iF - Anasayfa
!BR@H!MF!R@T

Kişisel Görüş Evrensel Bilgi

sıkıntı duası pegasus müşteri hizmetleri

Sayfalar



2016 filmleri izle pendik Arçelik servisi

Copyright© 2012 | Tüm Hakları Saklıdır

İbadet ve Taharet

11 Eylül 2017 - # # #


Hak dinimiz olan İslam Allah (c.c)'a teslimiyetten, ibadetten ve itaatten ibaret olan çok yüce bir dindir. Yüce dinimiz, bizlerin Allah'ı tanımamız, bilmemiz ve ona hakkıyla itaat edip ibadetlerimizi yapmamız gerektiğini bizlere haber vererek bu sebeple yaratıldığımızı bildirmektedir.



İslam dini ile insan çok yüksek mertebelere çıkar. Kulluğumuzu hakkıyla yaptığımız zaman melekler gibi temiz bir hayata erişilebilir. Ancak asi bir şekilde hayat sürdürürsek Allah'ın emirlerini dinlemeyip yasaklarından kaçınmazsak bu seferde en aşağı seviyelere ineriz. Bu bizlerin elinde olan bir durumdur. Ne yaparsa insan kendine yapar sözü bunu açıklamaktadır. 

İnsanlar için en önemlisi kuşkusuz namaz davetidir. Namaz ile insan manevi miraca yükseldiği gibi namazsız bir hayat geçiren insanlar acaba ne haldedir. Bu davet insanlar için ne kadar büyük bir nimettir. Yüce Yaratıcımız Allah (c.c.) günde beş vakit bizleri huzuruna davet ediyor ve isteyen nafile ibadetlere bu huzura varmanın mutluluğu ile çok kez huzura çıkabiliyor. Bu ne büyük şereftir. İşte ibadet ve itaat insanlara bu şeref ve nimeti sunmaktadır.

İbadet ve Taharet

Gerçek mutluluğu bulmak o kadarda zor değil ancak insanların çoğu mutsuz ve hayatından memnun değil. Oysa asıl huzuru, mutluluğu bulmak sanıldığı kadar zor değil. Allah'ın emrettiklerini sağlam bir biçimde yapmak ve günah saydıklarından son sürat uzaklaşmak. İbadet ile kişi manevi haz duyar, asıl mutluluğu yavaş yavaş tadar, kalbi huzurla dolar ve bunca zaman işlenen günahların ağırlığını bir nebze olsun hafifletir. Evet mutsuzluğun sorunu günahlardır. İnsan farkında olmasa bile yapılan günahlar insana ağırlık verir, hayattan tat alamaz, çırpınır durur ve mutluluğu başka şeylerde arayarak denize düşmüş yüzme bilmeyen biri gibi çırpındıkça batar. Çokta zor değil bu mutluluğun sırrı. Oldukça basit ancak nefis ve şeytan bizleri ömür boyu rahat bırakmayacak. Şeytanın yaptırım gücü yoktur sadece vesvese verir ve insan yapar. Buradan da insanların ne kadar aciz ve zayıf olduğunu anlayabiliriz. Nefis ise üstesinden gelinmesi çok zor olan düşmanımızdır. Bunun için çok sabretmeliyiz. 

Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Hakiki mücahid nefsine karşı cihad açan kimsedir." (Tirmizî, Cihad, 2)

Harp meydanında savaşmak ve ölmek kolay. Çünkü biliyoruz ki gerektiği durumlarda cihat etmek bizlere farzdır ve kim istemiyor ki şehit olmayı ve şehit olan kişinin kanı yere düştüğü anda tüm günahlarından temizlendiğini bilmekteyiz. Bu sebepten dolayı Allah için canını verecek milyonlarca Müslüman var. Ancak bu gibi durumlara da mutlaka nefis karışabiliyor ve kahraman desinler, ne yiğit adammış desinler diye nefsine yenik düşerek ölenlerin olacağı bildirilmektedir. Bu durumu anlatan bir hadis-i şerif ile devam edelim:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh  Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’i şöyle buyururken dinledim dedi:

Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi, şehit düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allah Teâlâ ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu itiraf eder. Cenâb-ı Hak:
– Peki, bunlara karşılık ne yaptın? buyurur.
– Şehit düşünceye kadar senin uğrunda cihad ettim, diye cevap verir.
– Yalan söylüyorsun. Sen, “babayiğit adam” desinler diye savaştın, o da denildi, buyurur. Sonra emrolunur da o kişi yüzüstü cehenneme atılır. Bu defa ilim öğrenmiş, öğretmiş ve Kur‘an okumuş bir kişi huzura getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Ona da:
– Peki, bu nimetlere karşılık ne yaptın? diye sorar.
– İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızân için Kur’an okudum, cevabını verir.
– Yalan söylüyorsun. Sen “âlim” desinler diye ilim öğrendin, “ne güzel okuyor” desinler diye Kur’an okudun. Bunlar da senin hakkında söylendi, buyurur. Sonra emrolunur o da yüzüstü cehenneme atılır.
(Daha sonra) Allah’ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kişi getirilir. Allah  verdiği nimetleri ona da hatırlatır. Hatırlar ve itiraf eder.
– Peki ya sen bu nimetlere karşılık ne yaptın? buyurur.
– Verilmesini sevdiğin, razı olduğun hiç bir yerden esirgemedim, sadece senin rızânı kazanmak için verdim, harcadım, der.
– Yalan söylüyorsun. Halbuki sen, bütün yaptıklarını “ne cömert adam” desinler diye yaptın. Bu da senin için zaten söylendi, buyurur. Emrolunur bu da yüzüstü cehenneme atılır.

@ Müslim, İmâre 152

Buradan anlaşılmalıdır ki bizim en büyük ve birinci düşmanımız kuşkusuz nefsimizdir. Eğer nefsimizi ayaklar altına alabilirsek ne mutlu bize. 

İslam'da Temizlik Kavramı


Dinimiz İslam temizliğe oldukça fazla önem vermektedir. "Temizlik imanın yarısıdır" hadis-i şerifini duymayan yoktur. Bununla birlikte taharet en başta gelir ve hem maddi hemde manevi temizliktir. Bazı ibadetlerin yapılması için mutlak gerek bir temizliktir. Temiz olunmadığı sürece bu tür ibadetlerin yerine getirilmesi düşünülemez. 

Yüce Allah'ın manevi huzuruna girerken bunlara riayet etmek gerekir. En basitinden herhangi bir davete veya iş görüşmesine giderken insan kıyafetlerine çeki düzen verip en temiz elbiseleri giyerek insanların karşısına çıkar. Durum bundan ibaretken bizler Yüce Yaratıcımızın manevi huzuruna çıkarken nasıl tertipsiz, düzensiz ve temizlikten yoksun şekilde huzura varırız. Bundan dolayı temizlik olmadan hiç kimse Allah'ın manevi huzuruna giremez. Bir hadis-i şerifte "Temizlik imandadır." Başka bir hadis-i şerifte ise "Namazın anahtarı temizliktir" buyrulmuştur.

Temizlik sağlığımız için gerekli olduğu gibi rızkın artmasına da vesiledir.

Son sözler: Sorumlu olan insanlar için bazı ibadetleri yapmak için temizlik dini bir görevdir. Aynı zamanda bazı şeyleri yapmakla emrolunduğu gibi bazı şeylerden de kaçınması kişinin sorumluluğu altındadır. 






Yorumlar

  1. İslam ne güzel bir dindir gerçekten doğru şekilde uygulasak hayatımız güzelleşir.

    YanıtlaSil

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.