Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Kuran-ı Kerimde var olan kıssalar hakkında

ibrahim fırat | Çarşamba, Aralık 16, 2015 | 0 yorum

Kur'an-ı Kerim'de Geçen Kıssaların Temsili ve Sembolik olduğunu ve Bunların Yaşanmış Hakikat olmadığını Söyleyenlerin İman'i Durumları

Son zamanlarda bazı hocayım diyen ve kendini Kaf dağında zanneden aklı evvller vardır ki dinin aslını özgünü değiştirmeye yemin etmişçesine gayret içindeler.

Bunlar bu yüce dinimize  toslamakla dinimizin özünden hiçbir şey kaybetmeyeceğine emin olmakla beraber bazı avam-nasdan olan kardeşlerimizden bir kısmını idlal edip zarar verdiklerinden bu yazımızda bunlara değinmeyi zaruri gördük.

Kuran-ı Kerimde var olan kıssaların Cenab-ı Hak tarafından hakikati olmadığı halde sembolik olarak arz edilmiş olduğunu ve bu vesileyle Allah (Celle Celâlühû) kullarını hidayete sevk etmeyi murad ettiğini söylemektedirler. Bu idia Cenab-ı Hakk'ın tenzih edilmemesi manasına gelir ki bu küfür ve şirktir.

Zira Cenab-ı Hakk'ı gayri ciddilik, yalan, hezeyan laubalilik gibi noksanlık ifade eden vasıflarla vasıflamak Allah'ın noksanlardan münezzeh olmadığını iddia etmektir.

Biz (subhanallah) dediğimizde Cenab-ı Hakk'ın bilcümle kemal sıfatlarla muttasıf olup noksanlık arz eden sıfatlardan münezzeh olduğunu söylemiş ve buna itikat etmiş oluyoruz.

Bu ise Allah'ın kendini vasıflandığı gibi vasıflanmaktır. İman ise ancak bununla kaimdir, Cenab-ı Hakk'ı bütün kemalat ile vasıflayıp ona bir tek noksanlık izafe etmek küfür ve şirktir. Cenab-ı Hakk'ı mahlûkat seviyesine indirmektir. (Haşa)

Kuran-ı Kerimde var olan kıssalardan bazılarını zikretmek suretiyle meselenin izahını yapmaya çalışalım. Mesela 67.68.69.70.71.72.73. ayetlerinde geçen kıssaların temsili ve sembolik olduğunu iddia etmektedirler. Şimdi bu ayetlere ve mealine bakalım ne göreceğiz.

"Hani Mûsa kavmine, "Allah siz bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Mûsa "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti."

Allah


Bu kıssalara sembolik diyenlerin iddiası şöyledir; kesilen ineğin bir azasını faili meçhul olan ölüye vurmakla ölü olan insan hiç dirilir mi? Bu Cenab-ı Hakk'ın temsili olarak anlatımından ibarettir, yani Allah (c.c.) kullarına siz cinayet ve benzeri günahları ne kadar gizleseniz de Allah onu bir gün açığa çıkarır demek istemiştir.

Bu iddia ne kadar saçma bir iddiadır burada başlı başına bir kıssa anlatılmaktadır. Bu kıssayı anlatan vahiyeden Yüce Allah'tır. Kullarını ikna edip hidayete sevk etmek için hakikati olmayan bir şeyi ifade eder mi? Bunu Allah'a isnad etmek Cenab-ı Hakk'ı tanımamak marifetullahtan nasipsiz olmak demektir.


Bu iddiayı yapanlar Cenab-ı Mevla'yı noksanlıktan tenzih etmekdiklerinden dolayı küfrü ve şirki boylamış oluyorlar. Bu kıssada anlatılanın tamamı gerçek ve hakikat olup bizatihi yaşanmış hadisedir. Bu hocayım diye geçinen kişiler bir ölünün dirilmesini hafsalarına alamıyorlarsa milyarlrca insanın dirileceğini kabul ediyorlar mı acaba?! İman esaslarının en önemlisi olan (baas bağdel mevt) bütün insanların öldükten sonra tekrar dirilip hesap vereceklerini kabul etmiyorlar mı?

Kuran-ı Kerimde Sebe Suresi 7. ve 8. Ayetlerin Cenabı Hak bakalım ne buyuruyor;

"Yine inkar edenler şöyle dediler: 'Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?"

"Allah'a karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var? "Hayır öyle değil! Ahirete inanmayanlar azap ve derin sapıklık içindedirler."

İlk yaratılışımızı hatırlatarak tekrarına inanmamızı arz ediyor. Bir başka ilahiyaçtı kesim yasin- şerifin 82. ayetinde beyan edilen hususa itiraz ederek şöyle diyor: Bir şeye Allah ol diyecek ve anında olacak kolay mı, bir şeyi yaratacak anında var olacak bu olmaz. Ancak yaratacağı şeyin üzerinde milyonlarca sene geçecek, evrimleşecek ondan sonra istenilen kıvamda yaratılacak diyor. Burada da  Cenab-ı Hakk'a kudret sıfatının zıttı olan acziyeti isnad etmiş oluyorlar, hatta evrim teorisine dalıp belki de ateistliğe doğru adım atıyorlar. Bu iddia da bulunan ne kadar muzir insanlardır.

Devleti yönetenlerin İslam'ın temel eseslarını sarsan bunları hiçe sayan bu hainlerin zararlarını bertaraf etmek için tedbir almaları gerekmez mi? İslam dinin temel esaslarına saldırmak asla fikir hürriyeti içinde mütalaa edemeyiz. Zira bir başkasının hukukuna tecavüz etme hürriyetini hiç kimseye tanıyamayız. Tanırsak mağdur olanların haklarını kim savunacak hoca vasfını taşıyan insanları masum halkımızı nezih itikadını bozmaya çalışanlar mazlum halkın en kıymetli varlığına (dinine) tecavüz etmek manasına gelir ki buna fikir hürriyeti diyemeyiz. Üstelik bu adamlar devletin çeşitli kademelerinde görev yapmaktadırlar.

Ali İmsan Suresinin  45.46.47. Ayetlerinde yorum getirirken saçma bir iddiayı ortaya atmak suretiyle ayeti celileyi özünden çıkarıyorlar şöyle ki;

"Hani melekler şöyle demişti: 'Ey Meryem' Allah seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryemoğlu İsa Mesih'dir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'a çok yakın olanlardandır."

"O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."

"(Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir." dedi.

Sen eğer mucizeye inanmazsan beşikteki çocuğun konuştuğuna inanamazsın elbet bu kişilerin hastalığı tamamen mucize ve keramete inanmamalarından kaynaklanmaktadır. İnsan hayatı boyunca olağanüstü hususları yaşadığı halde olağanüstü halleri kabul edemiyor ana rahminde ceninin yaratılması hayat bulması dünyaya gelip yavaş yavaş kemale ermesi bütün bunlar olağanüstü hadiseler değil midir? Bunların yanında beşikteki çocuğun konuşması daha da olağandır ama bunlar bu ayetleri de saptırıyorlar ve hakikatinden çıkartıyorlar. 

İsa aleyhisselamın babasız yaratıldığını ve Mevla tarafından ruh üflemek suretiyle oluştuğunu beyan ederken; yine bu sapık fikirliler materyalist kafalılar şöyle diyorlar; Hazreti Meryem'de hem kadınlık yumurtası hem de erkeklik hücresi  ikisini de kendi vücudunda  taşıdığında İsa (a.s.) bu şekilde yine esbaba dayalı oluştuğunu iddia etmek suretiyle mucizeden kaçmayı istiyorlar. Bunlara sormak lazım Âdem aleyhisselam hangi kadınlık yumurtası ve erkeklik sperminin birleşmesinden meydana gelmiştir. Yoksa bunlar açıkça söylememekle beraber Darvinizn'im fikrini mi savunuyorlar. 

Hazreti İsa (a.s.)'ın babasız yaratılışını kabul etmeyenler demek ki selefleri gibi düşünen kimselerdir. İs (a.s.) annesinden doğduğu zaman da onu kabul edemeyen ve annesini iffetsizlikle suçlayan kimselerle bunların bir akrabalığımı var demekten kendimi alamıyoruz. Bu kimselerin kıssalara sembolik demeleri bu kadar değil dahası var. Ama biz bunların hepsiniş yazarsak sayfalarca yazmamız lazım. Zira bunların itirazı bütün kıssalaradır. Bunlara göre Yusu (a.s.) kuyuya atılmadı ve Yusuf aleyhisselam hakkındaki kıssanın da sembolik bir ifade olduğunu söylemektedirler.  İbrahim aleyhisselam ateşe atılmadı çünkü ateş yakar İbrahim (a.s.) da bir beşer olduğuna göre yanması lazımdır. Bu görüş ne kadar saçma bir görüştür. 

Burada apaçık beyan edildiği halde ateş insanın cesedini nasıl yakmaz? Bu ifadeler İbrahim (a.s.) çok sıkıntı verdiklerini bu sıkıntıların ancak ateşe atılmasıyla sembolleştirildiğini diyorlar ve Cenab-ı Hakk'a gayri ciddlşiği isnad etmiş oluyorlar.

Bir başka sözde ilim adamı ve yüksek yerlerde vazifeli kişinin hezeyanını duyup şaşırmamak mümkün değildir. Yüce kitabımız Hazreti Kur'an-ı Kerim'de Bakara suresi 260. Ayetinde buyrulan hakikati bakınız nasıl saptırıyor:

"Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, Hüküm ve hikmet sahibidir."

Bu ayeti celilede Cenab-ı Hak İbrahim (a.s.)'a ölüyü nasıl dirilteceğini göstermek için kendisine talim ettiği hususta anlatılmaktadır. Cenab-ı Hakk'ın talimatı üzere İbrahim (a.s.) dör tane kuşun başını keserek her bir kuşu diğerine etini kemiğini ve tüylerini karıştırmak suretiyle birleştirip daha sonra kıyma haline gelmiş olan o kuş parçalarını ayrı ayrı dağlara serpiştirmiş. Daha sonra kendi meskeninden onları çağırmış onlarda uçarak eski halleriyle İbrahim aleyhisselamın yanına gelmişlerdir.

Din adamıyım diyen adam buna itiraz edip caiz olmayan bir teville tevil etmeye kalkışıyor. Şöyle ki; İbrahim (a.s.)2ın dört tane kuşu vardı bu kuşları kendisine ve sakin bulunduğu yere alıştırmıştı daha sonra bunları dağlarda canlı halde uçurmuş daha sonra meskenine gelip yüksek sesle kuşları çağırmış kuşlar alıştırılmış olduklarından İbrahim aleyhisselamın yanına gelmiş oldular. Hakikati saptırmak için hezeyanın bu kadarına pes doğrusu gâvur olmak için böyle caiz olmayan tevil ama aslında tevil değil tahriften  ibaret olan bu yola sapmaya gerek var mı? Çıkarsın ol orta inkar edersin böylece müşrik oluverirsin. Kuran-ı Kerim'le onun muciz ayetleriyle bu kadar uğraşmaya ve masum insanları delalete düşürmeye ne hacet. Allah dine zarar veren bu tür etiketli makam sahibi ve fakat imandan ve tevhitten nasibi olmayanların şerrinden ümmeti Muhammedi korusun âmin. Selam ve dua ile...

Yazar: Resul BÖLÜKBAŞ


Kaynakça: Lalegül - Aylık İlim- Kültür ve Fikir Dergisi: yıl,3 sayı:34 Aralık 2015. Sayfa: 16,17,18,19,20



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori: , , , ,

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if