-->

Sponsor Alanı

Slider

İlgi Çeken Videolar

Sağlık

Teknoloji

Sinema

Televizyon

Ne Nedir?

En5 Konular

Ads1

extacy

Extacy (uyuşturucu hap) ve zararları. extacy nedir? extacy etkisi nasıldır?

extacy
Ecstacy – Extacy hakkında detay ve zararları hakkında bilgi edinmek için konumuzu okuyunuz. Konumuzda Ecstacy isimli uyuşturucu madde hakkında geniş bilgiye yer verdik.

Bu zehirli madde hakkında 2012 senesinde çok geniş ve detay içeren konumuza yer vermiştik. Dilerseniz bu yazımızı okuduktan sonra diğer ilgili içeriğimize  aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 



Arkadaşlar makalemize geçmeden önce şunu belirtmek isterim: Konumuz biraz uzun olacaktır. Fakat çok dikkatli şekilde sonuna kadar okuyun ve zararlarını bilmeyenlere, bildirin, yakınınız da kullanan kişiler varsa, zararlarını anlatarak bilinçlendirin ve uzak durmasını sağlayın. Bu her insanın görevidir aslında. Gençlik hızlı şekilde kötü duruma doğru gidiyor. Zehir tacirleri nasıl insanların hayatları ile hiç bıkmadan usanmadan oynuyorsa, bilinçli kişiler olarak bizlerde elimizden geldiği kadar insanları bu illetten kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmamız gerekir. 


Uzun senelerden beri neredeyse dünyanın hemen hemen her yerinde var olan bu öldürücü madde, özellikle gençleri hedef almaktadır. İnsanları "extacy" ismi verilen hapa alıştırmak için ellerinden gelen birçok şeyi yaptılar ve bunu da başardılar. Ortalama ülkemizde  20 seneyi belki daha eskilere dayanan mazisi vardır. Ancak çok eski zamanlarda bu tür maddelerin varlığı bilinmiyordu. Bilinse bile çok az bilinen bilinen bir şeydi. Eski zamanlarda bu tür şeyler çok kötü ve nefret gözüyle bakılırdı. Fakat günümüzde artık o kadar yaygın hale geldi ki sanki normal bir şey gibi lanse edilmeye çalışıldı. Ve artık insanlar tarafından bile normal görülmeye başlandı. O zamandan bu zamana kadar çeşitli çeşitli maddeler zehir tacirleri tarafından piyasaya sürüldü. Ve bundan dolayı yeni genç nesil uyuşuk halde kendini bilmez şekilde, diskolarda, eğlence mekanlarında ve birçok alanda şuursuzca zaman geçirmeye başladılar.

Bu insanı insanlıktan çıkaran madde ilk olarak nerede çıktı bu bilinmiyor ancak bazı bilinen verilere göre Hollanda'dan geldiği söylenmektedir. Her nereden gelirse gelsin, uyuşturucu hap kullanmak oldukça tehlikeli ve geleceği riske atan küçücük ama etkisi büyük olan, hayatları karartan, yuvaları yıkan, aile içi şiddetin oluşmasına zemin hazırlayan, ölümlere neden olan, hafıza kaybı, delilik, şizofren vb. gibi nedenlere sebep olan pisliktir. 

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık bu gibi zehirli maddelerin temini de kolaylaşmış durumda, insanlar artık her aradığını internet üzerinden rahatlıkla bulabilmekte ve türlü türlü arkadaşlar edinebilmektedirler. Bundan dolayı yaşadığımız çağ oldukça hızlı bir zamandır. Bu sebeple zaten aranan rahat bulunabildiği gibi, sokaktaki zehir tacirleri yani torbacı diye tabir edilen insanları ölüme sürükleyen kişileri birçok yerde bulmak mümkündür. Çok kolay şekilde bulunabildiği gibi insanlar, eğlenmeye giderken, partilerde vb. gibi yerlerde bu maddeyi yani extacy kullanımı gerçekleştirebiliyorlar. 

extacy kullanımı genel olarak arkadaş ortamında başlar. Zehir tacirleri zorla kimseyi alıştırmaz. İlk önce bunu bilmek lazım. Arkadaş ortamında bazı kişiler içer ve içmeyen kişi bunları görüp kendi de denemek ister. Bundan dolayı kişinin içinde içme eğilimi olduğundan bu maddeyi kullanmak ister, arkadaş çevresindeki kişilerde bir kere iç gibisinden sözler diyerek ilk adımı kişi atmış olur. Fakat etkisi yüksek derecede olduğundan o anki etkiyle hemen bir bağımlılık başlar. Bu bağımlılığa ben psikolojik bağımlılık diyorum. Fiziki bir bağımlılık belki çok uzun yıllar sonra çıkabilir. Ancak ilk etapta psikolojik bağımlılık baş gösterir. Bundan dolayı o anki etki geçtiğinde kişi kendini çok kötü, mutsuz, hayattan soğumuş hisseder ve yeni yeni kullanımların ardı arkası kesilmez. Artık kişi tek kullanımda bağımlı olmuştur. ve haftada bir kere veya eğlenceye gittiğinde yahut partilerde kullanmaya başlar. Bununla birlikte artık bünyesi extacy adı verilen hap şeklindeki zehire alışmış olur. Artık 3 günde bir almaya başlar. Zaman böylece geçer, bünyesi daha fazla alışır 2 günde ve öyle bir zaman gelir ki her gün kullanmaya başlar. Bu şekilde psikolojik ve fiziksel bağımlılık meydana gelmiş olur. Ancak psikolojik bağımlılığı daha yüksek seviyedir. Kişi o anı hep yaşamak istediği için hafta bir kullanırken zamanla her gün kullanmaya başlar. Bu kullanımlar neticesinde dozuda artırmak gereği hisseder, ilk zamandaki gibi bir tane veya yarımı çok etki ederken vücudun alışması sonucu 2 tane veya daha fazla atma gereği hissederler. 

Doz artırma nedeniyle ciddi tehlikeler meydana gelir. Maddelerin adı aynı olabilir ama içeriği kesinlikle aynı değildir. İçinde fare zehirinden tutunda ne ararsanız vardır.  Doz artırdıkça içinde ne olduğu bilinmediğinden fenalaşma, bayılma, kalp krizi ve daha kötü sonuçlarla kullanan kişi karşılaşabilir. Tek doz dahi olsa bu tür kötü durumlara sebep olabilir. 

İnternet üzerinden analizler yapıldığında onlarca kişinin sizleri şaşırtacak derecede aramalar yaptığı karşımıza çıkmaktadır. Bu aramaların en başında şunlar gelmektedir. 

extacy kafası,
extacy kafası nasıl yaşanır?,
extacy nasıl yapılır?,
extacy kandan ne zaman çıkar?,
extacy kafası nasıl uzatılır?.....

Bu gibi aramalar yoğunlukta, buradan da anlaşılıyor ki insanlar bu maddeyi çok merak edip ve kullandığında dahi internete girip kafasının nasıl yaşanacağına dair bilgiler elde etmektedirler. Ancak bazı kendini bilmez insanlar bu zehirden insanları soğutmak ve kurtulması için sebepleri sunmak yerine tam tersine daha sevimli gösterme eğilimine girebiliyorlar. 

Ağacın Sanata Dönüştüğü En Elit Adrestesiniz


            Evleriniz, iş yerleriniz, bahçeleriniz ve aklınıza gelen daha pek çok yerde sizlerde ahşabın yüksek kalitesi ile üretilmiş ve en özel tasarımlarla sizlere sunulmuş pek çok ürünü bir arada görmek istiyorsanız, kütük store bunları başarıyla gerçekleştirebilmeniz için online sektörün açık ara öncü adresi konumundadır.


Ağacın Sanata Dönüştüğü En Elit Adrestesiniz


            Farklı büyüklükler ve görsellik ile herkesin kişisel zevkine hitap eden, otantik mekanlar oluşturma gayretinde olanlar için Ağaç masa kategorisinin ideal bir seçenek olacağını belirtmek isteriz.
            Bunun yanı sıra daha yararlanabilmeniz için pek çok alternatifin olduğunu da söyleyelim. Bunlardan biri Doğal ahşap yemek masası olmaktadır. Yine ekolojik ve sağlık açısından % 100 garantili bu ürünleri asla bütçenizi zor durumda bırakmadan özel indirimler ile satın alabileceksiniz.
            Daima % 100 müşteri memnuniyetini esas alan http://kutukstore.com/ ile hepsi birbirinden şık ve zarif Eski ahşap masa yeni sezon modellerine de göz atabilirsiniz. Ücretsiz nakliye ve satış sonrası destek içinde asla başka bir online mağaza aramaya gerek duymayacaksınız. Karlı çıkacağınız alışverişler yapmanızı dileriz.


Facebook Adınız Renkli Olsun

Dünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook her geçen gün kullanıcı sayısını ikiye katlıyor. Bu konuda facebook kullanıcılarını ilgilendiren güzel bir yöntemden bahsedeceğim. Facebook isminizin renkli gözükmesini ister misiniz? Büyük ihtimalle cevap evet olacaktır. Çok kolay bir yöntem ile bunu yapacağız.  Bunun için aşağıdaki videoyu dikkatlice izlemeniz gerekiyor. 

Facebook Adınız Renkli Olsun

Facebook Renkli İsim Yazma Video


Güvenilir Bir Pet Shop İçin Sizleri De Bu Güçlü Siteye Çağırıyoruz

                İnternet üzerinde her zaman sizlerde beklentilerinize yönelik bir alışverişin kapısını açacağınız yerler keşfedebilirsiniz. Ancak eğer hayvanlarınızın ihtiyacı olan şeyleri satın almak adına bundan böyle sizleri de pet mama shop ailesinin güvenilir destek anlayışından yararlanmaya davet ediyoruz.

                Tahmin edeceğiniz gibi kedilerinizin ya da köpeklerinizin en iyi şekilde beslenmemeleri sizin asli görevlerinizden biri olacaktır. İşte bunun için listenizde orijen mama markasını ilk sıraya yazmanız gerekmektedir.


             Yüksek bir protein gücüne sahip, kalori bakımından düşük, taze et ve meyve çeşitlerinden yapılmış ürün alternatifleriyle orijen köpek maması almak sandığınızdan çok daha iyi olacaktır. Tabi bu mamalar için makul ücretler ödeyeceğiniz indirimlerden yararlanacağınızı da ifade edelim.


                Bir diğer yandan da sizleri yine tatmin edecek ürün seçeneği olan orijen kedi maması içinde zengin bir içeriği barındırdıkları müjdesini vermek isteriz. Yılın belirli bir döneminde değil, daimi olarak bütçenize katkı sunabilmek adına http://petmamashop.com/ da yüzünüzü güldürecek indirimlerin devam ettiğini de vurgulamak isteriz. 

Yazın Gölge Hoş, Kışın Çuval Boş

Yazın Gölge Hoş, Kışın Çuval Boş Atasözü ve Anlamı

Bu söz ile tembel insanları kastetmiş atalarımız. Genel olarak kırsal kesimlerde yazın ekin, hasat zamanları olur bu zamanlarda ekinine değer vermeyip, ağaç altında gölgelenerek az veya hiç çalışmadan yatan insanların kışın aç kalacağı aşikardır. Gençlik zamanı bizler için en kıymetli ve geri döndürülemeyen zamandır. Bu zamanlarda dinamik, güçlü ve istediğimiz birçok şeyi yapabileceğimiz zamandır. Bundan dolayı gençlik yıllarını boşa harcayan insanların, ihtiyarladığı zaman ki çekeceği sıkıntıları anlatmaktadır.


Yazın Gölge Hoş, Kışın Çuval Boş


Şu örnekle daha açık anlatabiliriz: Gençlik yıllarını hiç çalışmadan tembel şekilde geçiren kişiler, herhangi bir işte çalışmadığı için sigortası da olmayacağına göre, emeklilik zamanı da olmayacaktır. Bundan dolayı yaşlandığı zaman gençlik döneminde hiçbir aktivitesi olmadığı için büyük sıkıntılar çekecektir.

Yaz ayları bildiğiniz gibi sıcak geçer. İnsanın canı bir türlü o zamanlarda çalışmak istemeyebilir. Ağaç altında, tatil yerlerinde veya rahat edeceği herhangi bir mekanda insanın dinlenmesi ve hep zamanını böyle geçirmesi kişiye hoş gelir. Bu her ne kadar güzel gibi görünse de her yazın bir kışı vardır.  Kışın boş çuvallar hiç bir işe yaramaz. Bu çuvalların yaz mevsiminde, toprağın en verimli olduğu anlarda doldurulması gerekmektedir. 

Tıpkı gençlik zamanlarını da buna benzetiyoruz. Eğer geçliğimiz sorumsuz, uyuşuk ve tembellikle geçerse, ileri zamanlar için bazı hazırlıklar yapılmaz ise, hayat çekilmez duruma gelebilir. Gençlik yılları hiç bir zaman bitmeyecekmiş gibi gelir. Enerjinin her zaman aynı olacağı düşüncesi, yarın yaparım, ederim derken bir bakıldığında insanın hızlı bir şekilde yaşlandığı ve o yıllardan hiç bir esinti kalmadığı bireyler  tarafından görülür. Ve sonu  pişmanlık  olur. 

Buna bağlı olarak hastalıklar çıkar, el ayak tutmaz hale gelir. Zamanı geriye getirmenin hiçbir çaresi yoktur. Zamanda yolculuk yapılmayacağına göre çaresiz şekilde kalınacaktır. 

Sonuç olarak  ihtiyarladığında rahat etmek isteyen bir insan gençlik günlerini ileriye dönük çalışmalara hazırlayarak günlerini değerlendirmeli ve yaşlılık zamanında rahat etmesi için en doğru seçim olacaktır. 

Bir önceki konumuzda "Yaş Kesen Baş Keser" atasözü anlamı ve özdeyiş hakkında bilgilerin yer aldığı yazımızı okuyabilirsiniz

Kuyuya Okunan Kur'an'ı Kerim

Hafız Halil Özkan tarafından kuyuya okunan Kur'an'ı Kerim ile birçok kişi tarafından dinlendi. Hafız Halil Özkan Antalya'da yaşamaktadır ve Mobilyacılık yapmaktadır. Kuyunun içine doğru Yusuf Suresini okudu.

Hz. Yusuf'un kardeşleri tarafından kuyuya atılmasını anlatan Yusuf suresini okuyan Özkan'ın sesi kuyu içinde akustik ile birlikte kulakları mest eden bir hale dönüşüyor.



Kiralık Aşk 18. Bölüm

Kiralık Aşk Son Bölüm Tanıtımı:

Kiralık Aşk 18. Bölüm, Kiralık Aşk 18. Bölümde neler oldu. Kiralık aşk Star Tv, Kiralık Aşk 18. Bölüm inceleme

Star televizyonun sevilen dizilerinden olan Kiralık aşk son bölümü ile izleyiciyi ekrana kitledi. 3 Ekim 2015 Cuma akşamı star tv kanalında ekranlara geldi. Kiralık aşk dizisinin son bölümü olan 18. bölümü yayınlandı.

Defne ve Ömer'in birbirlerine olan aşkı dahada çoğalmaya başlıyor. Bu ikili eskisine göre daha tutkulu şekilde birbirlerine bağlanıyorlar. Fakat her şey yolunda giderken Ömer'in başı belaya bulaşıyor. Ortaya bir koleksiyon krizi çıkıyor ve bu kriz nedeniyle Defne, Ömer'i bir an olsun hiç yalnız bırakmıyor. Bu sıkıntıları beraber atlatmak için el ele verip her şeyin güzel olacağı günleri beklemektedirler. 

Ömer'in işlerinin düzgün gitmesi için hep yanında olan Defne bu arada kendini ilham perisi olarak algılıyor. 

Bunların yanı sıra dizinin bu bölümünde Deniz'in bir amacı vardı ve sonunda istediği emeline ulaşıyor. Yani kış koleksiyonu artık Denizdedir.  Aslında koleksiyonu veren kişinin sinan olduğunu diğerleri bilmiyor. Fakat bunun Sinan tarafından verildiğini öğrendiklerinde tepkileri acaba nasıl olacak.  Bu ikili sıkı dostluğu ile bu krizin üstesinden  kolayca gelecebilecek mi? yoksa zorluk mu çekecekler. 

Yayın Zamanı ve Günü: 23 Ekim Cuma Yayın Saati: 20.00


Kiralık Aşk 18. Bölüm İzle


Kiralık Aşk  son bölümü izlemek için aşağıdaki star tv'nin resmi sitesine ait olan bağlantıyı kullanabilirsiniz. 

http://www.startv.com.tr/dizi/kiralik-ask


Kiralık Aşk 19. Bölüm Fragmanı izle


Yapısalcılık (structuralisme): Yöntem mi Yoksa Sistem mi?

Mantıksal ampirizm içinde son aşaması sırasında, doğa bilimlerinin dilini tanımalamak için "anabilim" (semantique) kavramının yanlış kullanılmasından ortaya çıkmış dilbiliminin çekiciliği başka bir biçimde, yani dilbilimsel olmaktan çok doktriner olan bir yapısalcılığın bakışında insani bilimlerin dilini  tanımlamak için 'yapı' kavramının yanlış kullanımında ifadesini bulunur.

Yapısalcılık (structuralisme): Yöntem mi Yoksa Sistem mi?


Söz konusu yalnızca bir 'moda' değildir. Ya da daha çok mu moda zira ondan bir tane vardır. Çok genel tarihsel bir fenomene bağlıdır. Varoluşçuluğun egemenliği çeyrek yüzyıldan fazla sürdü. O da yaşanmış tarihsel bir deneyime; savaşın yönetimleri baskıcılaştırmasına, Hitler faşizmin totalitler ezişine, bürokratik bir sostalizmin dramlarına karşı, tek kelimeytle kendine özgülüğü inkar eden tüm yapılara karşı cevap veriyordu ve özdenlik, insanın sorumlululuğu, insanı seçimlerin sıkıntısı üzerine dikkat çekti.

Fakat yapılar, daha çok sinsi daha az açıkça sataşan ve saldırgan bir biçim altında taşındı. 

Yalnızca, basın, yayın radyo, televizyon ve sinema gibi kültür yayma kitle araçlarına gücü değil, bireylerin  tutumunu ekonomik, ahlaki, politik amaçlara şartlandırmak için, o araçları kullanan kuruluşların da bütün  gücü, içinde bireysel davranışların en açık görünümü şemalar yoluyla yapılaştırılmaları olan olgudan bir durum meydana geldi. Şartlandırılmış reflekslerden yapılmış reklam montajlarından duygusal, basma kalıplara kadr, önceden hazırlanmış formüllere göre kristalize edilmiş kitlenin politik tepkileri geçiştirilerek yeni bir geleceğin açılışına, kararıyla, gerçekten katılan ve sorumlu özne gibi davranan, insanın buluşçu tarihsel insiyatif anı böylece ikinci plana atılır. Eşyanın yalnızca görünen yüzünde gerçekten bütünüyle tarih, kendine özgü etkiye sahip yapıların bir  diyalektiğine indirgenebilir gibi görünür. Öyle ki, yapıdan onu doğuran insan etkinliğine doğru çıkmak ihtiyacı hiç duyulmayacakmış duruma gelinir.

O halde, tarihi kendisinin doğurduğu yapıların kişisiz oyununa indirgenirmiş gibi görünen, eşyaya dönüşmüşp insanın görünen ve geçici geri çekilişi üzerine teori kurmaya mı mecburuz, yoksa tam tersine, yapıların başlıca işlevini bütünüyle bilerek yapıyı insani gerçekliğin bir anı gibi, fakat ne bütün  yapıları doğuran temel insan pratiğinden, ne de bu yapılardan hareketle gelişen fakat indirgenmeyen ve kendileri de bir icat etme  anı içeren bireysel pratiklerden dışlanmaz bir an gibi yerleştirmeye mi mecburuz? İşte sorun bunu bilmektir. Başka bir deyişle. Yapısalcılığın geçerliliğini, bilimsel buluşun ve insani ve toplumsal gerçekliğin bir düzeyini incelemenin bilimsel yöntemi olarak kabul etmek ve doktriner yapısalcılığı, insan gerçekliğinin eksiksiz bir incelemesini veren ve de oradan olma  anını ve özellik anını inkar eden bir felsefe olmak istediği zaman atmak. 

Bu önlemler ya da metodolojik postlatlar, araştırmaların alanını sınırlandırmak, bir bilgi düzeyini tespit etmek için gerçekten geçerli ve tamı tamına böylelikle bir bilgi düzeyinin sınırlandırıldığı bilincine sahip olmak ve araştırma sonunda başka düzeylere erişmek sözkkonusu olacağı zaman onu unutmamak ve bu başka düzeyleri daha önceki düzeye katmak koşuluyla verimlidirler.

Levi-Strauss, birçok kez bu yapısal  yöntemin uygulama sınırlarını vurguladı. Örneğin College de France'de açılış dersinde canlı bir tarih övgüsünden sona şöyle ekliyordu: "Bu tarih inancı mesleği şaşırtıcı olabilir, çünkü bazen bize tarihe kapalı olduğumuzdan dolayı eleştiri getirildi... Onu hiç uygulamıyoruz, fakat haklarını kendisine  saklamak istiyoruz...." Araştırmalarda eğer, doğuştan çok yapıya oluşumundan çok sonuca bağlanmışsa, insanın incelenmesinde başka saldırı araçlarının olasılığını ve geçerliliğini ve bilginin yanındakinden başka düzeyleerinin varlığını  hiçbir şekilde dışlama. Örneğin tarih ve yapı arasında bir çeşit temel soğukluğu "La Pense Sauvage"detümüyle kabul ederek 1964'de şöyle yazar: 

"Sosyal ve insani bilimlerin belirsizlik ilişkileri de vardır. Örneğin yapı ve uzantı arasındaki ilişki: şöyle bir bakışta söylenmiş olsa da, tarih ve etnoloji arasında tamamlayıcılığı açıklamanın elverişli bir aracını doğuran, diğeri bilinmeyerek biri algılanamaz."

Bu an, ya da daha çok bu bilginin yapısal düzeyi marksistler tarafından çok uzun zaman ihmal edildi ve bazen de saklandı: Sık sık: örneğin felsefi kavramlar, dinler, ya da sanatsal biçimlerin incelenmesinde, önce eserin yapısının iç ayrıştırması, kurgunun iç ilkesinin araştırması yapılmaksızın hemen dış düzenlemelerin incelenmesine geçtikleri oldu. Ancak Roman Jakopsunu şöyle dediği zaman kabul edebiliyoruz: " Diller ve sanat üzerine çalışmak söz konusu olduğu zaman, ondan yapının nalaşılmasına nasıl kalkışılamayacak bilmiyorum. Başka şeyden söz edenler yarenlik yapıyorlar, bilim değil.  (Fransız mektupları, sayı 1157, tarih 17-23 Mart 1966)

Marksizmi, örneğin sanat düzlemini başka düzlemlerin bir  türemi olarak incelemek isteyen marksizmin mekanikçi karikatürü ile karıştırmamak sarıyla, yapısal yöntem ve marksizm arasında hiçbir karşılığın görülmediğini vurgular.

Yapısal yöntem, marksistlere tüm araştırma için iç ve yapısal analizin ilk ve zorunlu aşama olduğunu hatırlatarak, Marx'ın yönteminin dar ve mekanik yorumunu düzeltmekte yardımcı olabilir. Fakat bu bilgi düzeyinin tek olmadığını unutmamak şartıyla.

Toplumlar ve onların tarihi konusunda marksist anlayışla kendi araştırmalarını bütünleştirme olasılığını düşündüren Levi-Strauss, Vahşi Düşünce'de şöyle diyordu: "Altyapıların söz götürmez önceliği ortaya konmaksızın, inanıyoruz ki praxisler ile pratikler arasında her  zaman bir aracı yer alır. Bu aracı, bir madde ile bir biçimin, ikisi de bağımsız varoluştan yoksun, yapı olarak, yani hem görülür hemde kavranabilir varlıklar olarak gerçekleşmesi işlemi yoluyla olan kavramsal şemadır. Katkıda bulunmak istediğimiz, Marx tarafından henüz kabaca çizilmiş, üst yapı teorisidir. (sf. 173-174)

Kaynak >>   20. Yüzyıl biyografisi (Roger Garaudy) - Fecr