Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Derviş Hırkası

ibrahim fırat | Salı, Kasım 10, 2015 | 2 yorum

Hırka, bazı tarikatlarda derviş kisvesinden sayılan, önü acık, yakasız, yenleri bol, uzunca bir kıyafet çeşididir. Bazı tarikatların müntesiplerince giyiliyor ve böylece dünyalıklara karşı bir istiğna hali ile derviş olmak üzere yola çıkıldığı ilan ediliyor. 

Sahabe- Kiram'a benzemek için giyilen, yünden dokunmuş olanlarından tutun, "murakka" veya "hezar-pare" denilen yamalı hırkalara kadar bir tarikat yahut makamın alameti sayılan türlü renk ve şekilde birçok hırka çeşidi var. Fakat dervişlik esas itibariyle batıni bir yolculuk. Hırka ile zahiren derviş suretine girmek bu yolculuğun yapıldığı manasına gelmediği gibi, riyaya kapılarak yol anlamama, hatta yolu istismar ihtimalini de barındırıyor.


Derviş Hırkası


Bu sebepledir ki büyükler, bir dervişlik iddiası olması hasebiyle bağlılarını hırka hususunda sık sık ikaz etmişlerdir. Hatta bazıları böyle hususi kıyafetlerin  giyilmesini uygun görmemişlerdir. Yunus Emre (k.s.) hazrretlerinin, "Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil/Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil." mısraları meşhurdur.

Fatih Sultan Mehmet'in divan katiplerinden  şair Necati Beğ de, yukarıdaki beytinde benzer bir ikazda bulunuyor. Hırkaya bürünüp dervişlik yoluna girenleri evvela bir goncaya benzetiyor. Görünüş olarak bir güzelliği yansıtsa da goncanın öyle kalmaması, bir müddet sonra açılıp gül olması, etrafa gül kokusu salması gerektiğini söylüyor. Dervişin gül gibi açılması "terceman etmek" ibaresiyle verilmiş. Terceman etmek, dervişin kalbine doğan halleri mürşidine açması manasına geldiği gibi zikir, ibadet, dua, ahlak-ı hamide ve Sünnet'e uymak manalarına da gelir. Zira hem kal insanı, yani söz; hem de hal lisanı, yani tutum ve davranışlar, kalpteki halin tercümesidir. Kalp sahibine tahsis edilmişse dilde Cenab-ı Mevla'nın zikri, amellerde Cenab- Mevla'nın rızası olur. 

Gonca iken açılıp gül olmak Rasul-i Zişan (s.a.v.)'e benzemek, O'nun ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bu da ancak Sünnet-i Seniyye'ye titizlikle uymakla mümkündür. Hülasa, hırkaya bürünüp sadece görüntüyle dervişlik iddiasında bulunmak yetmez; o iddiayı ispatlayan bir yaşayış tarzı içinde olmak lazımdır diyor Necati Beğ.

Hırka da esasen bir kıyafetten ibaret değil. Hırka giymekten maksat, o libasın temsil ettiği hal yahut manaları kuşanmaktır. Nitekim ikinci mısrada "hırkada gizlenin ortaya koymak" ifadesiyle, hırkanın içindeki dervişin hal ve hareketlerini dervişlik iddiasına uygun şekilde sergilemesi yanında, hırka ile kuşanması gereken hallerin bilinip yaşanması da kastediliyor. Eskiler hırka giymenin şartlarına harfiyen riayet edilsin diye bu halleri hırka kelimesinin harflerinden hareketle şöyle belirlemişlerdir:  Hırkanın "Ha"sı "haşyet"e "ra"sı "rıza"ya "kaf"ı "kahr-ı nefse", yani nefis ile mücadeleye girişip onu yenmeye "he"si de "hidayet"e delalat eder. 

"Keşf'ül-Mahcub"da Hucviri k.s. şöyle der: "Hırkanın belli sabırdan iki kolu havf ile recadan, iki yanın kabz ile basttan, kuşağı nefse muhalefetten, yakası yakinden, pervazı ihlastan imal edilmiştir. "Yine Hucviri'ye göre hırka giymenin şartı kefen giymek gibidir. Yani ölümden evvel ölmektir.

Bazı tarikatlarda hırka mürşit tarafından giydirilir ki, bu bir nevi biat şeklidir. "İrade hırkası" veya "mürit hırkası" da denilen bu hırkanın mürşit eliyle giydirilmesi, müridin mürşidinin murakabesini kuşanması manasına gelir. Mürit bundan sonra kendi iradesini mürşidinin iradesine bırakıp ona tabi olacağını, onun talimatlarına uyacağını böylece kabul etmiş olur.

Dervişlik niyetiyle hırka giymek, daha önce giyilen bir libası çıkarmayı gerektirir. Dervişlik yoluna girmezden önce giyilen kıyafetlerin çıkarılması kötü sıfatları, kötü ahlakı ve benliği terk kararlığını ifade eder. Yeni giyilen dervişlik hırkası ise iyi sıfatlara, güzel ahlaka ve mahviyyete  sahip olmak demektir. Bu maksatla giyilen hırkaya "tevbe hırkası" adı verilmektedir.

Bütün bu izahlardan anlaşılacağı üzere, asıl olan bir bez parçasından ibaret hırka değil, onun temsil ettiği hal ve manalardır. Bu halleri kuşanmadığı müddetçe hırka giymenin müride bir faydası dokunmayacaktır. Zaten meselenin zahirinde kalıp görüntüye fazlaca ehemmiyet verenler, hırkanın batınında gizlenen bu manalardan gafil olanlardır. Bu gafletle ne giyerlerse giysinler, manen yol almaları mümkün olmaz.

Büyükler, "Dervişlikte yol almak hırka ile değil, hurka ile olur." buyurmuşlardır. "Hurka" yahut "harka", gönülde yakılan, sonra da kendisiyle yanılan "harlı ateş" demektir. Onu tutuşturmak için kıvılcımı mürşid-i kamillerden alınır. Ve elbette bu ateşle yanmaya talip olanların libas derdi olmaz. Onlar Araf suresinin 26. ayetinde beyan buyurulan "..(her türlü libastan daha) hayırlı olan takva elbisesidir." hakikatinden haberdardırlar. Takva elbisesinin taç ve hırka gibi otuza kırka alınamayacağını, bunun Kur'an ve Sünnet'e ihlasla ittiba etmenin semeresi olduğunu da bilirler.

Yazar: T. Ziya Ergunel




{Semerkand} Aylık tasavvufi dergi - yıl 17 - sayı 201 - Eylül 2015



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori: , , , ,

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

2 yorum:

  1. Keske gene halkin arasinda dervisler olsa danissak bilgilensek..

    YanıtlaSil
  2. Benim memleket konya. Yazının resmini görünce duygusallık bastı.

    YanıtlaSil

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if