Bonzai ve Zararları Nedir? yangın kapısı eskişehir vinç renkli saç boyası sinema

Cemel Savaşı ve Hz. Talha

ibrahim fırat | Çarşamba, Ocak 06, 2016 | 0 yorum

Hz. Ali (r.a.) Medine'den ayrılırken, Hazreti Osman'ın Şehadetine sebep olan fitnenin başını çeken İbni Sebe hainine Medine'de kalmasını ve kesinlikle hiçbir yere ayrılmamasını emretti. Ama bu hain halifenin emrini dinlemedi. Halifeye gözükmeden Basra'ya gidip kendi taraftarlarıyla iki taraftan birine saldırmaya karar verdi.

Cemel Savaşı ve Hz. Talha


Hz. Ali (Radıyallahu Anh), Basra'ya yakın bir yerde ordugâh kurdu. Tabi halifenin Basra'ya gelişi, arayı bulmak amacıyla olduğu için herkesi memnun etti. İki taraf da ümmetin birliği ve  fitnenin yok edilmesi konusunda hemfikirdi. 

Hz. Ali (r.a.) bir elçi gönderip, Hz. Aişe' (r.a.) nin ictihâdını kabul etmiş olan Basralılarla anlaştı. Her iki taraf da bu anlaşma neticesinde çadırlarına çekilip uykuya daldılar.

Ne var ki, fitneciler iki tarafın anlaşmasını istemediler. Çünkü Hz. Osman (r.a.)'ın şehadetine sebep olan o fitnede buluna münafıklar, kendilerinin infaz edilmesinden korktular.

Fitnenin başı olan Abdullah İbn Sebe Yahudisi, gece karanlığında, grubuyla gelip iki tarafa da baskın yaptı.

İki taraf ta kendisine, karşı grup tarafından hücum edildiğini  ve sözlerinde durmadıklarını zanneti, böylece fitnecilerin bu hilesi sebebiyle ortalık kızıştı ve savaş başladı.

Hz. Ali (Radıyallâhu Anh) adamlarını gönderip neler olduğunu anlamaya ve kendi taraftarlarını savaşmaktan alıkoymaya  çalışıyordu.

Diğer taraftan Hz. Âişe (Radıyallâhu Anh) ise, devesine binerek çarpışmaların başladığı yere gelmiş, kendi tarafını teskin etmeye  uğraşıyordu. Ama ok yaydan çıkmıştı, fitneci unsurlar yüzünden kontrol edilemeyen bir savaş başladı.

Hz. Ali (r.a.) kendi taaftarlarına  emretti:

"Eğer galip gelirseniz kaçanın peşine gitmeyin, mallarını ganimet saymayın, bu bir cihat değil nefs-i müdafaadır. Karşımızdakiler, kafir ya da fasık değil, kardeşlerimizdir!"

Bu olay Hz. Aişe (r.a.)'nın devesi etrafında gerçekleştiğinden "Cemel Vak'ası"  adını almıştır. Üç gün süren savaş sonunda her iki taraftan da on bin kişi kadar şehit verildi. Hazret-i Talha ibni Ubedullah'da, bu savaşta aldığı bir ok darbesiyle yaralandı ve şehit oldu.

Hazreti Ali (r.a.) harp meydanını gezerken Hz. Talha'yı ölenler arasında görünce çok üzüldü, çok ağladı. Onu kucağına alıp yüzündeki toprakları eliyle sildi ve:

"Ey Talha! Yıldız dolu bu semanın altında seni toprağa serili görmek, bana çok ağır geldi. Yirmi yıl evvel ölseydim de bu günü görmeseydim" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Ve Hazreti Talha'nın cenaze namazını bizzat kendisi kıldırdı.

Ehli sünnet alimlerinden olan İbn Hazm bu konu hakkında:

"Cemel Vak'asında her iki tarafın iyi niyetli olduğunu, yaptıkları işin içtihada dayandığını, savaşmak maksadıyla yola çıkmadıkları halde durumun aleyhlerine döneceğini hisseden katillerin komplosu sonunda kendilerini savaşın içinde bulduklarını, dolayısıyla kusurlarının olmadıklarını" söyler.

Kaynakça: Lalegül - Aylık İlim- Kültür ve Fikir Dergisi: yıl,3 sayı:34 Aralık 2015; s.37,38



İçeriği Sosyal Ağlarda Paylaşmak için Alttaki Butonları Kullanabilirsiniz


Kategori: , ,

Yazar Hakkında:
!BR@H!M F!R@T Blogumuzda paylaşılan her şey tanıtım amaçlıdır. Telif ihlali olan paylaşımları iletişim kutusundan veya ibo.firat@gmail.com adresinden bize ulaştırabilirsiniz.

0 yorum

Lütfen konuyla alakasız yorumlardan kaçının. Sadece link almak amaçlı ( spam ) yorumlar yazmayınız. ( anında silinir ). Argo, küfür, siyasi vb. içerik barındıran yorumlar yazmayınız.

Not: Yorum yapabilmek için (yorumlama biçiminden) Anonim ( isimsiz olarak ) veya Adı/URL'yi ( Adı ( gerekli ) / URL ( kısmını boş bırakınız ), fonksiyonlarından seçim yaparak yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Ancak Google + profili ile yapılan yorumları onaylamıyorum bilginize. Yorum yaparken Adı/URL kısmından yaparsanız sadece isim yazmanız yeterli. Site adresi, URL eklerseniz yorumunuz onaylanmaz.

if