-->

Sponsor Alanı

Slider

İlgi Çeken Videolar

Sağlık

Teknoloji

Sinema

Televizyon

Ne Nedir?

En5 Konular

Ads1

Taralı Alan İhlal Tespit Sistemi

Taralı Alan İhlal Tespit Sistemi Devreye Girecek!


Araç Sahiplerinin dikkat etmesi gereken hususlar.


İstanbul trafiği oldukça yoğun oluyor ve özellikle kavşaklarda meydana gelen birikme sonucu tüm trafik kitleniyor. Bunun için ortalama 3 sene önce bir çalışma başlatıldı. Bunun adı "Taralı Alan İhlal Tespit Sistemi" artık ihlal durumu söz konusu olan araç sahiplerini tespit ederek ceza kesebilecek. 

Taralı Alan İhlal Tespit Sistemi


Bu durumda araç sahiplerinin dikkatli olması önerilmektedir. İhlal sözü konusu olursa anında tespit ile ceza kesilebilir. 

Sürücüler bu uygulamaya özen gösterirlerse trafik sorunu biraz da olsun azalacaktır. Aksi takdirde dediğimiz  gibi  cezaların gelmesi söz konusu olacaktır. Bu sebeple bu haberi dikkate almanızı öneririz. 

Kar Neden Yağmadı...

İstanbul'da beklenen kar neden gelmedi?


Beklenen kar yağmadı...


Bu hafta beklenen  kar  yağışı yağmur olarak kendini gösterdi.  Hafta sonu beklenen kar yağışı şehir ısı adası etkisi altında kaldığı için yağmura çevirdi. 

Meteorolojiden edinilen bilgiye göre bu hafta da kar yağışı olmayacağı söylendi. Bugünden sonra İstanbul'da yağışlı hava  hakim olacaktır. Beklenen kar henüz gelmedi. Bunun nedenleri arasında "ısı adası" etkilidir. 

Kar Neden Yağmadı...


Ara ara yağmur şeklinde kendini hissettirecek hava  bazen de parçalı bulutlu olacaktır. Rüzgarın  güneye doğru ilerlemesi ile havaların ısısında artış olduğundan kar yağışı bu hafta da yağmayacağı tahmini haberi verilmektedir. 

Hafta içinde yağışlar görülecek ancak hava sıcakları da biraz artacak ortalama  7  ile 8 derece artması beklenmektedir. 

Evet her  zaman tahminler doğru çıkmayabilir. Çünkü geleceği kimse bilemeyeceği için tahminlerde yanılma payı mutlaka olacaktır. Kar ne zaman yağar ne zaman yağmaz bu konu hakkında kesin bilgi vermek yanlış olur her şeyin en doğrusunu Allah bilir. Dilerse yağar dilemezse hiç  yağmaz. 

Tertemiz Olabilmek

Temizlik hem maddi hemde manevi olarak iki kısıma ayrılır. Manevi olarak temizlenmek için ilk önce tövbe etmek ancak bu tövbe de samimi olmak bir daha o günahlara dönmemek ayrıca o günahlar için eğer becerebiliyorsanız gözyaşı dökmek ve çok pişman olmak. Ve bir daha o günaha dönmemek sureti ile günahlarınızdan arınmış olursunuz. Nitekim bu tövbe öyle samimi olmalı ki kalben bunu da bilmek gerekir. İnsanlar hata yapar, günah işler, günahsız insan olmaz, Peygamber hariç. Günah işlenir ve tövbe edilirse affolunur.  

Kainatın Efendisi Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır. 

“…التَّائِبُ مِنْ الذَّنْبِ كَمَنْ لَا ذَنْبَ لَهُ – “Günahından tam olarak dönüp tövbe eden, onu hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mâce, zühd 30; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, 10/150)

Hadis-i şerifte işaret edilen tövbe nasuh tövbesidir. Yoksa yarın günah işleyecek ve bunu bilecek olan kimse akşamları tövbe eder sonra o günahı tekrar işlerse gene günahkar olur ve bu nasuh bir tövbe olmaz. Yukarıda zikrettiğimiz gibi bir daha o günaha dönmemeye kesin niyet etmek ile bu elde edilir. Veya buna güç yetirilemiyorsa elinizden geldiği kadar günahlardan kaçmak ve yakalanmamak ile olur. Eğer günaha tekrar dönülürse hem önceki ettiği tövbeye tövbe etmeli ve işlemiş olduğu günahların hepsine birden tövbe edip rest çekerek şeytanı kahrı perişan ederek. Allah'ın istediği gibi olmalıyız. 

Tertemiz Olabilmek


Nasılsa ehl- kitap olan insan Müslüman olduğu zaman anasından doğduğu gibi o andan itibaren günahsız oluyorsa samimi bir tövbe de insanı aynen onun gibi yapmaktadır. Ama ne yazık ki bizler tövbelerimiz de ve verdiğimiz sözlerde bazen duramıyoruz.  Ve nefsimize yenik düşerek tekrar günah işliyor ve buna üzülüyoruz.  Ama bu üzülme bile tövbe yerine geçiyor. Ama önemli olan bir daha yapmamak bunu çok kere vurguladım ki kafamızda yer etsin.  Hz. Mevlana ne güzel demiş. "Ne olursan ol gene gel" demiş. Bu yüzden  isterseniz  günahlarınız dünyalar dolusu olsun ne olursa olsun (Allah'a şirk koşmak ) harici tüm günahlar affedilir. Ama Allah'a şirk koşmuş biri de hatasını anlar ve tövbe ederse tabi ölmeden o zaman affolunabilir. Allah (c.c.)'ın affetmediği günah şirk koşulmasıdır. Yani Allah'a ortak koşulmasıdır. Bu yüzden ehl-i kitap tamamen şirk koşmaktadır. Hristiyanlıkta baba, oğul kutsal ruh kavramı vardır. Buradan da anlaşılmaktadır. zaten onlar İslam'ı kabul etmediği müddetçe günahlarından arınamaz ve cennete giremez ayrıca cennetin kokusunu bile alamazlar. Ebedi cehennemde kalmak üzere cezalandırılırlar. 

Hristiyan, yahudi, ateist, deist, putperest, şirk ehli, ateşe taban ve bunun gibi birçok  farklı batıl dinlere mensub kişiler (ateistlik veya deistlik din değildir) tamamen kendi saçmalıklarıdır. Hristiyan veya Yahudi en azından batıl bir dine mensup ama iman etmezlerse Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Allah'a ( La İlahe İllallah Muhammeddür Resulullah ) demedikleri sürece İslam'a girmiş olamazlar. Sadece La İlahe İllallah demek yetmiyor. Ve ayrılmaz olan Muhammeden Resulullah'da denmesi gerekir. 

Son Peygamber Hz. Muhammed (a.s.v) bunu ehl- kitap da (Kitap ehli yani Hristiyan ve Yahudiler ) biliyor. Ancak inanmıyorlar. Yahudilerinin inanmama sebebi binlerce sene öncesinde Hz. Muhammed (a.s.v) geleceğini biliyorlardı. Çünkü semavi kitaplarda yazılıydı ancak Yahudiler inanacaktı ama Allah her şeyi çok iyi sonsuz ilmi ile bildiği için Peygamber  Efendimizi (s.a.v.) Onların soyundan değil Arap kabilesinden çıkardı ve sonra onlar sözünden döndü. Çünkü onlar kendi soyundan olmayanları kabul etmez. Kitap ehlinden olan en iyi bilenler arasında yer alan Yahudiler Peygamberimizi (a.s.v) son Resul ve Nebi olduğunu biliyorlardı ancak bu gurur ve kendi soyundan olmama durumu neticesinde inkar ettiler hemde bile bile. Yahudiler naletlenmiştir. Allah'ın laneti onların üzerinde olsun. 

Biz Müslümanlar  her ne kadar kötü de olsak,  günahkarda olsak Allah'ın bize verdiği en büyük nimet İslam ile şereflendirmiştir. Bundan daha büyük bir nimet aramanıza gerek yok. Çünkü Allah bizi sevmiş Müslüman bir ailede yetiştirmiş, rızkımızı vermiş ve bizim cennete gitmememizi istiyor. Aslında Allah tüm kullarının iman edip cennete gitmesini ister. Allah (c.c.)'ın Rahmet çok bol ve geniştir. Ancak birde herkesin bilerek aklına getirmediği gazabı da vardır. Biliyoruz Allah'ın rahmeti gazabını geçmiştir. Bizlere Rahmeti ile muamale edeceğine inanırız ama ya gazabı ile muamele ederse o zaman vay halimize. Allah bu gibi kötü durumlardan tüm ümmeti muhammedi muhafaza etsin. 

Cehennem azabı çok şiddetlidir. Nereden biliyorsun dersen, gittin mi gördün mü  giden gelen var mı ki, sorular aklınıza gelirse. İlk olarak gidip gelen var derim o da son peygamber  Hz. Muhammed (s.a.v.) ve diğer kısımları ise sahih kitaplardan bilmekteyiz ve Kur'an-ı Kerim de de bunlar bildirilmektedir. 

Cehennem ehli bu kadar büyük ve sonsuz azap içinde olmalarının dışında onları en çok berbat derecesinde  yakan, yıkan, kahreden, durumlardan biride Allah (c.c.) onlara kızmasıdır. Yani razı olmamasıdır. Bu durum cehennem azabından daha çok acıtmaktadır. 

Cehennemin dehşeti, ürkütücü sesi o kadar yüksek derecede çıkar ki sadece bize azap olarak bu bile yeter. Cehennem atesi dünyadaki ateş gibi değildir.  Cehennem atesinin rengi siyah renktedir. Her insanın cezası günahına göre hafif veya şiddetli olarak çekilir. Denir ki en hafif cehennem azabı ayaklarının altından ateş verilince beynin kaynamasıdır. Gerisini siz düşünün daha yüksek olanı ve münafık olanların en alt tabakada olacakları zaman  üst tabakada eriyip, etleri, pislikleri, yağları hep alttakilere gidecektir. Neyse ben daha fazla bu konuyu uzatmayayım. 

Temiz olmak gerekir bunu aşağıda ayeti kerime ile özetledik. Cennet ehlinden olmak ne güzel,  cennet çok güzel o kadar güzel ki  anlatılamaz. Orada uyumak yok, kötü olan hiçbir şey yok, mutsuzluk yok, halsizlik,  hastalık yok.  Hep güzellikler var ve en güzeli ise Allah'ın cemalini görebilmek ama bu görmek nasıl olacak derseniz. Bu görmek çok farklı şekillerde anlatılmaktadır. İnsan Allah'ı görecek ama bunu anlatamayacak. Allah'ı cennetten göreceğiz. Cenneteki insanlar  makamlarına derecelerine göre her gün, cuma günlari vb. gibi süre zarflarında göreceklerdir.  Cennetten Allah (c.c.) görüldüğü zaman tüm cennet zevkleri bir kenara bırakılıp  unutulacak ve o an insan daha başka bir şey istemeyecek tabi sonrasında gene cennette mutluluk, huzur ve zevk içinde yaşanacak. Cenneti anlatmak cehennemi anlatmak kadar kolay değil aslında. Ben bu yüzden bunu daha fazla uzatmak istemiyorum. Belki yanlış bir şeyler yazarız günaha gireriz önemli az ve öz olan sözlerdir. 

Allah (c.c) Ayet-i Kerimede, "Şüphesiz Allah, çok tövbe eden ve çok temizlenenleri sever" (Bakara 2/222)

Temizlenenler kasıt maddi ve manevi kirlerden arınmış kimselerdir. Maddi temizlik bedenin, elbisenin, evin yahut çevrenin temizliği; manevi temizlik de kabin günah kilerinden  temizlenmesi manasını taşımaktadır. 

İmanın iki yönü vardır. Bunlardan biri batını şirkten ve küfrün pisliklerinden temizlenmektir. Şirk başta olmak üzere kalbin ve nefsin her türlü küfürden ve kötülükten temizlenmesi, arındırılması gerekmektedir. Diğeri de Allah (c.c.) ibadet için vücudumuzu gerektiğince temiz tutmak gerekir. Bu temizlik ile ilgili sitemizde konularımız yer almaktadır. 

Günün Sözü:

"Güçlüklerle karşılaştığında sabret, bunlar seni güzelleştirir. Güçlüklerin ardından  kolaylıklar gelir."  (Hz. Osman (r.a)

Çeviri Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tercüme yapılırken dikkat edilmesi gereken seçkin bazı kurallar ve bağlamlar söz konusudur. Bu kurallara ne kadar bağlı kalınırsa, yapılacak tercüme o kadar kaliteli olacaktır. Tercüme yaparken dikkat edilecek en önemli unsurlardan birisi çeviriyi yapan kişi ya da aracın doğruluğudur. Tercüme yapan kişilerin objektif olması ve tercümelerine yorumlarını katmaması gerekir. Aynı durum tercüme için kullanılan site ve programlarda ise farklı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Tercümenin yapılması esnasında kullanılan program ve sitelerin doğruluğu test edilmeli ve bunun için yalnızca güvenilir araçlardan faydalanılmalıdır. Tercüme araçlarını kullanmadan önce çeşitli yöntemler aracılığıyla test etmek, yapacağınız tercümelerin daha doğru ve daha güvenilir olmasını sağlayacaktır.

Çeviri Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler


Tercümelerde en fazla kullanılan diller; İngilizce, Arapça, Fransızca, Almanca, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca ve Yunanca olarak dikkat çekmektedir. Bu çeviriler, Türkçe tercümelerin baz alınmasıyla belirlenmiştir. Yani dilimizden en fazla yapılan çevirilerin bu dillere olduğu söylenebilir. Listenin ilk sırasında İngilizce tercümeleri yer almaktadır. İngilizce tercüme, diğer diller baz alındığında da en fazla kullanılan dillerin başında gelmektedir. Herhangi bir araştırma yaptığımızda karşımıza çıkan belge ve kaynakların çoğunun İngilizce olması ya da yabancılarla anlaşmak için İngilizceyi kullanmamız, İngilizce tercüme işlemlerinin sayısal ve niteliksel anlamda artmasını sağlamıştır. İngilizcenin tüm dünya tarafından kabul gören ortak dil olması da İngilizce tercüme işlemlerinin artması adına önemli bir etken olarak dikkat çeker.

İngilizce, özellikle eğitim alanında kullanılan bir dil olarak lanse edilmektedir. Eğitim alanında bir araştırma yaptığınızda karşınıza çok sayıda kaynak çıkarken bu kaynakların hemen hemen tamamı İngilizce olacaktır. Farklı ülkelerde yapılan araştırma ve geliştirme çalışmaları, evrensel boyuta erişebilmek adına İngilizceye çevrilir ve diğer bireylerin yararlanması adına sanal ortamda paylaşılır. Bu da internetten araştırma yaparken daha çok İngilizce kaynak ve belgelerle karşılaşmamızı sağlar. İngilizce kaynak ve belgelerden yararlanabilmek için hemen çevir araçlarından yararlanmamız gerekir. Elimizdeki kaynak ve belgeleri Türkçeye çevirebilmek adına İngilizce tercüme sitelerini kullanabiliriz. İngilizce tercüme sitelerinde cümle ve yazı tercümesi yapma imkânı bulmamız, elimizdeki kaynakları kullanılabilir hale getirmemizi sağlar. Bu gibi konularda çeviri yaparken kullandığımız sitelerin seçkin ve kaliteli olmasına özen göstermemiz gerekir. Kullanacağımız site ne kadar kaliteli olursa, yapmış olduğumuz çeviriler de standartların o derece üzerinde olacaktır.

İngilizce çeviri siteleri, özellikle lisans ve lisansüstü öğrencilerinin kullandığı türde siteler olarak göze çarpar. Ödev, araştırma, sunum, tez ve benzeri çalışmaları hazırlarken elde edilen kaynakların Türkçeye çevrilebilmesi adına bu gibi sitelerden yararlanan bireyler, böylece elde ettikleri verileri kısa süre zarfında bilgiye çevirebilirler. İngilizce tercüme siteleri, bu gibi çalışmaların minimum sürede hazırlanması adına önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle kısıtlı zamanlarda İngilizce çeviri sitelerinin bireylere ciddi bir katkısı söz konusu olacaktır. Kısa zamanda iyi sonuç alabilmek adına kullanılabilen bu siteler, diğer dillerde yazılan kaynakların çevrilmesi adına da kullanılabilir. İngilizce dışındaki dillerle hazırlanmış kaynak ve belgeler, dil çeşitliliği olan kaliteli tercüme sitelerinde rahatlıkla tercüme edilebilir. Kullanacağınız web sitenin dil çeşitliliği ne kadar fazla olursa, o siteden yararlanma olasılığınız da o derece artacaktır.


Tercüme sitesi seçerken hızlı siteleri tercih etmemiz, tercüme yapmadan önce bağlı kalmamız gereken kurallar arasında gösterilebilir. Verilerin bize daha hızlı ve daha seri bir şekilde sunulması, kullandığımız sitenin kalite göstergelerinden biri olacaktır. Dolayısıyla seri ve kaliteli sonuç sunan web siteleri kullanmaya özen göstermemiz gerekmektedir. Bu gibi siteler sayesinde tercüme işini çok daha kısa bir süre içerisinde gerçekleştirme şansına nail olabiliriz. 

Klima Servisi Firmalarının Görev Alanları

Klima kullanımı, ülkemizde gitgide yaygınlaşmaktadır. Artık neredeyse her evde ve her iş yerinde klima kullanıldığını görüyoruz. Bu da hava sıcaklıklarının ne derece değişken olduğuna işarettir. Ayrıca kış ve yaz aylarında da rahatça kullanılmaları, klimaların daha da yaygınlaşmasını sağlamaktadır.

Klimalar, kış aylarında ısınmamızı; yaz aylarında ise serinlememizi sağlamaktadırlar. Klimaların iklimlendirme cihazı olarak adlandırılmasının temel sebebi de budur. Dünyada çok sayıda kaliteli klima üreticisi mevcuttur. Bu üreticiler, farklı özellikte ve boyutlarda klimalar üretmekte ve piyasaya sunmaktadırlar. Kullanıcılar, bu açıdan farklı özellikteki klimaları kullanma şansına sahip olurlar. Klima kullanıcılarının klima satın alırken çok sayıda seçeneğe sahip olması, onlar adına oldukça sevindiricidir.

Klima Servisi Firmalarının Görev Alanları


Bireyler tarafından kullanılan klimaların yanı sıra işyerleri ve alışveriş merkezi gibi alanlarda kullanılan klimalar da oldukça yaygındır. Büyük işyerlerinde genel olarak salon tipi klimaların daha geniş bir kullanım alanı mevcuttur. Bu tipteki klimalar, geniş alanları daha rahat iklimlendirmektedirler. Alışveriş merkezlerinde ve benzer alanlarda kullanılan klimalar ise daha farklı modellerde üretilmektedirler. Bu tür klimalar, genelde tavan döşemesinin üzerinde bulunurlar ve bireyler tarafından görülmezler. Klimanın görüntü kirliliği yaratmaması adına böyle bir yöntem kullanılmaktadır. Ayrıca bireylerin böylece klima ayarlarıyla oynama gibi bir şansı da olmayacaktır.
Ülkemizde klima kullanımının geniş bir alana yayılmış olması, klima servisi hizmeti veren kurumları önemli kılmaktadır. Klima servisleri, klimaların bakım ve tadilat işlemlerinde devreye girmektedirler. Klimanız bozulduğunda ya da bakımını yaptırmanız gerektiğinde klima servislerinden hizmet alabilirsiniz. Klima servisleri, her tip klimayı rahatlıkla tamir edebilirler.

Standart klimalar, portatif klimalar, gizli klimalar, salon tipi klimalar ve diğer klima modelleri için hizmet sunan klima servisleri, tüm bu klimalar konusunda bilgi sahibi çalışanlardan meydana gelmektedirler. Firmalar, buna göre çeşitli çalışan grupları oluşturmaktadırlar. Örneğin; alışveriş merkezlerinde kullanılan klimalardan daha iyi anlayan çalışanlar, klima servisi tarafından genelde bu gibi alanlara yönlendirilirler. Standart klimalar ise hemen her klima uzmanı tarafından rahatlıkla tamir edilebilirler. Standart tipteki klimaların sistemi, diğer klimalara göre daha kolay ve anlaşılır olduğundan tamir edilmeleri ve bakımdan geçirilmeleri çok daha kolaydır.


Standart klima dendiğinde akla ilk olarak duvar ve pencere tipi klimalar gelmektedir. Bu tipteki klimalar, genelde konutlarda ve bazı iş yerlerinde kullanılmaktadır. Evinizde duvar tipi ya da pencere tipi klima kullanmanın yanı sıra büyük odalar için salon tipi klima da tercih edebilirsiniz. Klimanızı daha uzun yıllar boyunca yıpranmadan kullanmak istiyorsanız sık sık bakımını yaptırmanızı tavsiye ederiz. Bakım işlemi de klima servisleri tarafından yapılmaktadır. Klimanızın markasına uygun bir klima servisinden bu bağlamda hizmet alabilirsiniz. Böylece klimanızın genel temizliğini, gaz dolum işlemini ve benzeri bakım çalışmalarını yaptırabilirsiniz. 

Blogger Esnek Slider Manşet Eklentisi

Blogger kullanıcıları için vazgeçilmez olan eklentiler arasında manşet eklentisi yer almaktadır. Blogger slider manşet eklentisi ile sitenizi daha şık hale getirebilir ve daha fazla okunma oranını artırabilirsiniz.  Sitenizin temanıza göre uygun bir yere  blogger manşet eklentisini eklemeniz mümkün. Esnek bir yapıya sahip olan bu eklenti sitenizin hemen hemen her yerine koyabilirsiniz. Fakat bunu header kısmına yani en üst kısma eklemeniz daha iyi olur.  Eğer üst kısımda slider var ise temanıza göre daha alt taraflara ekleyebilirsiniz seçim size kalmış. 


Blogger Esnek Slider Manşet Eklentisi


Blogger manşet eklentisinin özellikleri arasında siteyi  hiç kasmaması ve diğer  slider mansetlerle  uyumlu olması. Örnek vermek gerekirse, herhangi bir  javaScript kodu ile oluşturmuş eklentiyi eklediğiniz zaman bazı durumlarda temanız yer alan manşet çalışmaz hale geliyor. Bunun nedeni js. kodlarının çakışmasından kaynaklıdır. Bu gibi sorunları  halletmek aslında basit ama benim bu önerdiğim eklenti de hiç bir ayar yapmanıza gerek yok. 

Blogger esnek manşet eklentisi eklemek

İlk olarak Blogger > Kumanda Paneli > Tema > HTML'yi düzenle kısmından kod bölümüne gelin ve CTRL + F tuşlarının yardımı ile arama yaparak </head> kodunu bulun ve hemen üstüne altta vermiş olduğum kodu ekleyin.




2. adım olarak aynı şekilde arama yaparak  </body> kodunu bulun ve bir satır üstüne aşağıdaki kodu ekleyin ve kayıt edin. 




Yapmanız gerekenler bu kadar. Son bir ekleme daha yapacağız oda  manşeti nerede göstermek isterseniz oraya ekleyeceğiniz koddur. Kodu daha sonra vereceğim şimdi bu yukarı vermiş olduğum kod içinde değişliklikler yapmanız gerekecek. 

blogURL: "http://www.ibrahimfirat.net/", Buraya kendi site adresinizi yazınız.
MaxPost: 12, burada ne kadar yazı gösterecekseniz o kadar sayı belirleyiniz.
idcontaint:"#myslidepost",
ImageSize:500,
interval: 10000, Slider hızı bunu hızlandırmak için 10000 rakamını azaltın örnek olarak 5000 ve yavaşlatmak için ise rakamı çoğaltmanız gerekecektir.
autoplay:true,

tagName: false Burası en önemli kısımdır. Bu şekilde eklendiği zaman son yazılar gözükecektir. Ancak tagName kısmına dilediğiniz  bir etiketinizi yazarsanız o etikete göre yazılar ekranda çıkacaktır. Örnek olarak şöyle olabilir. 

tagName: false yerine "sağlık" etiketi olduğunuzu düşünerek sağlık etiketini ekleyeceğiz yani tagName: yazan yer sağlık: olmuş olacak. Ben küçük  harf kullandım sizin etiketinizin başlangıç harfi küçük ise küçük şekilde yazın, büyük ise büyük harf ile başlayın o zaman başarılı olacaksınız. 

Şimdi manşetimizi ekleyeceğimiz son kod. 

Bu kodu ( <div id="myslidepost"></div> ) gadget şeklinde herhangi bir yere kumanda panelinden ekleyebilirsiniz.  Nereye eklerseniz manşet orada gözükür. 

Örnek görüntü için iF sitemizin ana sayfasına bakabilirsiniz.


Bir önceki blogger eklentileri konumuzda "Blogger Widget'ları Mobilde Görünür Yapma (Reklam Gösterme)" ile ilgili çok detaylı bilgi içeren konumuzu okumanızı tavsiye ederiz

Dünyanın En Zengin 5 İnsanı

Bu konumuzda dünyadaki gelmiş geçmiş en varlıklı  5 insanın listesini yaptık.  Zenginlik güzel bir şeydir. Ancak unutulmamalıdır ki zenginlik her  zaman insana mutluluk vermez. Çok zengin olmaktansa yetecek miktarda  paraya sahip olmak insanı daha çok mutlu edeceğini düşünüyoruz.

Dünyanın En Zengin 5 İnsanı


1. En Zengin İnsan: Bill Gates - 136 milyar $  (1955 - ….. ) Gates, Microsoft firmasının  ilk kurucularından olup  ve şirketin liderdliğini ve baş yazılım mimarlığını yapmakta.

2. En Zengin İnsan: Cornelius Vanderbilt - 185 milyar dolar (1794 - 1877) Hollanda kökenli olan ve Amerikalı Cornelius Vanderbilt ABD'nin doğu ve orta kısımında ki  bayağı  demiryolunun inşasını yapmıştır.

3. En Zengin İnsan: Muammer Kaddafi - 200 milyar dolar (1942 - 2011) 2011’de yakalandıktan  sonra, Libya Kralı Muammer Kaddafi’nin 200 milyar dolarlık gizli bir serveti olduğu belirlendi.

4. En Zengin İnsan: Mir Osman Ali Han – 236 milyar dolar (1886 - 1967) 400 milyon $ dolar servete sahip olduğu açıklanmıştır.

5. En Zengin İnsan: Andrew Carnegie - 310 milyar dolar (1835 - 1919) Amerikan çelik endüstrisinin öncülüğünü yapmış ve  İskoç kökenli  Amerikalı Andrew Carnegie, 1901 senesinde Carnegie Çelik firmasını’nı JP Morgan’a sattığında bu zamanın parasıyla hesap yapılırsa serveti 310 milyar dolarlık çok büyük paraya bedel geldiği bilinmektedir.

Bir önceki En5 yazımız >> Güzel Kaşlar İçin Yapmanız Gerekenler

Az Yemek Yemenin Sağlık Açısından Faydaları

Çok yemek yemenin sağlığa zararları nelerdir?



Genel olarak insanlar sanki dünyaya yemek yemek için gelmiş gibi bir görünüm sergiliyorlar. Ve neredeyse insanların zamanının büyük bölümü  sofralarda yemek yemekle geçiyor. Kimi insanlarda yemek yemekten hiç hoşlanmazlar. Yemek yeme işlemi onlara zor gelir, zevk almak yerine tam tersi olarak zorluk çekerler.  Aslına bakacak olursak zaten yemeği çok yemek sağlık açısından zararlı ve birçok hastalığa davetiye çıkarabilir. Ne oluyorsa zaten fazla kilolardan oluyor. Bir bakın etrafınıza zayıf insanlar mı daha sağlıklı, aşırı kilolu olanlar mı. Tabi bu yemek yeme meselesi ileri zamanlarda obeziteye dönüşüyor. Bazı insanlar zevk için sürekli  yemek yerler, bazılar sıkıntıdan kendini yemeğe verir. Bu böyle akıp gider.  

Az Yemek Yemenin Sağlık Açısından Faydaları



Yemek ne için yenir ilk önce bunu bilmemiz lazım. Bir insan yemeği güç kazanmak  için yemeli  fazla yememeli orta kararında yemeli. Bunu daha açık ve net örneklerle  sizlere aktaracağız. Aslında insan ne için yemek yemeli sorusunun cevabı aşağıda.

Az yemek yemenin faydası hakkında: 


Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde  şöyle buyurmuştur.

" Ademoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Ademoğluna kendisini ayakta tutacak kadar yemesi içmesi yeterlidir. Eğer daha fazla yiyecekse en azından midesini üç bölüme ayırsın. Birini yemek, birini su, birini de hava için kullansın."

Bu hadis-i şerif çok güzel az yemek yemenin faziletini anlatmaktadır. Yemeği aslında ibadet yapmak için yemeli,  bunun için  güç kazanmak gerekir ve bu da gıdalarla olur. Bunu zevk haline getirmek yerine  kendine yetecek kadar yani ayakta duracak, ibadetlerini yapacak kadar ancak kendini çok zayıf düşürecek kadar da az yemek gene ona zarar olarak dönecektir ki; bu sebeple ibadetlerini yapamayacak, güçten düşecek ve  geçimini sağlamak için çalışamayacaktır. 

Çok yemek yemek  kalbi zayıflatır.  Büyük zatlar genelde az yemek yerler ve çok ibadet ederlerdi. Düşünün zaten öbür dünyada her şeyden sorguya çekileceğiz. Bu vücudumuz bize emanettir. Bu bize sorulmayacak mı, biz çok yemek yiyerek oburluk derecesine gelerek, vücudumuza zarar vermiş olacağız ve aynı zamanda ileride gelecek olan hastalıklara davetiye çıkarmış olacağız. Bunların hesapları ve tüm hesaplar zaten sorulacak. Olaya İslami açıdan bakmak istemeyenler sağlık açısından baksın orta kararda mı yemek iyi çok yemek mi kararı verin ve araştırmasını yapın.  Zaten karnını tıka basa dolduran insan hantallaşır ve neredeyse pek fazla  hareket edemez. 

Sünnete göre yemek yeme şekli çok aç kalmadan yemek ve yiyince çok doymayacak kadar yemektir. Bunun fazlası da azı da zararlıdır. Ortayı bulmak lazımdır. Bunun nedeni ise  açlık insanı güçten düşürmektedir. İbadet edemeyecek ve geçimini sağlayamayacak duruma sokabilir. Oburluk ise daha vahimdir. Nefsin iç alemindeki gücünü çoğaltır. Aynı zamanda kalbi zayıflatır. Ve bu nedenle de sağlığımız elimizden uçup gider. 

Şöyle çok güzel bir söz vardır. Konuyu tam tamına özetleyecek niteliktedir.

"Azı seni taşır, çoğunu da sen taşırsın"

Bir önceki sağlıkla ilgili konumuzda "Hastalık Geliyorum Der mi?" yazımıza göz atabilirsiniz. İlgili bağlantıyı tıklayarak konuya yönlenebilirsiniz.