-->

Slider

İlgi Çeken Videolar

Sağlık

Teknoloji

Sinema

Televizyon

Ne Nedir?

En5 Konular

Üzerlik tohumu Nedir? Ne İçin Kullanılır?

Üzerlik tohumu faydaları nelerdir?

Google   Aramaları:

üzerlik tohumu hadis

üzerlik tohumu mucizesi

üzerlik tohumu zayıflama

üzerlik tohumu ve sirke

üzerlik tohumu yanmıyor

üzerlik tohumu tasavvuf

üzerlik tohumu zayıflamada nasıl kullanılır

üzerlik tohumu kullanım şekli

üzerlik tohumu hadis

üzerlik tohumu ve sirke


üzerlik tohumu dmt



Üzerlik tohumu nasıl kullanılır ne için kullanılır faydaları ve zararları nelerdir?


Genel olarak  şifalı olduğu söylenmektedir ve bu şifada  tohumunda  saklı imiş. Tabi  bu  genel olan biklgidir.Her insanda   iyi etki yapacak diye bir  şey yok. Sonuyçta bitkide olsa  mutlaka zararlarıda vardır. Bununla  birlikte ve halk arasında nazar otu ismi ile  bilinen üzerlik otu faydalarının olduğu  söylenmekte ve buda insanları şaşırtıyor! Son derece ilginç özelliklere sahip olan üzerlik otu sadece faydalarıyla değil hikayesiyle de kendisine   ilgiçekmektedir.

Kimisi  Mevlana   Hz. Kullandığını söylemektedir.Tasavvufta  kullanıldığı söylenmekte   epifiz bezini    harekete geçirip  3.  gözü  açtığı söylemekteler.Bunu  kullananlar bilirler. 3.  gözü  açmak için bu  otu  kullanan çok insan var ve    birçok yerde  bulmak mümkün.  Şunu belirtmek gerekir ki , üzerlik otu son zamanlarda insanlar  tarafından çok merak edilmekte sebebi sanırım  ki  duygu durum değişiklikleri yaşayarak astral seyahat, kalp gözü  açılması,   epifiz bezi ile ilgili  durumlardan  dolayı   internette  araştırma yaparak çok kişinin   övdüğü  kimisininde   sevmediği ama   şişirilmiş  bir  balon   gibi  insanların   denediği   etkisinin  kişiden kşiiye değiştiği bir   bitkidir.

Üzerlik otu kullanan kişiler  genelde  değişiklik arayanlar, ışınlanmak, uçmak,kaçmak,halisinasyon, trip  ve buna benzer hatta  kafa yaptığını düşündüklerinden  kullananlar dahi olduğunu  duyduk.

Ancak bazı   kişilerin  kullandıktan sonra   ağır bir   yorgunluk  halisinasyon,ajitasyon,  trip,  karanlık, uyuklama,korku,endişekaygı ve buna benzer durumlarla karılaştığı  için   bir daha içmeyen  kişiler var.

Üzerlik otu,  Ülkemizde, Orta Anadolu Bölgesi’nde yetiştirlmekte olan ve tarihi çok eski yıllara uzanan üzerlik otu, halk arasında nazar otu olarak da bilinir. Üzerlik otu faydaları arasında; nazar, büyü gibi etkilerden korunmak ve kurtulmak bulunur. Bunun için üzerlik otu tütsü gibi yakılır.Ancak kokusunun çok berbat  olduğu  söylenmektedir.


Eski toplumlarda da özellikle şaman dinine mensup olanlarca bu bitki ruhsal arınma için kullanılırmış. Üzerlik tohumunun kullanılan kısmı tohumlarıdır. Tohumları A ve C vitamini yanı sıra alkolitler ve yağ ile kırmızı boya bulunmaktadır.

Üzerlik tohumu  Nedir?  Ne  İçin  Kullanılır?


Macera  arayan,   tasavvufa  giren kişilerin kısa yoldan  hal yaşamak,uçmak,gezmekvs.bu gibi heveslerle  kullanmakta olduğu gereksiz bir  bitki   diyebilirim. 

Faydaları:  Faydaları neler bunu   bilemeyiz  dediğimiz  gibi kişiden  kişiye  değişir.   Bazı forumlarda sözlüklerde  görüldüğü gibi bilinçsiz kullanımıölümle bile  sonuçlanabiliyormuş.


Bu sebeple    devamla   gelen  halisinasyoni  ajitasyon,  korku ve daha önce  bu gibi durumlarla denk gelmemiş kişilerin korkudan korkuya    sayıkladığı   ve   artık  orada kaldığını    sanan     korku içinde saatler geçirenler  var imiş.

Buna aslında bad  trip de diyebiliriz.Ancak bu bir madde  değil madde olsa idiaktarlarda  rahatlıklasatılmazdı..   Birçok kez içipte hiç  etki görmeyen  olduğu gibi  tek  içişte mide bulantısı kusma  yaşayanlarında olduğunu  unutmayalım.

Kendinizisıkıntıya sokmaya gerek yok fakat  faydası var ise doktor  kontrolünde  bunu  sorun  ona göre kullanın.

Tasavvuf  ehli  kimseler kısa yoldan  halden hale  girme derdinde  olduğu  için hepsi değil  cahil sofiler diyelimbu yüzden   herhangi bir ilerleme yok.Tasavvuf hal  yaşamak için  mi girilir.Bu niyetle giren  80 sene de zikir ile meşgul olsa  ALLAH BİLİR   bir  adım ilerleme olmayabilir.  Hal istemediğin zaman  kendi zaten geliyor..Samimiyet  önemli. Bir kaçgünde  mevlana olma hevesinde ki ham sofiler oldukça çok. Samimi olduktan sonra  3 ayda dahi  baya bir ilerlemeolur ancak halden hale girmek için  uğraşanların  tek halini gördüm aynı haldeydi hep.

Zikir çekmek güzeldir  ancak uçmak,suda yürümek,ışınlanmak bunun gibi sebeplerle tasavuf okuluna   giren  bir  arpa  boyu  yol alabilir mi?

Ne  olursa olsun  bu gibi meselelerde sadece samimi olarak   Allah  rızası için  yapmak, evliya  olayım,hallere  gireyim, makamlarda  yükseleyim hevesleri ile   girilen   tasavvuyf  mektebinde  sanırım    pek bir yolkatedilemez. bir kaç günde hallere kavuşmak  kolay mı?  Hem hal  yaşasan ne olacak  ki?  birinin  zihnini  okuduğunu var sayalım  zaman içinde  o haldebn  kurtulmak ister insan..Aynı yerde takılıp kalmak zor olsa gerek. Gaye  İslam'a hizmet   Allah rızası olmalı. Evliya  olmak   sorumluluk   ve  daha çok dikkat etmekgerek. Hesap günü çokı  zor olabilir.  Onlarca veli  yetiştirmektense  sadece bir insanın imanının kurtulmasına vesile  olmak efdaldir.

Kolaya  kaçmayın   zoru  seçin.  Karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek    İslam a  hizmet  etmek  ne güzel.On binlerce zikir  çekiyorsunuz  ama   neden?   Gerçekten samimisiniz?  Yoksa    velayet makamına çıkmak, evliya desinler,  hallerden hallere girmek için mi?  Önce  iman kurtarma gelir kendi imanımızı  kurtarmanın     çabasına  düşelim.


Şeriat  da eksik iseniz   tarikatta ne işiniz var. İlimsiz  tarikata  girilmez 5   vakit   namaz  kılmıyorsak  100 bin  zikir   çekerek velimi olabiliriz bilemem  Allah bilir. Önce  farzlar.. Sonra    tasavvuf... Mürşid tabiki şart ama  önce  ilim..

Ham sofi  olmayın.   Bir Allah  ve   Rasulu Allahi  aşkını bir  tadın en güzelibu  daha ne ister insan. Taklidi  imandan  Tahkiki imana geçilmediği  sürece  ölüm anında  şeytanın kandırması çok kolay  olabilir. Şeyh sizi kurtaramaz..Şeyh   Efendiler   cennetlemi müjdelendi. Şeyhlerinizi uçurmayın..Hepsine   Ehlisunnet  olan   veli zatlara saygımız sonsuz  söz etmekhaddimiz olamaz.  Ama  Ham  sofi sana söz ederim. Şeyh  efendinin elini tutup tövbe ettim diye  gevşeme cennetlikmiş  gibi hareketlere girme.Son nefeste  imansız  gitme korkusu  olsun. Namazın niyazın  yoksa, farzlar eda  edilmiyorsa  şeyh  efendiler  sizi   kutaracağını mı sanıyorsunuz?   Şeyh  kendini  kurtardımı?  Cahil olmayın..   Zikrinizi de çekin,   Namazınızınıda kılın    ama  şeyhinizi uçurmayın..  Kendinizde  uçmaya  kalkmayın... Sadece o kapıdan ne kaparımne ilim  elde ederim derdinizolsun.  Derdiniz   "ÜMMETİ MUHAMMED OLSUN"  ÜMMETİ MUHAMMED ATEŞE GİDİYOR  OLUKOLUK.. KOLAYI BIRAKIN  İSLAM A HİZMET EDİN.  VE AHİR  ZAMANDAYIZ   SONUN  SONUNDAYIZ  ALLAH BİLİR.

MUTLAKA  SIFIRDAN  BAŞLAMAK GEREK ÇÜNKÜ  İSLAM DİNİNE O KADAR BİDAT   GİRDİKİ    BUNUN FARKINA NE  ZAMAN VARACAKSINIZ?

iMAN ETMEK  GEREK. AMENTÜ BİLLLAHİ  DİYEREK DEĞİL. LAHİ KİM HEM ALLHIN  LAHİ DİYE  ADIMI  VAR. ELİFİ    TECVİD  KURALI  DİYE  KALDIRIP  ATIYORSUNUZ?  TECVİDDEN  UZAK DURUN  GURAN-I  MUSHAFLARDA YAZILDIĞI GİBİOKUYUN     HARF ÇIKARIP HARF EKLEMEYİN LAFIZDA GURAN-I  AĞZINIDA DEĞİŞTİRMEYİN.  ALLAH DİYİN.

BİSMİLLAH DEĞİL Bİ  İSMİ ALLAHİ DİYİN.BİSMİLLAH YANİ  LAH DİYORSUNUZ  PEKİ  BU LAH KİM?  NEDEN ALLAH  DEMİYORSUNUZ. BU APAÇIK BİR TEBLİĞDİR VE BU YAZIYI  OKUYAN  GÖREN BU SATTEN SONRA  VEBAL  VESORUMLULUKALTINDADIR.İSTER KABUL EDER İSTER ETMEZSİNİZ  DİNDE ZORLAMA YOK.BİZ  ALLAH  DİYECEĞİZ DİLEYEN KİBRİNE YENİK DÜŞÜP  LAH LLLAH  LAHİ  LALLAH TURULLAH FURULLAH   VS..  DEMEYE  DEVAM EDEN ZATEN ÇOK.AŞAĞIDA KİNOTU OKUYUN  DÜŞÜNÜN BİRDEN İTİRAZ ETMEYİN..

Fatiha suresinin adı   El Fatiha  dır.  ancak doğru okumak gerekir..  Bunun için ise doğru okunuş  şu şekilde.  Bi İsmi Allahi ElRahmani ElRahiymi (1)   Elhamdu LiAllahi Rabbi El A'lamiyna (2) ElRahmani  ElRahiymi (3) Maliki  Yevmi  ElDiyni (4) İyyake Na'budu Ve  iyyake Neste'iynu (5)İhdina ElSirata ElMustegiyme (6) Sirata  Elleziyna En-a'm-te A'leyhim Ğayri ElMağdubi A'leyhim Va La ElDalliyna (7)

EL HAMDU Lİ ALLAHİ RABBİ   EL  A'LAMİYNA 

MANASI:

Hamd Yalnız  ve  yalnız  Allah'a (c.c)'dır. O Allah ki (c.c) bütün yaratılmışlar A'leminin Rabbi'dir.

"Kur’an’ı nazmına uygun şekilde, bir kelimeyi bile yerini değiştirmeden; öne almadan veya geriye bırakmadan oku!"(bk. Maverdi, ilgili ayetin tefsiri)

(Kur’an, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamd ettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.) [Fussilet 41-42]


Bİ İSMİ ALLAHİ ELRAHMANİ ELRAHİYMİ

LA İLAHA İLLA ALLAH MUHAMMEDUN  RASULU ALLAHİ

TÜM KÂFİRLER BİRBİRİNE GİRECEK.!! 
Bu Tebliği Kabul olduğu zaman..!!! 
Yani...(Bismillahi).. değil ..(BiismiAllahi).. demeliyiz ki Allah'ın c.c. ismini okumuş zikir etmiş olalım. Zira Allah demek "Farz'dır."
TÜM MÜSLÜMANLARIN ""TEK"" KURTULUŞU BU TEBLİĞİ. (ELDA'İY...) -YEDİKULE.MESCİDİ-

YAĞMUR YAĞAR (şiir)

Bu şiir gavsi sani hz.lerine ithafen yazılmış acizane bir ifadedir...


Şiir ve Yorum Kadir Can



Yağmur Yağar..


Sen ne zaman gelsen bu şehirde YAĞMUR YAĞAR.

İçimde tadı tanımsız bir aşk filizlenir.

Bakınca ela gözlerinde kaybolmasaydım neler neler anlatacaktım sana.

Oysa bir ben değildim narin adımların peşine takılan

Sen sevilmek için bu kadar haklı oldukça,

Sen böyle kokulu gül sen böyle kalbe dokunan sey bir haz...

Sen böyle güzel ötesi sen böyle makamınaz sen böyle bembeyaz kaldıkça

Ben kızamicam seni sevdiler diye kimselere....


Ama bir gün o paamuk ellerinden tutamamak kaygısı..

Yani bu kalablık değil mi sebebi hep bir şeyler söyle diye beklemenin?

Bekliyorum sevgilim bir şeyler söyle bana

Çünkü tebessümünü çerçeveleyip asamıyorum duvarlara

Sen ne zaman gelsen bu şehirde YAĞMUR yağar.

Her aşığına bir başka dokunur rahmet taneleri

Biri kendini cennettte sanar sen gülünce

Birini bir titreme alır seni görünce

Bir başkası uzun uzun bana baktı der sevinir

Biri kokunu çekmiştir ta ciğerlerine

Bir tanesinin yanından geçmişsindir. Bir tanesinin ellerine dokunmuşsundur.

Sanki ben orada yokmuşum gibi dinliyorum havadislerini

Havadislerini dinlemesini seviyorum

İsminde kullanılan harflere bile HAYRANIM ben

Zaten bu gecelere tahammülüm bu yüzden belki gelirsin diye..

Sana rüyalarımın en güzel yerini saklıyorum..

Bekliyorum sevgili. Her zaman gel buraya..

Çünkü ben seni canımdan bile çok seviyorum.

Ben seni canımdan çok çok çok........


Sen ne zaman gelsen İstanbula İSTANBUL DA YAĞMUR YAĞAR.

Şehirler değil gönüller kurudu demişsin ya kuruyan gönüllere doğru sultanım yağsın rahmet yağsın rahmet sırılsıklam ıslanalım.

Ne çabuk geçiyor seninle zaman, ne çabuk duyuluyor gideceğinin haberleri.

Öyle çok sevince öyle çok özlüyor demekki insan..

Biliyorum gitmelisin, seni bekleyen başka şehirlerde var. Biliyorum gitmelisin, seni özleyen başka gönüllerde var.

Ama sen ne zaman gitsen istanbuldan istanbula yağmur yağar...

Sen ne zaman gitsen istanbuldan ben yıkılırım..

İSTANBUL AĞLAR, AĞLAR.... AĞLAR.......


Not: Bu video "menziliask" isimli youtube kanalından alınmıştır. "Eğer Sitemizde telif haklarının size ait olduğu ve yayınlanmasından rahatsız olduğunuz bir fragman yahut herhangi bir video varsa bizimle iletişime geçtiğiniz takdirde, fragman sitemizden 3 iş günü içerisinde kaldırılacaktır." İletişime geçmek için sitemizde yer alan iletişim bölümünden direk olarak mail gönderebilir veya iletisim@ibrahimfirat.net mail adresine E - posta atabilirsiniz.

yağmur yağar ŞİİR Dinle...



Zikrin Faydaları Nelerdir?

Zikir Çekmek ve Zikrin İnsana Faydaları Hakkında:


Bismillahirrahmanirrahim (Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla… ) Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallalahu aleyhi vesellem)'e Salat ve Selam ile...

Değerli ziyaretçilerimiz bu konumuzda zikrin faydalarından kısaca bahsedeceğiz.

Öncelikle zikrin önemini Ayeti Kerime meali ve Hadis-i şerifler ile açıklayalım:


Zikrin  Anlamı Nedir?



Zikir, Allah’ı anmaktır. Kur’ân’ın sarih emirlerindendir.

“Beni anın, ben de sizi anayım.” (Bakara, 2/152),

“Allah’ı çokça zikredin ki, felaha eresiniz.” (Enfal, 8/45)

Zikir iki  tür olarak  yapılır. Bunlaran birisi dil ile ikincisi kalp ile yapılmaktadır. Kalp ile yapılan zikir en efdal olanıdır. Dil ise  tercümanıdır. Hafi zikir yani gizli  zikir yapılabildiği gibi,  cehri (sesli) zikirde yapılır? Efdal olanı ise sessiz olanıdır.


Öyle insanlar vardır ki, ne bir ticaret, ne bir alışveriş onları Allah’ı zikirden, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoyamaz.” (Nur, 24/37)

"Ey iman edenler, Allah'ı çokça anın ve gündeminizden hiç çıkarmayın ve sabah akşam onun şanını yüceltin. O Allah ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, üzerinize rahmet etmekte, melekleri de size bağışlanma dilemekte. İşlerinizin düzgün gitmesi için dua etmektedirler. Allah mü'minlere karşı çok merhametlidir." (Ahzab, 33/41-43)

Zikir ile İlgili Hadis-i Şeriflerden Bazıları:


Ebû Zer radıyallahu anh rivayetle: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana:

"Allah’ın en çok hoşlandığı sözü sana bildireyim mi? Allah’ın en çok hoşlandığı söz, sübhânallahi ve bi–hamdihî demektir." buyurdu.[Müslim, Zikir 85.]

Ebû Mâlik el–Eş’arî radıyallahu anh rivayet eder ki: "Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Temizlik imanın yarısıdır. el–Hamdü lillâh duası mizanı, sübhânallahi ve’l–hamdü lillâhi zikri ise yer ile göklerin arasını sevap ile doldurur."[Müslim, Tahâret 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 86.]

Zikrin Faydaları?

Allahu Teala Hazretlerini çokça zikretmemiz gerektiğini aklımızdan çıkarmayalım.  Zikrin faydaları  zamanla insanda oluşur ve bir anda fayda beklemeniz ve acele etmeniz gereksizdir. Sabır ile şeytanın sizleri engellemesine karşın dersini  yapmanız lazım. Zikir kalpin cilasıdır. Kalbin ritmi de zamanla düzene girer ve samimiyet ve  gafletsiz şekilde çekilen zikirin kısa zamanda  faydasını hemen görürsünüz.  

Zikir çekmekten korkmayın.  Çokları derler zikir çekenler deli olur ve o kişiler zikir çekenlerin hallerini anlayamadıkları için deli  sanarlar aslında veli olmuştur. Zikir insanı velayet mertebesine götürür. Öncelikle şeri hükümleri Allah'ın emir ve yasaklarına itaat etmek gerekir. Haramlardan kaçmak ve 5 vakit namaz ve farz namazları aksatmamak ve mümkünse  cemaat ile kılmak gerekir. Zikir kendi başınıza çekebileceğiniz gibi bir kamil-i mürşid terbiyesi ile çekmeniz gerekir. Mürşid-i kamil bulmak kolay olduğu gibi zorda. Etrafda her önüne gelen hoca şeyh olmuş. Ancak sınırlı sayıda  irşadla görevli kamil i mürşidler var bu  veli zatların nazarında   zikrinizi çekmeniz sizin çok kıısa zamanda makamları elde etme ve zikrin faydasını almanızı Allah'ın izni ile sağlanır. Tek başına çekilen zikir ile sevap kazanılır ancak bir  öğretmen olmadan okuma yazma öğrenilmediği gibi bu işi bilen  hocalar yani kalp doktorlarına müracaat etmek gerek. Manevi kalp doktorları. Mürşid i kamil. Kısmetiniz varsa mutlaka  zikir ehli olursunuz.  


Zikrin Faydaları Nelerdir?


Ben daha detaylı zikrin  halleri  faydaları  hakkında anlatmak istemiyorum çünkü anlatmak zor olduğu gibi yaşamak gerekir. Ve ehil olmayan kişi anlayamacağı için kötü kelam ederek günaha girmesine vesile olmak istemiyorum.

Ancak zamanla  zikrin halleri hakkında da bilgiler vereceğiz. Zikir çeken deli değil veli olur. Nakşibendi zikri  gizli olarak çekilir ve ilk olarak kalp zikri verilir. Samimiyetinize göre yavaş yavaş hatta ilk anda hal yaşayabilirsiniz ve artık zikir çekmeden yapamazsınız. O lezzeti alan bırakamaz. Ancak rızanı Allah rızası için olsun. Yoksa hal yaşamak, keramet göstermek niyetiniz olmasn amacınız keramet, hal  vs gibi olursa sizlere bu haller verilmez. En doğrusunu Allah bilir.  Samimi şekilde  çekilen kalp zikri ile  kısa zaman sonra kalbiniz "Allah" Allah" demeye başlar.  Ve ölüm anında ise insan dünyadaki en büyük alim bile olsa  her şeyi unutur ancak kalp Allah dediği için ise dil susar kalp durmaz. Bu sebeple İnşaAllah İmanlı ölmek nasip olur. Fakat zikir çekmeyen kişi imansız ölür demedim. Namazını kılmak Allah'ın emir ve yasaklarına uyan kişi zikir çekenden daha üstünde olabilir. Her ikisini yapan daha efdaldir. Üstünlük ancak takvadadır. Zikir sadece tesbihle olmadığı gibi Kuran-ı Kerim okumak, Namaz kılmak vb. En Doğrusunu Allah (celle celalühu) bilir. 

Sual: Tarikat şirk diyorlar, asrı- saadet döneminde Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) zamanında tarikar var mı? Rabıta şirk mi? açıklar mısınız?

El- cevap: Tarikat asrı-saadette yoktu evet ancak tasavvuf vardı.  Tarikat ise  tasavvufun sistemleşmiş halidir. Yani  Hak tarikatlar yanlış yolda  demek idraksizliktir.  En büyük evliyalar   tasavvuf ile  büyük mertebelere gelmişlerdir. İmam-ı Gazali, Mevlana Celaleddin Rumi, İmam-ı Rabbani,abdulkadir geylani, ibn arabi, marufu kerhi, ibrahim edhem hazretleri  vb daha çok veliler.  

Nakşibendi zikri  hz.  Ebu Bekir (r.a)'dan bizlere kadar gelmiştir. Sessiz zikri  Muhammed  Mustafa (s.a.v) Sevr Mağrasında bunu öğretmiştir. Sesli zikir hz. Ali (k.a.v)'den gelmektedir. Eskiden  tarikat yoktu diyenlere cevabımız: Tarikatın adı yoktu tasavvufun bugünki metodudur. Eskiden ilahiyat, diyanet olmadığı bidat anlamına gelmez. 

Alıntı: Sorularlaislamiyet sitesinden:

Özellikle V. /XI. Asrın başında yaşamış bulunan Gazalî, tasavvuf tarihimizde bir dönüm noktasıdır. Onun geliştirip sistematize ettiği ehlisünnet tasavvufu, daha sonra müessese bazında faaliyet göstermeye başladı.(Hasan Kâmil Yılmaz, Tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul, 2004, s.129).

Tarikatta gidebilmek için, İmam Rabbani iki şartı gerekli görüyor. Birisi sağlam ve tahkiki iman, diğeri ise farzların edasıdır. Şayet bu ikisinde kusur ve eksiklik varsa, tarikatta gidilmez, diyor. Tarikat ancak iman ve ibadet temelinde yükselen bir binadır, temel yoksa bina da olmaz. Bu zamanın insanlarında bu ikisi eksik olduğuna göre, tarikatta gitmesi mümkün değildir. Gitse de şeklen ve sureten gider.

Risal-i Nur'dan

“Hem (İmam Rabbani) demiş ki: 'Tarîk-i Nakşî'de iki kanad ile sülûk edilir.' Yani: Hakaik-i imaniyeye sağlam bir surette itikad etmek ve feraiz-i diniyeyi imtisal etmekle olur. Bu iki cenahta kusur varsa, o yolda gidilmez. Öyle ise tarîk-ı Nakşî'nin üç perdesi var:

Birisi ve en birincisi ve en büyüğü: Doğrudan doğruya hakaik-i imaniyeye hizmettir ki, İmam-ı Rabbanî de (ra) âhir zamanında ona sülûk etmiştir.

İkincisi: Feraiz-i diniyeye ve Sünnet-i Seniyeye tarîkat perdesi altında hizmettir.

Üçüncüsü: Tasavvuf yoluyla emraz-ı kalbiyenin izalesine çalışmak, kalb ayağıyla sülûk etmektir. Birincisi farz, ikincisi vâcib, bu üçüncüsü ise sünnet hükmündedir.” (bk. Nursi, Mektubat, s. 22)

iF