateş ve hava değildir. (Akâm-il-Mercân)

Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur. Aciz değildir. Şeytana soğuk Cehennemde de, sıcak Cehennemde de azap eder. Demir testere demiri kestiği gibi, ateş de ateşi yakar. Allahü teâlâ için hiçbir güçlük yoktur. Cehennem ateşi o kadar şiddetlidir ki, dünyaya bir kıvılcım gelse, her şeyi yakıp kül eder. (Tergib)

Bugün fen ilmine vakıf olanlar, cisimlerin elementlerden meydana geldiğini bilir. Mesela, yanıcı hidrojen gazı ile yakıcı oksijen gazının terkibiyle su meydana gelmektedir. Su ise, kendini meydana getiren oksijen ve hidrojene hiç benzememektedir. İnsan topraktan, cin ve şeytan da ateş ve havadan yaratıldığı halde, yaratılış maddelerine benzemez.

Kısacası Allahü teâlâ, zalimlerin cezasını vermekten aciz değildir. Soğukla cezalandırdığı gibi, ateşle veya başka bir şeyle de cezalandırır. Cehennemde azap sadece ateşle değildir. Çeşitli azap şekilleri vardır.

Cehennemle korkutmak

Sual: Kâfirleri Cehennemle korkutmanın faydası olmayacağı Kur’anda bildirilirken, hocaların Cehennemin sonsuz azabından bahsetmesinin sebebi nedir?
CEVAP
Evet, Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kâfirleri [azapla] korkutsan da, korkutmasan da fark etmez; çünkü inanmazlar.) [Bekara 6]

Tefsirlerde, kâfirler açısından fark etmese de, Peygamber efendimizin vazifesi olan emr-i marufu ve nehy-i münkeri yapması gerektiği bildirilmektedir. Bu âyet-i kerime, sonsuz olan Cehennem azabının dehşetinden bahsetmeyin demek değildir. Öyle olmuş olsaydı, Allahü teâlâ, Cehennemin sonsuz, azabının da çok şiddetli olduğunu sık sık tekrar etmezdi.

(Kâfirlerin temelli kalacakları Cehennemin azabı çok şiddetlidir) mealinde birçok âyet-i kerime vardır. Ayrıca Peygamber efendimiz müminler için müjdeleyici, kâfirler için korkutucu [ikaz edici] olarak gönderilmiştir.

Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
(Ey nebi, biz seni [inanıp inanmayanlar ve iyi amel edip etmeyenler için] bir şahit, [inananlara Cenneti] müjdeleyici ve [inanmayanları Cehennemle] korkutucu olarak gönderdik.) [Ahzab 45]

Dinimizin temeli, imanı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Allahü teâlâ, peygamberleri bunun için göndermiştir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslamiyet yıkılır, yok olur. Allahü teâlâ, Emr-i maruf yapmayı emrediyor. Yani, benim emirlerimi bildiriniz, öğretiniz buyuruyor. Nehy-i münker yapmayı da emrederek, yasak ettiğini bildirdiği haramların yapılmasına razı olmamamızı istiyor.

Âyet-i kerimelerde mealen buyuruluyor ki:
(Kendinizi ve aile efradınızı Cehennem ateşinden koruyun!) [Tahrim 6]

(İçinizde, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir cemaat bulunsun. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerdir.) [Âl-i İmran 104]

Mümine nasihat kâr eder. Cehennem azabının şiddeti bildirilmeli ki, müminler kâfirliğe özenmemelidir. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
(Nasihat et, çünkü nasihat, müminlere elbette fayda verir.) [Zariyat 55]

Kâfir çocukları Cennete girecek mi?

Sual: Akıl baliğ olmadan önce ölen kâfir çocukları, Cennete girecekler mi, girmeyecekler mi?
CEVAP
Bu konuda, İslam âlimleri yedi farklı kavil bildirmişlerdir. Bunlar şöyledir:

1- Akıl-baliğ olmadan ölen kâfir çocukları, Cennete girer. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cennette İbrahim aleyhisselamın etrafında çocuklar dolaşır. Bunların içinde müşriklerin küçükken ölen çocukları da bulunur.) [Buhari]

(Rabbimden, müşrik çocuklarını bağışlamasını diledim, kabul edip Cennete soktu.) [E.Nuaym]

(Her çocuk İslam fıtratı üzere [İslam’a elverişli olarak] doğar.) [Buhari]

2- Kâfir çocukları Cennette müminlere hizmetçi olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Rabbimden, küçükken ölen müşrik çocuklarının Cennette müminlere hizmet etmelerini istedim, kabul etti.) [Hakim-i Tirmizi]

(Müşriklerin çocukları Cennet ehlinin hizmetçileridir.) [Taberani]

3- Ana babalarına tâbi olur. Ana babasından biri, Cennete giderse, çocuk da Cennete gider. İkisi de Cehenneme giderse, çocukları da Cehenneme gider. Küçükken ölen müşrik çocuklarının ahiretteki durumları sorulunca Resulullah efendimiz (Babalarına tâbidirler) buyurdu. Hiçbir amel işlemeden nasıl babalarına tâbi olur denilince, şöyle buyurdu:
(Büyüseydiler, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Ebu Davud]

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Müşrikler de, çocukları da Cehennemliktir.) [İ.Ahmed]

(Kız çocuğunu diri diri gömen de, gömülen de Cehennemdedir.) [Ebu Davud]

[Günahsız çocuğun Cehenneme gideceği yedi kavilden biridir. Kendi aklına göre bu hadis-i şeriflere uydurma diyen kimse, hadislerin ve kavillerin ne olduğu bilmeyen cahildir. Farklı hadis-i şeriflerden dolayı farklı mezhepler meydana çıkmıştır. İmam arkasında Fatiha okumak Şafii’de farz iken Hanefi’de harama yakın mekruhtur. İki hükmün birbirine bu kadar zıt olması, Resulullah efendimizin farklı bildirmesindendir. Peygamber efendimiz de, ümmetine rahmet olması için farklı bildirmiştir. Bunun için bir kişi kendi mezhebine göre yapamadığı işi, sıkıntı olunca başka hak mezhebe göre yapmakta, farklı kavildeki rahmetten istifade etmektedir.]

4- Kâfirlerin çocukları, büyüseydi mümin veya kâfir olacaktı. Bu ise ilm-i ilahide bilindiğine göre, hüküm de ona göredir. Yani kâfir olacaklar Cehenneme, Müslüman olacaklar ise Cennete gider. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Akıl-baliğ olsalardı, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Buhari, Müslim, Nesai]

5- Cennete de, Cehenneme de girmez. Araf denilen bir yerde kalır. Fakat burası da devamlı değildir. Çünkü kıyamette Cennet ile Cehennemden başka yer yoktur. Hatta, (Ahirette imtihan olurlar, kazananlar Cennete, kaybedenler Cehenneme gider) diyen âlimler de olmuştur.

6- Kâfir çocukları toprak olacaktır. Cennete gitmek için imanlı olmak, Cehennemde ebedi kalmak için de imansız olmak şarttır. Kâfirlerin çocukları ne imanlı, ne de imansızdır. Bunlar yok olacaktır. Dağ, orman, mağara veya çölde yaşayıp da dinden haberi olmayanlar da, imanlı olmadıkları için Cennete girmez, Allah’ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmez, hayvanlar gibi yok edilir.

7- Bazı âlimler, farklı hadis-i şerifler karşısında susmuşlar, bir şey dememişlerdir. [Bu bilgiler, Mektubat-ı Rabbani, Feraid-ül fevaid ve Tac gibi muteber eserlerden alınmıştır.]

Kâfir çocuğu iman ederse
Sual: Kâfir çocuğu, iman edip buluğdan önce ölse, ne yapılır?
CEVAP
Müslüman çocuğu gibi muamele edilir.

Kâfirler Cehenneme gider

Sual: Bazı kimseler, ateist, Budist, ateşperest, Hristiyan ve Yahudi Cennete girer diyorlar. Bunlar kâfir değil mi? Kâfir Cehenneme girmeyecek mi?
CEVAP
Bir hoca da, yukarıda bildirilen kâfirlerin hepsinin Cehennemlik olduğunu anlatınca, esnaftan birkaç kişi geliyor, (Hocam biz sizin görüşünüze katılmıyoruz. Kâfirlerin de Cennete gireceğini bildiren başka hocalar vardır) diyorlar. Hoca, (Bu benim kendi görüşüm değildir, zaten hiç kimsenin kendi görüşü dinde senet olmaz. Bu Allahü teâlânın, Kur’an-ı kerimde açıkça bildirdiği bir hükmüdür) diyor. Ama onlar, (Allah’ın açık bir hükmü olsa hiç öteki hocalar böyle söyler mi) diye itirazlarına devam ediyorlar. Onun için kâfirleri bile Cennete koymaya çalışanlara cevap olması için bu yazıyı yazmak zorunda kaldık.

Dinimizde dört delil var. Bunlardan kıyas-ı fukahayı ve icma-i ümmeti kaldırmaya çalışıyorlardı, sadece Kitap ve sünnet diyorlardı, son zamanlarda, Sünneti de devreden çıkarmaya çalıştılar. Sadece Kitap [Kur’an] kalmıştı. Demek şimdi Kur’an-ı kerime olan itimadı da sarsmaya çalışıyorlar.

Müslüman olmayan herkesin ebedi Cehennemlik olacağı hükmü, bizim görüşümüz değil, yüce Allah’ın kesin emridir, âyet ve hadislerle sabittir. Bunu inkâr eden Müslüman kâfir olur. Bu konuda yüzden fazla âyet vardır. Birkaçının meali şöyledir:
(Elbette, ehl-i kitaptan [Yahudi ve Hristiyan] olsun, müşriklerden olsun bütün kâfirler Cehennem ateşindedir, orada ebedi kalırlar. Onlar yaratıkların en kötüsüdür.) [Beyyine 6]

(Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının!) [Al-i İmran 131]

(Allah’a ve Resulüne karşı isyan edip sınırlarını [dinin hükümlerini] aşanı Allah ebedi kalacağı bir ateşe sokar.) [Nisa 14]

(Resule karşı gelip, müminlerin yolundan başka bir yola gideni, o yönde bırakır ve Cehenneme sokarız; orası ne kötü bir yerdir.) [Nisa 115]

(Allah, Meryem oğlu Mesîh’tir diyenler kâfir olmuştur. Allah, kendine ortak koşana Cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcı yoktur.) [Maide 72]

([Allah, Şeytana] dedi ki: Yerilmiş ve rahmetten kovulmuş olarak, oradan çık, defol; and olsun ki sana uyanları ve sizin hepinizi Cehenneme dolduracağım.) [Araf 18]

(Kâfirlerin akıbeti ateştir.) [Rad 35]

(İçinde ebedî kalacağınız Cehenneme girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.) [Nahl 29]

(Biz, Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık.) [İsra 8]

(Tartıları hafif gelip hüsrana uğrayanlar, Cehennemde ebedi kalır.) [Müminun 103]

(Allah’a ve Resûlüne inanmayan o kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Fetih 13]

(Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]

(Cehennem, tagutları [kâfirleri] bekleyen yerdir.) [Nebe 21-22]

(Facirler [kâfirler] Cehennemdedir.) [İnfitar 14]

(Kâfirlere Cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler [de kurtulsunlar] Cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz, küfürde ileri gideni böyle cezalandırırız.) [Fatır 36]

Yaratıcıya inanmak yetmez
Sual: Bir tanrıya inansa da, inanmasa da bütün gayrimüslimler Cehenneme gidecek mi? Bu konuda âyet var mı?
CEVAP
Birçok âyet ve hadis vardır. Âyet-i kerimelerden bazılarının mealleri şöyledir:
(Kâfirler için hazırlanan, yakıtı insan ve taş olan ateşten sakının.) [Bekara 24]

(Âyetlerimizi yalanlayan kâfirler, Cehennemliktir, orada ebedi kalırlar.) [Bekara 39]

(İnkârcının [kâfirin] az bir süre rızkını verir, sonra onu Cehennem azabına maruz bırakırım. Orası ne kötü yerdir.) [Bekara 126]

(Allah’tan kork denilince işlediği günahlar sebebiyle daha çok gurura kapılan kimseye, Cehennem yetişir. Ne kötü yataktır orası.) [Bekara 206]

(İnkârcıların [kâfirlerin] dostları tâğuttur, onları aydınlıktan karanlığa sokar. İşte bunlar Cehennemliktir, orada ebedi kalırlar.) [Bekara 257]

([Mubah bilip] tekrar faizcilik yapanlar Cehennemliktir, orada temelli kalırlar.) [Bekara 275]

(İnkârcıların [kâfirlerin] malları da, evlatları da Allah indinde bir fayda sağlamaz [onları cezadan kurtaramaz.] Onlar Cehennem yakıtıdır.) [Al-i İmran 10]

(İnkârcılara de ki: Mağlup olacak ve Cehenneme sürüleceksiniz. Orası ne kötü bir yerdir!) [Al-i İmran 12]

(Allah’ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalblerine korku salacağız. Gidecekleri yer de Cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!) [Al-i İmran 151]

(İnkârcıların diyar diyar [refah içinde] gezip dolaşmaları seni [ümmetini] aldatmasın! Bu [tez gelip geçen] az bir menfaattir, sonunda onların varacakları yer Cehennemdir. Orası ne kötü yerdir!) [Al-i İmran 196, 197]

(Âyetlerimizi inkâr edip kâfir olanları yarın [elbette] ateşe sokacağız.) [Nisa 56]

(Bir mümini [mümin olduğu için] kasten öldürenin cezası, içinde ebedi kalacağı Cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.) [Nisa 93]

(İşte onların [Allah’ı bırakıp şeytanı dost edenlerin] yeri Cehennemdir; ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamazlar.) [Nisa 121]

(İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar, Cehennemliktir.) [Maide 86]

(Âyetlerimizi yalanlayıp büyüklük taslayanlar, Cehennemliktir, orada temelli kalırlar.) [Araf 36]

(Kâfirlikte ısrar edenler Cehenneme toplanacaktır.) [Enfal 36]

(Müşriklerin, Allah'ın mescitlerini imar etmeye yetkileri yoktur. [Beğendikleri] bütün işleri boşa gidecek; ebedi olarak ateşte kalacaklardır.) [Tevbe 17]

(Cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır.) [Tevbe 49]

(Şu gerçeği anlamıyorlar mı: Allah'a ve Resulüne karşı gelene muhakkak içinde ebedi kalınacak Cehennem ateşi vardır.) [Tevbe 63]

(Allah, erkek kadın münafık ve kâfirlere ebedi kalacakları Cehennem ateşini hazırladı. O ateş onlara yeter. Allah onlara lanet etti. Onlara bitmez tükenmez bir azap vardır.) [Tevbe 68]

(Müşriklerin Cehennemlik oldukları belli olduktan sonra, akrabaları bile olsa, artık onlar için, Peygamber de, müminler de istigfar edemezler.) [Tevbe 113]

(Şakiler [azaba maruz kalanlar] ateştedir, orada feci şekilde inleyip, solurlar.) [Hud 106]

(Şaşacaksan, onların, "Biz toprak olduktan sonra mı yeniden yaratılacağız?" demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rablerini inkâr edenler, boyunlarına demir halka vurulanlardır. Onlar Cehennemliktir, orada temelli kalırlar.) [Rad 5]

(Sağlam söz verdikten sonra Allah’a verdiği sözde durmayanlara, Allah'ın emrettiği bağları koparanlara [akrabalık bağlarını kesenlere] ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet olsun, kötü yurt, [Cehennem] onlaradır.) [Rad 25]

(Allah’ın nimetine nankörlük eden ve kavimlerini helâk yurduna [Cehenneme] sürükleyen [müşrikler] ler, oraya girecektir. Orası ne kötü bir karargahtır.) [İbrahim 28, 29]

(Biz Cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.) [Kehf 102]

(Allah'tan başka taptıklarınız [putlar] ile birlikte siz Cehennem yakıtı olacaksınız.) [Enbiya 98]

(Âyetlerimizi bozmak için tartışanlar, fesat çıkaranlar, Cehennemliktir.) [Hac 51]

(Senden bir an önce azabın gelmesini isteyen kâfirleri Cehennem çepeçevre kuşatacaktır.) [Ankebut 54]

(Allah kâfirleri lanetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.) [Ahzab 64]

(Kâfirler, zümreler halinde Cehenneme sürülür. Orada, bekçiler, “Size, Rabbinizin âyetlerini bildiren ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden resuller gelmedi mi” derler. Onlar, “Evet geldi” derler; ama azap vaadi [Elbette Cehennemi (kâfir olan) cin ve insanlarla dolduracağım vaadi] kâfirlerin üzerine gerçekleşmiştir.) [Zümer 71]

(Yoldan çıkanlar [kâfirler] Cehenneme odun olmuştur.) [Cin 15]

(Biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.) [İnsan 4]

Cehennemi görmek
Sual: Tekasür suresinde, (Kesin bilgi sahibi olsaydınız, Cehennemi elbette görürdünüz) deniyor. Niye bilirdiniz denmiyor da, görürdünüz deniyor?
CEVAP
Burada görmekten maksat, kalb gözüyle görmektir. Yani, (Bildirilenleri kesin olarak bilip iman etseydiniz, kalb gözlerinizle görürdünüz) deniyor; çünkü ilm-i yakînle bilmek, insanın Cehennemi kalb gözüyle görmesini sağlar. Bazı âlimlere göre, burada bildirilen, ahirette görmektir, bu hitap da kâfirleredir. (Ahirette Cehennemi [ve layık olduğunuz azabı] muhakkak göreceksiniz) demektir. (Kurtubi tefsiri)

Âyet-i kerimedeki (Taptığınız şeyler) ifadesi
Sual: Enbiya sûresinin 98. âyetinin mealinde, (Siz de, Allah'ı bırakıp da taptığınız şeyler de, Cehenneme girecektir) deniyor. Bir ateist, (Buna göre, Hristiyanların taptığı Hazret-i İsa da, Cehenneme girecek) dedi. Buna nasıl cevap vermek gerekir?
CEVAP
Meal okumak böyle yanlışlıklara sebep olur. Bu âyet-i kerimede (ve mâ ta'budüne) ifadesindeki mâ, cansızlar için söylenir, orada (taptığınız şeyler)den maksat putlardır. İbni Abbas hazretleri buyurdu ki: Bu âyet-i kerime nazil olunca müşrikler, (Bizim ilâhlarımıza hakaret ediliyor) dediler. Putperestler, (İsa da mı Cehenneme gidecek?) diye, ateistler gibi aynı şeyi sorunca, şu mealdeki âyet-i kerime indi: (Kendileri için daha önceden tarafımızdan iyilik takdir edilmiş olanlar, Cehennemden uzaktır.) [Enbiya 101] (Kurtubî tefsiri)

Cehennem ebedidir
Sual: İbni Teymiyye, (Kâfir, Cehennemde ebedî kalmaz) sözünden dolayı tekfir ediliyor da, aynı sözü söyleyen İbni Arabî niye tekfir edilmiyor?
CEVAP
Kâfirlerin sonsuz Cehennemde kalacağını bildiren birçok âyet vardır. Birinin meali:
(Kâfirlerin malları ve çocukları kendilerini Allah’ın azabından asla kurtaramaz. Onlar Cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalırlar.) [Âl-i İmran 116]

Bu âyet-i kerime, müteşabih olmayıp, muhkem, açık olduğu için tevil edilemez. Bu bakımdan, İbni Teymiyye bu âyet-i kerimeye göre küfre düşmüştür. Aynı sözü söyleyen İbni Arabî hazretleri, mazurdur, çünkü bu sözü söylediği zaman, sekr hâlinde idi. Yani tasavvuf sarhoşluğu içindeydi, sözünün farkında değildi. Allahü teâlânın rahmet deryasına dalmış, her tarafı rahmet görüyordu. Onun için, (Bu rahmet deryasında, kâfirler de ebedi kalmaz) dedi. Günahkâr müminler Cehennemden çıkınca, onlara ait Cehennemin yeşil çayır çimenlerle kaplı olduğunu gördüğü zaman, yedi Cehennemin hepsi böyle olacak sanmış, tasavvuf sarhoşluğu içinde yanılmıştır. Kasten söylememiştir. Yoksa aklı başında olan kimse, âyet-i kerimeye aykırı olarak böyle küfür söz söylemez. İbni Teymiyye ise, şuurlu bir şekilde bu sözü söyleyerek küfre girmiştir. İkisi arasında fark çoktur. Birinde tasavvuf [evliya] sarhoşluğu var, ötekinde Vehhabi sarhoşluğu var.

Kâfirlerin pişmanlığı
Sual: (Kâfirler âhirette de iman etmeyecekler, pişman olmayacaklar. Cehennem azabı da kâfirlere zarar vermeyecek, zamanla ateşe alışacaklardır) diyenler oluyor. Bu görüşler dinimize aykırı değil midir?
CEVAP
Elbette aykırıdır. Kıyamet günü herkes gerçekleri görecek ve kâfirler, dünyada iman etmediklerine çok pişman olacaklardır. (Bizi dünyaya gönderin, iyi ameller işleyeceğiz) diyeceklerdir. Kendilerine, (Siz dünyadan gelmiyor musunuz? ) diye cevap verilecek. Şiddetli azabı görünce, (Keşke toprak olsaydık) diyeceklerdir. (Nebe 40, Secde 12, İbrahim 44)

(Kâfirler âhirette pişman olmaz) diyenler bu âyetleri inkâr etmiş olurlar. Kâfirlerin azaplarının hiç eksilmeyeceği, hattâ artacağı, çok pişman olacakları Kur’an-ı kerimde açıkça bildirilmiştir. (Bekara 86,162; Al-i İmran 88; Nahl 85; Fatır 36; Mümin 49,50; Zuhruf 75) [Bu âyet-i kerimeler nasıl inkâr edilir ki?]

Dinsiz cehenneme gider
Sual: (Ateist ve dinsiz Cehenneme gidecektir) deniyor. Bu yargı, yanlış değil mi? Kimin Cennete, kimin Cehenneme gideceğini yalnız Allah bilmez mi?
CEVAP
Ateist iman ederse Cennete gidebilir, Müslüman da küfre düşüp Cehenneme gidebilir. Bunu kimse bilemez elbette, fakat (Ateist iman etmeden ölürse Cehenneme gider) denir, çünkü bunu Allahü teâlâ bildiriyor. Söyleyen yargıda bulunmuyor. Kitaptan naklediyor. Mesela Allahü teâlâ, (Kâfirler ebedî Cehennemde kalacaktır) buyuruyor. Bir kimsenin de, kâfirlerin sonsuz Cehennemde kalacağını söylemesi, bunu nakletmesi demektir. Kendiliğinden bir şey söylemiş olmuyor.

Sonsuz Cehennem kâfir içindir
Sual: Günahı sevabından çok olan her mümin, günahlarının cezasını Cehennemde çekmeyecek midir?
CEVAP
Affa veya şefaate kavuşursa, ceza çekmeden doğru cennete gider. Günah denilince, genelde içki içmek, yalan söylemek gibi dinimizin emirlerine uymamak anlaşılırsa da, şirke, küfre de günah denir. Bu konuda bir âyet-i kerime meali:
(Allahü teâlâ, şirki asla affetmez, fakat şirkten başka olan [bütün] günahları dilerse affeder.) [Nisa 48]

Küfür olmayan günah hakkında bir âyet-i kerime meali:
(De ki, “Ey çok günah işlemekle haddi aşan kullarım, Allah’ın rahmetinden [bizi affetmez diye] ümidinizi kesmeyin! Çünkü Allah, elbette bütün günahları affeder.”) [Zümer 53]

Günah, bazen de küfür anlamına gelir. İki âyet-i kerime meali:
(Kötülüğü, günahları, kendilerini çepeçevre kuşatanlar, cehennemliktir, orada ebedî kalırlar.) [Bekara 81]

(Ona, “Allah’tan sakın” denince, gururu kendisine günah işletir, artık ona Cehennem yetişir.) [Bekara 206]

İmam-ı Rabbânî hazretleri, Cehennem azabının günahlara değil, küfre karşılık olduğunu, küfür bulaşığı olan günahlar için de cehennemde azap çekileceğini bildirmektedir. (M. 266)

Kaynak: dinimizislam

Yaşam alanlarını daha güvenli hale getirmek isteyen kişilerin ilk tercihlerinden bir tanesi de güvenlik amacıyla kurulan kamera sistemleri oluyor. Kameraların güvenlik konusunda çok etkili olmayacağını düşünen kişiler de olabilir. Ama bu cihazların sürekli kayıt yapması ve kesintisiz olarak hizmet vermesi, kötü amaçlı kişilerin faaliyetlerini gerçekleştirme kararını vermelerinde çok önemli bir caydırıcı etki oluyor. Bu nedenle kameralarla kurulan güvenlik sistemleri, alternatifi sayılabilecek olan diğer yöntemlere göre çok daha verimli olabilen sistemler olarak gösterilebilir.

Kamera Güvenlik Sistemleri


Kamera sistemi kuran ve güvenliklerini sağlamayı hedefleyen kişilerin ya da kurumların çok önemli bir avantajı daha oluyor. Bu kameralar ve sistemler internetten izleme desteği sağlıyorlar. Dolayısıyla evinize ya da iş yerinize kameraları kullanarak kurduğunuz güvenlik sistemini her yerden takip edebilme imkânına kavuşuyorsunuz. Binlerce kilometre uzakta olsanız bile, internet bağlantısı olan cep telefonu gibi bir cihazın yanınızda olması halinde, güvenliğini sağlamak istediğiniz alanları ya da mekânları, günün her saatinde gözlemleyebiliyorsunuz. Yani kameralarla kurulan güvenlik sistemleri caydırıcı birer etken olmasının yanı sıra, sistemi kuran kişinin de kendisini daha iyi hissetmesini ve kontrolü sürekli elinde tutmasını sağlayan sistemler olarak gösterilebilir.

Kamera sistemleri çok kolay bir şekilde monte edilebiliyor. Bu güvenlik sistemiyle beraber ve ihtiyaca bağlı olarak sağlanan depolama üniteleri yani hard diskler ya da kayıt cihazları ise, görüntüleri istediğiniz süre boyunca saklamanızı sağlıyor. Böylece olumsuz bir olay gerçekleşse bile ya da herhangi bir güvenlik/strateji değerlendirilmesi yapılması durumunda da çok önemli verilere erişmeniz sağlanmış oluyor.


Güvenlik sistemlerinin maliyeti ise sanıldığı kadar yüksek değil. En kaliteli ve en çok kameraya sahip kamera sistemi bile bir LCD televizyon parası civarına mal oluyor. Herhangi bir hırsızlık, gasp ya da zarar verme durumunda karşılaşabileceğiniz kayıplarla karşılaştırıldığında ise, kameralı güvenlik sistemlerinin maliyeti çok düşük rakamlar olarak kalıyor. Dolayısıyla yaşam alanlarındaki güvenliği artırmak isteyen, bu alanları sürekli kontrol etmeyi tercih eden ve bu görevleri mümkün olduğu kadar düşük maliyetlerle gerçekleştirmek isteyen kişilerin söz konusu güvenlik sistemlerini araştırmaları yerinde olacaktır. Daha fazlası için: http://icomguvenlik.com/index.php?route=product/category&path=59 web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bodrum havalimanı transfer fiyatları tatil planı, organizasyon gezisi, etkinlik projesi yada iş görüşmesi gibi amaçlar doğrultusunda hava yolunu tercih edecek olanların en çok araştırdığı fiyatlar olmaktadır. Sizlere fiyatlar hakkında bilgi verirken aynı zamanda fiyat aralığını belirleyen etkenleri ve Bodrum transfer firması seçiminde nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair önemli noktalara da değineceğiz.


Bodrum Havalimanı Transfer Fiyatları Ne Kadar?

Bazılarımız tatil için aylar öncesinden otel rezervasyonu yaptırıyorken, bazılarımız ise geç başlayan planlamalar ve aksaklıklar yüzünden sezona kadar kalabilmekteyiz. Sezon sürecinde özel araç bulmanın daha zor olduğuna inanılır ancak araç filosu geniş olan profesyonel havalimanı transfer firmaları açısından böyle bir sorunun olmadığını ve sezon içerisinde bile araç ayarlayabileceğinizi söyleyebiliriz. Sonuç olarak ulaşım hizmeti için bir araca ihtiyaç duyduğunuzda fiyatları öğrenmek önceliktir. Özellikle kalabalık bir grup yada ailenin ulaşımı söz konusu olduğunda, fiyatlar daha da önem kazanmaktadır. Çocuklar için uygulanan fiyatlandırma kriterleri firmalar arasında farklılık gösteriyor. Bazı firmalarda belirli yaş aralığındaki çocuklar için %50 indirim uygulanırken, bazı firmalarda çocuklar için fiyatlandırma yapılmamakta ancak bazıların da ise yapılmaktadır. Kısacası Bodrum havalimanı transfer için tercih edeceğiniz aracın ekonomik olmasını istiyorsanız tercih edeceğiniz firmayı iyi araştırmanız gerekiyor. Havalimanı transfer Fiyatları hakkında bilgiyi aynı zamanda Transfer Tr (http://www.transfertr.com/) web adresi üzerinden de görebilirsiniz.



Fiyatlandırma konusunda değinilmesi gereken bir kaç ayrıntı var. Örneğin araç modeli seçiminiz. Bu seçimi yaparken kaç kişilik kapasiteye sahip bir araca ihtiyaç duyduğunuzu doğru bir şekilde belirlemeli ve aynı zamanda özel eşyalarınızın genişlik ve ağırlığını da düşünmelisiniz. Unutmayın ki Bodrum transfer firmaları sadece ulaşımınızı sağlamak ile kalmaz ve aynı zamanda sahip olduğunuz eşyalarınızın güvenli bir şekilde taşınabilmesini de sağlamaktadır. Özel transfer firmalarını tercih etmek her açıdan avantajlıdır ve fiyatlar da buna dahildir.



Bodrum havalimanı transfer için kesin fiyat aralığını öğrenmek için firmaların web sitelerine bakabilirsiniz. Öte yandan telefon numarası ile de irtibat sağlayabilirsiniz. Fiyatları belirleyecek olan önemli detay, hangi havalimanı noktasından hangi adrese gidileceği ve bunu hangi araç ile sağlamak istediğiniz gibi ayrıntılardır. Bodrum havalimanı noktasından sizi alacak olan özel araçlar, belirlediğiniz bir adrese ulaştırmaktadır. Bu aynı zamanda geri dönüşler için de geçerlidir. Tek yönlü fiyat ile geri dönüş beraberinde olması daha ekonomik fiyatlar sunulabilmektedir. Bodrum transfer fiyatları değişkenlik gösteriyor. Profesyonel bir transfer hizmeti sağlayan firma tercih etmeniz hem daha güvenilir, konforlu hem de daha uygun fiyatlı olacaktır.
Yabancı dil öğrenmek için özel dersler ile birlikte yararlanılacak kaynaklar da önemlidir. Çeviri blog hayatımızda genel olarak güncel yabancı dil kullanımı üzerinde durur. İş hayatında sektörel olarak diller bir ihtiyaç olabildiği gibi özel bir ilgi alanı olarak da yabancı dillerin gelişim süreci aynı zamanda bir bilgi ihtiyacını ortaya çıkarır. Bu bilgi ihtiyacına karşılık olarak, bir dilin gereksinimlerini blog yazılarımızda ele alırken farklı eğitim düzeylerindeki kullanıcılarımıza hitap etmeyi amaçlıyoruz. Bu nedenle ele aldığımız konular açık ve net, anlaşılabilir bir üslup ile kullanıcılarımıza sunulur.

Çeviri Blog’da Neler Var?


İçerisinde yaşadığımız toplumun teknolojinin de gelişmesiyle birlikte iletişime önem vermesi ve  bununla birlikte ihtiyaç duyulan dil eğitimi toplum içerisindeki bireylere farklı türden kazanımları sağlar. Örneğin bazı iş kollarında İngilizce, Almanca gibi diller önem kazanır. Bu durumda kişinin ilgili yabancı dillerde kendisini geliştirmesi önemlidir. Bunun için doğru kaynak kullanımı önemli olduğu kadar, verimli bir öğretim yöntemi kullanan kaynak tercih etmek de bir o kadar önemlidir.

İngilizce, Almanca, İspanyolca, Rusça yada Kürtçe; tüm diller için ayrıca bir etkili öğretim yöntemleri uygulanabilir. Bu nedenle doğru kaynak seçimi önemlidir. Çeviri blogumuzda sıraladığımız önemli ipuclarını ele alıyoruz. Çünkü bir dili sadece dil bilgisi (grammer) çalışmaları ile öğrenmek, çoğu kişi için zorlu bir süreçtir. Bu süreçin daha kolay bir şekilde gerçekleştirilebilmesinde önemli olan ise genelleyici ve öğretici farklı yöntemlerin uygulandığı yazılı yada görsel kaynakları kullanmak, bu kaynaklar ile birlikte önemli ipucları üzerinde durmak gerekmektedir.


Öyleyse yazılarımızı ve ele aldığımız konuları, çeviri blog açısından değerlendirirsek; hem verimli bir bilgi kaynağı hem de dil öğreniminde büyük kolaylıklar sağlayacak ipuclarının ele alındığını söyleyebiliriz. Elbette ki bu çalışmalar hem ilk-orta-lise-üniversite düzeyindeki öğrenciler hem de iş hayatında yada hobi olarak dil öğrenimi gerçekleştiren herkes için uygun bir sunumla gerçekleştirilmektedir. Günümüzde bu yöntem artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Önemli dil bilgisi notları, yabancı dil dersleri ile birlikte, iletişim kurmanın kolaylığını keşfedebilmenizi sağlayacak ipuclarını derledik. Kısaca konular arasında gezinti yapmak yada uzun uzadıya belli bir konuda detaylı anlatımları gözden geçirerek; kafanıza takılan sorulara cevap bulmak ve kendinizi geliştirmek tamamen size kalmış!
Zamanımız da işi olmayan insana çok denk gelirsiniz. Çalışanlar ise az bir ücretle işlerini yaparlar. Ama işsizlik oranı oldukça çok şu zamanda ülkemizde azalması dileğiyle.  Bu konumuzda sizlere en güzel şehirlerimizden olan Manisa ve Manisa iş ilanları ile ilgili bilgiler vereceğiz.

Bildiğiniz  gibi teknoloji gelişmiş durumda iş aramak için kapı kapı dükkan veya firma gezmek zorunda değil ve bir kuruma gitme mecburiyeti yok bu işi resmi olarak İnternet üzerinden yapan kişiler vardır.

Bundan dolayı teknoloji ile gelen kolaylıklar neticesinde artık bir kaç tık ötemizde her şey önümüze serilmektedir. İnternete girmek için illa bilgisayar olması gerekli değil genel olarak artık çoğumuz bilgisayarlar yerine akıllı telefonları kullanırız ve çok ilanlara, işlere, alışveriş yapmak için baktığımız olmuştur. 

Manisa İş İlanları


Bu sebeple bazı şehirlerde iş bulma imkanı oldukça zordur. Özellikle küçük şehirlerde bu durum daha çok göze batar şekilde kendini göstermektedir.  Bu yüzden sizlere tavsiyede bulunduğumuz ve işleri sıralayarak kendinize göre hangi yönde yeteneğiniz varsa ona göre belirli aramalar yaparak iş bulma  ve Manisa eleman ilanları adı altında arama yaparak iyi bir işe sahip olabilirsiniz.

Eğer bir yerde çalışmıyorsanız  ve işe ihtiyacınız varsa ve teknolojinin nimetlerinden yararlanarak kolay şekilde iş imkanı sağlamak için Manisa bölgesine ait Manisa iş arıyorum  bölümünü takip ederek kendine göre sevdiğiniz bir işi yapmanız olası. Ve sevilen bir işi yapmak her insan ister ve ona zor gelmez.

Dediğimiz gibi işi olmayan insan sayısı çok ama iş bulmak o kadar da zor değil bundan dolayı kaynak siteden dilediğiniz işleri araştırabilirsiniz.

Kaynak >>   elemansizsiniz.net

Öne Çıkan Yazılar

Linux Gnome Desktop Kurulumu Merhaba İF Takipçileri Bugünkü yazımda sizlere linux centos sunucularda gnome desktop yani serverlarımıza masaüstü erişimi anlatacağım. [...]

Avşa Adası Avşa adası marmara denizinde yer almaktadır. Turizm de önemli yeri olan avşa adasında bulunan kumsallar çok iyi ve kusursuz bile diyebiliriz. Sahil kesiminde bulunan yapılanma bu durumdan dolayı konaklama yerleri de sahile sıfır kesimde bulunmaktadır. [...]

Meme Kanseri Erkekte de Oluşabilir! Meme kanseri özellikle kadınlara has bir hastalık olduğunu çoğunuz bilmektesiniz. Ancak meme kanseri hastalığı çok az da olsa erkek bireylerde de görebileceğini uzmanlar bildirmektedir. [...]

Farklı Halı Çeşitlerine Özel Yıkama Teknikleri Sürekli olarak gelişmekte olan modern dünyamızda özellikle kent yaşantısının getirdiği olumsuz etkiler, insanların pek çok konuda yeni nesil ihtiyaçlarının ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu noktada da özellikle büyük bir hız ile gelişmekte olan teknolojinin sağladığı olanaklar ile kent yaşamı içerisinde kendine vakit ayırmakta oldukça zorlanan bayanlar için modern çözümler sunmaktadır.[...]

Bilgisayar virüsleri Bilgisayar virüsleri", gerçek virüslerden ilham alınarak ortaya atılan bir tabirdir. Bazıları onların "canlı" olduğunu zannederler, halbuki bu virüsler sadece ve sadece bir tür programdır; ortalığı karıştıran bir program. Gerçek virüsler nasıl hücrelerin yapısını bozuyorlarsa, bilgisayar virüsleri de benzer şekilde hafızada mevcut olan programların yapısını bozarlar. Birkaç yıl öncesine kadar, [...]

webmaster
if