Slider

İlgi Çeken Videolar

Sağlık

Teknoloji

Sinema

Televizyon

Ne Nedir?

En5 Konular

» » » » » » » » » Tertemiz Olabilmek

Temizlik hem maddi hemde manevi olarak iki kısıma ayrılır. Manevi olarak temizlenmek için ilk önce tövbe etmek ancak bu tövbe de samimi olmak bir daha o günahlara dönmemek ayrıca o günahlar için eğer becerebiliyorsanız gözyaşı dökmek ve çok pişman olmak. Ve bir daha o günaha dönmemek sureti ile günahlarınızdan arınmış olursunuz. Nitekim bu tövbe öyle samimi olmalı ki kalben bunu da bilmek gerekir. İnsanlar hata yapar, günah işler, günahsız insan olmaz, Peygamber hariç. Günah işlenir ve tövbe edilirse affolunur.  

Kainatın Efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır. 

“…التَّائِبُ مِنْ الذَّنْبِ كَمَنْ لَا ذَنْبَ لَهُ – “Günahından tam olarak dönüp tövbe eden, onu hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mâce, zühd 30; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, 10/150)

Hadis-i şerifte işaret edilen tövbe nasuh tövbesidir. Yoksa yarın günah işleyecek ve bunu bilecek olan kimse akşamları tövbe eder sonra o günahı tekrar işlerse gene günahkar olur ve bu nasuh bir tövbe olmaz. Yukarıda zikrettiğimiz gibi bir daha o günaha dönmemeye kesin niyet etmek ile bu elde edilir. Veya buna güç yetirilemiyorsa elinizden geldiği kadar günahlardan kaçmak ve yakalanmamak ile olur. Eğer günaha tekrar dönülürse hem önceki ettiği tövbeye tövbe etmeli ve işlemiş olduğu günahların hepsine birden tövbe edip rest çekerek şeytanı kahrı perişan ederek. Allah'ın istediği gibi olmalıyız. 

Tertemiz Olabilmek


Nasılsa ehl- kitap olan insan Müslüman olduğu zaman anasından doğduğu gibi o andan itibaren günahsız oluyorsa samimi bir tövbe de insanı aynen onun gibi yapmaktadır. Ama ne yazık ki bizler tövbelerimiz de ve verdiğimiz sözlerde bazen duramıyoruz.  Ve nefsimize yenik düşerek tekrar günah işliyor ve buna üzülüyoruz.  Ama bu üzülme bile tövbe yerine geçiyor. Ama önemli olan bir daha yapmamak bunu çok kere vurguladım ki kafamızda yer etsin.  Hz. Mevlana ne güzel demiş. "Ne olursan ol gene gel" demiş. Bu yüzden  isterseniz  günahlarınız dünyalar dolusu olsun ne olursa olsun (Allah'a şirk koşmak ) harici tüm günahlar affedilir. Ama Allah'a şirk koşmuş biri de hatasını anlar ve tövbe ederse tabi ölmeden o zaman affolunabilir. Allah (c.c.)'ın affetmediği günah şirk koşulmasıdır. Yani Allah'a ortak koşulmasıdır. Bu yüzden ehl-i kitap tamamen şirk koşmaktadır. Hristiyanlıkta baba, oğul kutsal ruh kavramı vardır. Buradan da anlaşılmaktadır. zaten onlar İslam'ı kabul etmediği müddetçe günahlarından arınamaz ve cennete giremez ayrıca cennetin kokusunu bile alamazlar. Ebedi cehennemde kalmak üzere cezalandırılırlar. 

Hristiyan, yahudi, ateist, deist, putperest, şirk ehli, ateşe taban ve bunun gibi birçok  farklı batıl dinlere mensub kişiler (ateistlik veya deistlik din değildir) tamamen kendi saçmalıklarıdır. Hristiyan veya Yahudi en azından batıl bir dine mensup ama iman etmezlerse Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Allah'a ( La İlahe İllallah Muhammeddür Resulullah ) demedikleri sürece İslam'a girmiş olamazlar. Sadece La İlahe İllallah demek yetmiyor. Ve ayrılmaz olan Muhammeden Resulullah'da denmesi gerekir. 

Son Peygamber Hz. Muhammed (a.s.v) bunu ehl- kitap da (Kitap ehli yani Hristiyan ve Yahudiler ) biliyor. Ancak inanmıyorlar. Yahudilerinin inanmama sebebi binlerce sene öncesinde Hz. Muhammed (a.s.v) geleceğini biliyorlardı. Çünkü semavi kitaplarda yazılıydı ancak Yahudiler inanacaktı ama Allah her şeyi çok iyi sonsuz ilmi ile bildiği için Peygamber  Efendimizi (s.a.v.) Onların soyundan değil Arap kabilesinden çıkardı ve sonra onlar sözünden döndü. Çünkü onlar kendi soyundan olmayanları kabul etmez. Kitap ehlinden olan en iyi bilenler arasında yer alan Yahudiler Peygamberimizi (a.s.v) son Resul ve Nebi olduğunu biliyorlardı ancak bu gurur ve kendi soyundan olmama durumu neticesinde inkar ettiler hemde bile bile. Yahudiler naletlenmiştir. Allah'ın laneti onların üzerinde olsun. 

Biz Müslümanlar  her ne kadar kötü de olsak,  günahkarda olsak Allah'ın bize verdiği en büyük nimet İslam ile şereflendirmiştir. Bundan daha büyük bir nimet aramanıza gerek yok. Çünkü Allah bizi sevmiş Müslüman bir ailede yetiştirmiş, rızkımızı vermiş ve bizim cennete gitmememizi istiyor. Aslında Allah tüm kullarının iman edip cennete gitmesini ister. Allah (c.c.)'ın Rahmet çok bol ve geniştir. Ancak birde herkesin bilerek aklına getirmediği gazabı da vardır. Biliyoruz Allah'ın rahmeti gazabını geçmiştir. Bizlere Rahmeti ile muamale edeceğine inanırız ama ya gazabı ile muamele ederse o zaman vay halimize. Allah bu gibi kötü durumlardan tüm ümmeti muhammedi muhafaza etsin. 

Cehennem azabı çok şiddetlidir. Nereden biliyorsun dersen, gittin mi gördün mü  giden gelen var mı ki, sorular aklınıza gelirse. İlk olarak gidip gelen var derim o da son peygamber  Hz. Muhammed (s.a.v.) ve diğer kısımları ise sahih kitaplardan bilmekteyiz ve Kur'an-ı Kerim de de bunlar bildirilmektedir. 

Cehennem ehli bu kadar büyük ve sonsuz azap içinde olmalarının dışında onları en çok berbat derecesinde  yakan, yıkan, kahreden, durumlardan biride Allah (c.c.) onlara kızmasıdır. Yani razı olmamasıdır. Bu durum cehennem azabından daha çok acıtmaktadır. 

Cehennemin dehşeti, ürkütücü sesi o kadar yüksek derecede çıkar ki sadece bize azap olarak bu bile yeter. Cehennem atesi dünyadaki ateş gibi değildir.  Cehennem atesinin rengi siyah renktedir. Her insanın cezası günahına göre hafif veya şiddetli olarak çekilir. Denir ki en hafif cehennem azabı ayaklarının altından ateş verilince beynin kaynamasıdır. Gerisini siz düşünün daha yüksek olanı ve münafık olanların en alt tabakada olacakları zaman  üst tabakada eriyip, etleri, pislikleri, yağları hep alttakilere gidecektir. Neyse ben daha fazla bu konuyu uzatmayayım. 

Temiz olmak gerekir bunu aşağıda ayeti kerime ile özetledik. Cennet ehlinden olmak ne güzel,  cennet çok güzel o kadar güzel ki  anlatılamaz. Orada uyumak yok, kötü olan hiçbir şey yok, mutsuzluk yok, halsizlik,  hastalık yok.  Hep güzellikler var ve en güzeli ise Allah'ın cemalini görebilmek ama bu görmek nasıl olacak derseniz. Bu görmek çok farklı şekillerde anlatılmaktadır. İnsan Allah'ı görecek ama bunu anlatamayacak. Allah'ı cennetten göreceğiz. Cenneteki insanlar  makamlarına derecelerine göre her gün, cuma günlari vb. gibi süre zarflarında göreceklerdir.  Cennetten Allah (c.c.) görüldüğü zaman tüm cennet zevkleri bir kenara bırakılıp  unutulacak ve o an insan daha başka bir şey istemeyecek tabi sonrasında gene cennette mutluluk, huzur ve zevk içinde yaşanacak. Cenneti anlatmak cehennemi anlatmak kadar kolay değil aslında. Ben bu yüzden bunu daha fazla uzatmak istemiyorum. Belki yanlış bir şeyler yazarız günaha gireriz önemli az ve öz olan sözlerdir. 

Allah (c.c) Ayet-i Kerimede, "Şüphesiz Allah, çok tövbe eden ve çok temizlenenleri sever" (Bakara 2/222)

Temizlenenler kasıt maddi ve manevi kirlerden arınmış kimselerdir. Maddi temizlik bedenin, elbisenin, evin yahut çevrenin temizliği; manevi temizlik de kabin günah kilerinden  temizlenmesi manasını taşımaktadır. 

İmanın iki yönü vardır. Bunlardan biri batını şirkten ve küfrün pisliklerinden temizlenmektir. Şirk başta olmak üzere kalbin ve nefsin her türlü küfürden ve kötülükten temizlenmesi, arındırılması gerekmektedir. Diğeri de Allah (c.c.) ibadet için vücudumuzu gerektiğince temiz tutmak gerekir. Bu temizlik ile ilgili sitemizde konularımız yer almaktadır. 

Günün Sözü:

"Güçlüklerle karşılaştığında sabret, bunlar seni güzelleştirir. Güçlüklerin ardından  kolaylıklar gelir."  (Hz. Osman (r.a)

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

3 yorum:

  1. temiz kalabilmek günümzü şartlarında oldukça zor olasa da bunu başardığımızda her şeyi başarabileceğiz

    YanıtlaSil
  2. hem kalben hem bedenen temiz olunmalı ikisininde yeri yarı yarıya olmalı

    YanıtlaSil
  3. temizlik imandandır der kainat dini islamiyet

    YanıtlaSil

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.