Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Yüzlerdeki Kir

ibrahim fırat | Cumartesi, Temmuz 30, 2016 | 1 yorum

İnsan, maddi ve manevi binlerce odadan oluşan bir saray gibidir. Maddi yapısı ile alemin özü olan insanın, manevi yapısı daha gizemli, girift, faal ve kıymetlidir. Maddi odalardaki tezgahların bazı  tahsilatları, tezyinatı, tahşidatı da manevi odalarda yapılır. Hesabı ve neticesi oralarda çıkarılır, işlenir, süslenir, geliştirilir, biriktirilir. Mesela, maddi şeylerin tahsilatı manevi şükürdür.

Malumdur ki, işlek bir tezgah kirlenir; atıkları ve bulaşıkları olur, insan, faal yapısından ötürü bir gün temizlenmese yanına yaklaşılamaz. Gün içinde defalarca elini yıkamaya ihtiyaç duyar. Yıkanmayan bir yüz adeta büyün inceliğini ve güzelliğini kaybeder. Artıklarla kirlenmiş ağza, çapaklarla dolu bir göze, akıntıları temizlenmemiş bir burna kulağa bakamazsınız, mideniz bulanır. Dişlerinizi ve hatta ağzınızın içini onun için yıkarsınız. Günde birkaç defa tuvalete giren insanın imdadına su yetişir. Haftada birkaç defa bütün bedenin temizliğine ihtiyaç hasıl olur.

Yıkanmayan el, temizlenmeyen beden hem kendisini, hem başkalarını hasta eder.  Kire su ile merhamet edilmese tahammül edilemez. Kaymaklanır, katmerlenir. Böyle su mahrumu zavallılar, olsa olsa hastaların ihmal edildiği cemiyetlerde, deliler arasından çıkar. Saçlar uzar, yağlanır, birbirine yapışır, kir kurur, kabuk bağlar, tırnaklar küçük birer çöp sığınağı halini alır.

İnsanın maddi yapısı bu kadar kirleniyor, gün içerisinde defalarca ve hassasiyetle temizliğe ihtiyaç hissediliyorsa, daha faal ve derin manevi yapısının kim bilir temizlik ihtiyacı nasıl ve ne denli şiddetlidir. Eğer, delilerin beden temizliğini ihmal gibi, iç temizliği ihmal edilirse  ruh dünyaları kararır. Kabuk bağlama, katmerlenme, kokuşma manevi yapıda da olur. Derinlerden gelen ekşi koku sahibine ve çevresine sıkıntı verir. Küpün içindeki dışına sızar. Yüzlerin kiri, gözlerin karanlığı içteki ihmali ihbar eder.

Maddi yapıyı maddi şeyler temizlediği gibi, manevi yapıyı da manevi şeyler temizler. Ruhu kirden arındıran ibadettir. Fıkıh kitapları temizlik bahisleri ile başladığı gibi, manevi temizlik dersleri de takva denilen haram dairesine girmemekle başlar, salih amel denilen ibadet,  zikir ve iyiliklerle devam eder.

"Kalbim temiz" demenin, hiç yıkanmadan "bedenim temiz" demekten farkı yoktur. Kire batmış bir deli de kendisini temiz bilir. Yaydığı kokuya, elindeki kire alışmıştır ama, kendisini öyle bilip inandırması hakikatı değiştirmez. 

Allah'ı unutmak korkunç bir manevi kir, cinnet ve ihanettir. Nefis, gün içerisinde fırsat buldukça insanı gaflete salmak, istikliyatini ilan etmek ister. Sahiplenmek davalarına girer. Benlik, emaneti mülk gibi gösterir. İnsanı, fahre, gurura düşürür. Ve insan, içine atılan bu atıkları, ekranına düşürülen ve bu çirkinlikleri Rabbinin karşısında el pençe divan durarak temizler. Gafletle geçen her anında bin özür diler. İstikemetini korur.


Yüzlerdeki Kir


Nefis, hesabu unutturarak insanı yasak dairesine iteklemeye çalışır, Şeytan, insana arkadasından, solundan, olmadı sağından ve önünden gün boyu türlü türlü hilelerle yaklaşır. Şehvet; zehrini salar kibir; kılıcını kuşanır, gaflet, postuna bürünür, hırs, gözünü karartır, cimrilik; ellerini baplar nefret; kapkara dumanını yayar, yalan; ellerini bağlar, nefret; kapkara dumanını yayar, yalan sinsi kılıklara bürünür, riya; maksadı şaşırtır, vehim; hayali çığlıklarla kulakları çınlatır. Kalp göz, kulak, dil el, ayak; bütün uzuvlar saniyelerini, dakikalarını ciddi bir mücadele ile geçirir. yer yer yangınlar içerisinden geçerler, üzerine ateşler sıçrar.

Yer yer kanalizasyon gibi kirli yollardan eteklerine leke bulaşmadan kurtulmaya çalışırlar. uzuvlar, harama girmeseler de vazifelerini hakkıyla yapmamış olmanın ezikliğini duyar.

Bunları yaşayan insan, Rabbinin huzuruna çıkmalı, her şeye sözü geçen o Zat'tan yardım dilemelidir. İsteyerek veya istemeyerek yaptığı hataların kirini, günahların ve vesveselerin bıraktığı kurtları zikirle yıkamalıdır. Yoksa karanlık bir köşeye yerleşen kurtçuk, zamanla beslenir, büyür kalbi istila eden yılan haline gelir. İmanın nurunu çıkarıncaya kadar kalbi karartır.  hayra kabiliyeti yok eder. O kalp artık pislik böceği gibi hep kötüyü arar, çirkini görür ve toplar. Sahibi de bu yılan dolu kalbi mühürler ve zararını etrafa yaymasın diye  tamamen kapatır.

Kimini şehvet, kimi bir başka şey kötülüğün  arayıcısı ve alıcısı haline getirmiştir. Böylelerinin yüzlerine haramların lekesi  bulaşmış, daha doğrusu içlerinde ki kir dışlarına sızmıştır. Yüzlerdeki kir, arınmamış vicdanların habercisidir. 


Kaynakça:

Yazar: Mehmet Akar

Tuz Yangını - Timaş yayınları - Sayfa - 21, 22, 23



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori: , , , , ,

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

1 yorum:

  1. çok güzel anlatılmış temizliğin fazleti insanlara aktarılmış yazanın eline sağlık

    YanıtlaSil

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if