-->

Sponsor Alanı

Slider

İlgi Çeken Videolar

Sağlık

Teknoloji

Sinema

Televizyon

Ne Nedir?

En5 Konular

Ads1

Cornish Rex Kedi Cinsi

Cornish Rex Kedi Irkı ve Özellikleri

Bu ırk biraz ilginç kedilerdendir. Çok değişik şekilde akıl almaz akrobatik hareketleri vardır. Bundan dolayı bu "Cornish Rex" kedilerinin yapısında oyunculuk ön planda olup tez canlı oluşu da çok dikkat çeker.

Cornish Rex Kedi Cinsi


Bu ırk asla yalnızlıktan hoşlanmaz, bildiği her şeyle oynarlar. Aynı zamanda ilginç bir şekilde diğer canlılarla özellikle köpek ve kendisi gibi kedilerle oynamayı çok sever. Genel olarak sahibine ve ev halkına çok çabuk alışır, kısa zamanda ahbap olursunuz. Bunun haricinde evde vakit geçirmeye bayıldıkları gibi bazen uykucu da olabilirler. 

Genel görünüş ver yapısıyla sportmen olan bu ırk, sahibine çok çabuk alışır ve ilgi göstermekten çekinmez. Oldukça zeki olan Cornish Rex cins kedileri kendisini kolayca sevdirir. Bu yüzden birçok insan tarafından sahiplenilir. 

Bu kedi cinsi normal olarak orta yaşata olan insanlar ile biraz daha yaşı ilerlemiş kişiler tarafından tercih edilir. Bunun nedeni sahibine karşı çok duyarlı ve ilgili olması olabilir. Aynı zamanda zekası da ön planda olduğu için bu durum geçerlidir.

Kediler bildiğiniz gibi  az yerler ama sık sık gıda tüketirler. En çok sevdikleri yemek ise pirzola ve kuzu etidir. Bu ikisini önüne koyun başka bir şey istemezler zaten. Bunun için baya bir masraf da gerekecek. Ancak kedi mamalarına da kısa zamanda alışabilirler. Bu yüzden herhangi bir sorun olmayacaktır. 

Yukarıda dediğimiz gibi pirzola ve kuzu etini sevdiklerini belirttik. Ancak sürekli bu iki gıda ile beslenirse Cornish Rex ırkında uyuşukluk ve hantallık oluşabilir.  Bu kedi ırkının tüyleri genel olarak çoğunda kıvırcıktır. 

Cornish Rex Kedi Irkının Vücut yapısı ve Görünüşü Nasıldır?

Genellikle orta boydadır. Büyükleri orta boyu geçmez. Nadir olarak bazıları hariç biraz daha büyük olabilir. Ağırlıkları ise  2 veya  4 kilo arasında değişkenlik göstermektedir. 

Burnu dörtgen şeklindedir. Kafası ise adeta bir yumurtayı andırmaktadır. Gözleri normal büyüklükte olup oval şekle sahiptir. En çok dikkat çeken yeri ise burnudur. Kulakları oldukça dik ve kıvırcık tüyleri aynı zamanda bıyıkları kısadır.  Kuyruğu biraz uzun ve kıvırcıktır. Bu yönüyle  vücudu kendine uyumlu ve orantılıdır. Bu özellikleriyle de çok dikkat çeken ırklar arasında bulunur. 


Cornish Rex Kedisinin Tüy Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Tüyleri çok sert ve kıvırcık olduğundan  fırçalama esnasında kedinin derisine zarar vermemek için hafifçe ve özenle bakım yapılmalıdır. Aynı zamanda belirli aralıklarla tüylerinin kesilmesi gerekir.  Ancak iyi bir yönü ise  tüylerinin kısa olması nedeniyle fazla dökülmez bu yüzden haftada bir kaç kere taranması ve fırçalanması yeterli olacaktır.  Cornish Rex ırkının ana vatanı  Büyük Britanya'dır.

Bir önceki konumuzda "Chinchilla Kedi Cinsi" özellikleri, genel yapısı, vücut yapısı, tüy bakımı, kökeni hakkında bilgiler verdik. Konumuza giderek inceleyebilirsiniz.

Derviş Bohçası

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in devri saadetinde Yemen'de yaşayan Veysel Karani k.s. hazretleri, Efendimiz (s.a.v.) ile zahiren görüşememiştir. Fakat Efendimiz'e derin bağlılığı ve sevgisinden ötürü manen veya rüya yoluyla O'nunla görüşmüş ve manevi terbiyesine girmiştir. Bu durumdan ötürü zahiren görüşemediği halde Hz. Peygamber (a.s.v.)'in ya da bir mürşidin ruhaniyetinden feyz alma yoluna tasavvufta "Üveyslik", böyle kişiler de "Üveysi" denir.


Derviş Bohçası


Bir kişinin Üveysi sayılabilmesi için Peygamber Efendimiz s.a.v.'den, Veysel Karani k.s. hazretlerinden, Hızır Aleyhisselam'dan ya da bir mürşid-i kamilin ruhaniyetinden manen feyz alması gerekir.

Tasavvuf tarihinde pek çok veli Üveysidir. Mesela İbrahim b. Edhem k.s. hazretleri Hızır Aleyhisselam'dan Bayezid-i Bistami k.s. hazretleri Cafer-i Sadık r.a.'ın ruhaniyetinden, Ebu'l Hasan Harakani k.s. hazretleri on iki yıl boyunca Beyazid-i Bistami k.s. hazretlerinin ruhaniyetinden, Şah-ı Nakşibend k.s. hazretleri ise Abdülhalik Gücdevani k.s. hazretlerinin ruhaniyetinden feyz almışlardır.

Rivayet edildiğine göre Şah-ı Nakşibend k.s. hazretleri Buhara'daki mezarları ziyareti esnasında, mezarların başında bulunan lambalarda yağ dolu olmasına rağmen fitil hareket ettirip yağa bulanmadığı için ışığın az olduğunu fark etti. Yüzü kıbleye dönük bir vaziyette otururken bir ara kendinden geçen Şah-ı Nakşibend k.s. hazretleri, büyük bir tahtın üzerinde yüzü peçeli bir zatın oturmuş olduğunu, tahtın etrafında da birçok kişinin bulunduğunu müşahede etti. Tahta oturan kişinin Abdülhalik Gücdevani k.s. olduğu kendisine bildirildi. Sonra Abdülhalik Gücdevani yüzündeki peçeyi kaldırıp Şah-ı Nakşibend hazretlerine seyr ü süluka dair şunları şöyledi:

"O gördüğün lambalar sana bir işarettir. Sende bu yol için kabiliyet var ama kabiliyet fitilinin hareket ettirilmesi lazım ki aydınlık olsun ve manevi sırlar zuhur etsin Daima dinin emir ve yasaklarına uymak, azimet ve Sünnet ile amel etmek, ruhsat ve bid'atlarından kaçınmak gerekir. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in sözlerini rehber edinmek, sahabenin sözlerini öğrenmek gerekir."

Şah-ı Nakşibend hazretleri kendisinden yaklaşık 250 yıl önce yaşayan Abdülhalik Gücdevani hazretlerinin ruhaniyetinden feyz aldığı için Üveysidir.

Tasavvuf eğitimi, kısaca nefs terbiyesinden ibarettir. Bu sebeple mürşid-i kamiller müritlerini yetiştirirken öncelikle onların geçmişlerinden getirdikleri kötü alışkanlıklarını, önyargılarını yok ederler. nasıl ki kirli suyla dolu bir kap önce boşaltılır, sonra temizlenir ve yeniden temiz su ile doldurulursa, kalp de böyledir. Önce yıllardır biriktirilen kötü huy, alışkanlık ve düşüncelerin boşaltılması gerekir. Bu işlemin tabii bir unsuru olarak, tasavvuf yoluna giren kişi güzel bir niyet ile kendisini Hak'tan uzaklaştıracak arkadaşlarını da terk etmeli, görüldüğünde Allah'ı hatırlatacak yeni arkadaşlar edinmelidir. Yani iç dünyada gerçekleşen temizlik dış dünyada da yapılmalıdır.

Yirmi altı tarikattan el aldığı bildirilen Abdulvehhab eş-Şa'rani k.s. hazretleri (1493-1565) Kahire doğumlu olup ilk tahsilini babasının yanında almış ve daha sonra elinden fazla hocadan ilim okumuştur. Otuz iki yaşındayken adına yaptırılan medresede binlerce talebeye ilim okutmuş ve irşad faaliyetlerini yürütmüştür. İlimdeki liyakati ile meşhur olan Şa'rani hazretleri pek çok alanda eser vermiştir. Tabakatü'l Kübra adlı eserinde Sahabe Efendilerimizden başlayıp kendi dönemine kadar yaşamış olan alim ve velilerin hayat hikayelerini, sözleri ve hallerini nakletmiştir.

Abdülvehhab eş-Şa'rani k.s. söz konusu kitabu yazma sebebini şöyle anlatır:


"Bu eser Allah yolunda kendilerine uyulan evliya zümresinin menkıbelerini derlediğim ve hallerini anlattığım bir kitaptır. Sahabelerden ve Tabiinden başlayarak hicri dokuzuncu asırda ve onuncu asrın bir kısmında yaşayan zatları aldım. 

Bu eseri yazmamdaki gayem, tasavvuf deryasına dalan bu topluluğun yolunu tanıtmaktır. Bir de hal ve makamlarındaki edepleri bütün inceliği ile anlatabilmektir."

Yazar: Cihat Ceylan


{Semerkand} Aylık tasavvufi dergi - yıl 17 - sayı 201 - Eylül 2015

Soru Cepte KPSS Uygulaması

Soru Cepte KPSS Uygulaması
Artık günümüzde teknoloji çok hızlı şekilde gelişiyor. Eski zamanlara nazaran teknoloji bugün ki kadar gelişmiş değildi. Bundan dolayı teknoloji insanların çok faydalandığı zamanımızın en büyük aracıdır.  Her insan neredeyse birçok işini İnternet üzerinden yapmaktadır. Neredeyse her evde ve her bireyde İnternet bulunmaktadır. Bu sebeple ve en önemlisi  günümüzde mobil kullanımı çok yaygınlaştı. 

Mobil kullanımın yaygın olması nedeniyle, aradığımız birçok şeyi cep telefonlarımızdan, mobil cihazlarımızdan bulabilmekteyiz. Bunun içinde internetin faydalı yanlarından yararlandığımız gibi, derslerimizi, ödevlerimizi ve aklınıza gelen çok aktiviteyi bu şekilde yapmaktayız. Bu konumuzda sizlere kısaca fayda sağlayacak bir uygulamadan bahsedeceğiz.


Bildiğiniz gibi KPSS bireyler için çok önemlidir. Ve binlerce insan bu sınava hazırlık yaparak, zamanının büyük kısmını bu sınava çalışmakla geçirmektedirler. Bunun için çok pratik bir "kpss mobil uygulama" ile karşınızdayız. Oldukça kaliteli bir siteye sahip olan "sorucepte.com" web sitesi ile birçok uygulamaya tek tıkla ulaşabilmeniz mümkündür. 

Bunun yanı sıra içeriklerde yer alan en önemlisi olarak faydalanabileceğiniz kpss konu anlatımı ile ilgili kategorileri bulabilirsiniz. Çok geniş arşivli olan bu hizmet kpss hazırlığı yapanlar oldukça faydalı olacaktır.  Burada yapabilecekleriniz bir hayli fazladır ancak bazılarını sayacak olursak, mobil uygulaması ile pratik şekilde bilgilere ulaşma, kpss soru çözme, Türkçe, tarih, coğrafya, vatandaşlık, tarih öğret, eğitim bilimleri, güncel bilgiler ve birçok alanda bilgiler edinebileceğiniz nadir hizmet veren sitelerdendir. 

Aynı zamanda kpss soruları ile deneme testleri yapabilir bilginizi ölçebilirsiniz. Daha önce kpss sınavlarında çıkmış olan sorular da yer almaktadır. Bu şekilde düzenli olarak kolay şekilde sınavınıza hazırlıklarınızı yapmanız açısından değerlendirmeniz gereken bir platformdur.

Bu sayede nerede olursanız olun mobil uygulama ile cepten aradığınız bilgilere ulaşabilecek ve zamanınızı çok iyi değerlendireceksiniz. Özenle hazırlanmış olan bu uygulamanın adı soru cepte uygulamasıdır. Yukarıda verdiğimiz bağlantıları ziyaret ederek uygulamaya ve genel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Direk uygulamanın adresi olarak Google Play Store üzerinden indirmeniz için aşağıdaki bağlantıyı kullanmanız yeterli olacaktır.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kpss.soru.cepte

Kanola Yağı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kanola Yağı Nedir?

kanola
Kanola Yağının Faydaları nelerdir? Kanola Yağının zararları nelerdir? kanola yağı kullananlar, kanola yağı 2015, kanola yağı fiyatı hakkında..

Günümüzde  çeşitli çeşitli yağ türleri bulunmaktadır. Son zamanlarda sık sık kullanılan yağlardan olan kanola isimli yağ, kolza bitki tohumlarından meydana getirilen yağ türevidir. Bu yağ çeşidi Kanada tarafından geliştirilmiş olup ve bu yüzden dünyanın her tarafına tanıtılması nedeniyle "Canadian Oil, Low Acid" olarak dünyaca bilinmektedir.

Kanola, uzun seneler boyunca başka mercilerde kullanılmış, genellikle buharlı makinelerde kullanımı yapılmıştır. Daha sonra kanola  yağını 1950 senesinde her yerde özellikle marketlerde kullanıma sunulmuştur. 

Kanola yağı zararlı mıdır? Kanola yağının zararları hakkında

Kolza bitkisi dünyadaki bitkisel yağ barındıran en zehirli bitkiler arasında yer alır. Bu zehirden dolayı bu bitkiyi insanlar haricindeki canlılar dahi yiyemezler. Her ne kadar  bitkisel yağ olsa da kolza, bitkisinin tohumlarının arındırılması ve bununla birlikte başka değişimlerle elde edilmesi neticesinde olsa bile bazı araştırmalar sonucunda insan sağlığına zararlı etkileri olduğu söylenmektedir. Bu yüzden tam olarak netlik kazanmış sayılmaz. Ve uzun süreden beri araştırmaları devam etmektedir. 

Buna bağlı olarak birçok deneyin yanı sıra hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde vardır. Bu deneylerin sonucu iyi çıkmamıştır ve insan sağlığı açısından zararlı olacağı düşünülmektedir. 

Bilinen bazı zararları şunlardır:

* Kalp rahatsızlığına neden olabilmektedir.
* Kabızlık yapabilmektedir.
* Kansızlığa neden olmaktadır.
* Körlük gibi ciddi hasarlara neden olabildiği bilinmektedir. 

Bunlar bazı bilinen zararlarıdır. Bundan dolayı birçok ülkede kanola yağının satışları yasaklanmıştır.  Bazı dönemlerde hayvanların yemlerine kolza bitkisi karıştırılmış olup ve bundan dolayı deli dana diye tabir edilen hastalık da ortaya çıkmıştır. 

Diğer bir araştırmalar ise fareler üzerinde denenmiştir. Bu deneylerin sonucunda gene  zararlı olduğu gözlemlenmiştir. Kalp, böbrek, böbrek üstü bezlerinde zararlar oluşmuş, bu yağ verilmediği zaman zararlar en aza inmiş ve tekrar verildiğinde dokuların öldüğü meydana çıkmış aynı zamanda bağışıklık sistemini de zayıflattığı görülmüştür. 

Bu yağın içinde çok miktarda erosik asit yer almaktadır. Bundan dolayı bu zararlı asit, insanlarda akciğer kanserine neden olabilmekte, sinir sisteminde hasarlar, kan dolaşımını olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden kanola  yağının bunca zararı varken ve bilinmedik daha nice zararları olabileceği de düşünülmelidir. Ve dikkatli olunması gerekir. 

Kanola yağı faydalı mıdır? Kanola  yağının yararları hakkında

Birçok zararından bahsettiğimiz  gibi kanola yağının elbette faydaları da vardır. Bildiğiniz gibi  zararları olan bazı şeylerin yararları olabildiği gibi faydalı olan maddelerinde zararları olabileceği unutulmamalıdır. Bundan dolayı bu yağ çeşidinin faydaları da vardır. Yani aslında zararlı olan aslında kanola yağı değil kolza bitkisidir. 

Günümüzde artık bu yağın kolza bitkisinin zararlarından arındırılmış halde sunulmaktadır. Bununla birlikte kolza bitkisinde bulunan erosik asit oranı % 40'larda iken % 0,1 oranına kadar düşürülmüştür. Bu sayede yukaruda belirttiğimiz zararları en aza indirilmiştir.  Bu düşük oran neticesinde araştırmalar sonucunda kişinin sağlığını olumsuz olarak etkilemediği söylenmektedir. 

Diğer bir faydası ise doymuş yağ oranı çok düşük olmasıdır. Diğer yağlarda doymuş yağ oranı oldukça fazladır. Ancak bu yağda bu oran çok düşük seviyededir. Bundan dolayı diğerlerine göre daha faydalı olduğu bilinir.  Diğer yağlarda yüzde 20 - 12  - 15 iken kanola'da %7 oranındadır. 

Tercih edilmesinin nedenlerinden bir tanesi de tekil doymamış yağ oranı da çok düşük seviyede olması nedenidir. Bunların haricinde kanola yağının diğer yağlar özellikle ayçiçeği yağına nispetle ısıya karşı duyarlılığı daha sağlam olmasıdır.  Bundan dolayı genel olarak kızartma yaparken bu yağ tercih edilir. Bununla birlikte yağda herhangi bir tat değişikli gözlemlenmemiştir.

kanola yağı

Sonuç olarak kanola yağının zararlarını ve faydalarını anlattık. Ancak dediğimiz  gibi  zararları en aza indirilmiş olup kullanımında pek sakınca görülmeyen yağdır. Fakat zararlarını da dikkate alıp, iyice araştırmak gerekir. Olumlu ve olumsuz yönleri olduğunu bu yazımızda gördük. Genel olarak fiyatı da uygun olduğundan tercih edilmektedir. Fakat kullanıp kullanmamak için çok iyi bir araştırma yapmanız iF ailesi tarafından önerilir. 


Bir önceki ne nedir konumuzda "Ölü piksel nedir?" isimli yazımızı yazdık. Ölü piksel hakkında bilmeniz gerekenler ve ölü piksel testi için konumuza göz atabilirsiniz.

DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI TEDAVİSİNİN ÖNEMİ

Toplumsal sağlığı tehdit eden psikolojik rahatsızlıklardan biri davranış bozukluklarıdır. Davranış bozukları nelerdir? Davranış bozuklukları kişinin yaşına, toplumsal normlara, ahlak kurallarında veya yasalara uymayan davranışlar göstermesidir.

Davranış bozukluğu olan kişiler saldırganca hareketler sergileyebilirler. Suç işlerler. Şiddet uygulayabilir, hırsızlık yapabilirler. Yalan söylerler. İşledikleri suçları masum insanların üzerine atabilirler. Yaptıkları saldırganca hareketler nedeniyle pişmanlık duymaz, vicdani huzursuzluk hissetmezler.



Davranış bozuklukları sebepleri, genellikle küçük yaşta yaşanan olumsuz durumlarla ilişkilendirilir. Bu durumlar, istismar, cinsel taciz, şiddet, yanlış bakım, çocuğa bakan kişinin sürekli değişmesi, sevgi, bakım ve ilgi eksikliği, aşırı sorumluluk yükleme, terk etme, ebeveyn kaybı gibi durumlardır.

Elbette bu durumları yaşayan kişilerin hepsinde davranış bozuklukları görülmemektedir. Fakat davranış bozukluğu olan kişilerin bu tip bir geçmiş yaşantı deneyimi olduğundan söz edilebilir.

Çocuklarda davranış bozuklukları ve yetişkinlerde davranış bozuklukları, benzerlikler ve farklılıklar gösterebilir. Her iki durumda da saldırgan davranışlar, şiddet, yalan, uyumsuz tavırlar mevcuttur. Çocuklarda davranış bozukluklarının belirgin örnekleri, inatçılık, söz dinlememe, altını ıslatma, yaşıtlarıyla anlaşamama ve oyunlara katılmama, motivasyon eksikliği şeklinde görülebilir.

Yetişkinlerde davranış bozuklukları ise çok daha tehlikeli, toplumsal düzeni tehdit eden hareketlerdir. Çevresindeki insanlara şiddet uygulayabilir, küfür edebilir, uygun olmayacak birçok davranışta bulunabilirler.

Davranış bozuklukları çeşitli kişilik bozuklukları sonucunda da ortaya çıkabilir. Yine unutulmaması gereken en önemli nokta davranış bozukluklarının çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimlerle ilgili olduğudur. Çocuğun ilk gelişim dönemi onun karakterinin belirlendiği, kişiliğinin oturduğu dönemdir. Ne verilirse onu alır, gördüğünü öğrenir.

Davranış bozuklukları olan kişileri suçlamadan önce onların hasta oldukları bilerek, durum ciddileşmeden tedaviye yönlendirmek gerekir. Çevrenizde ya da ailenizde bu tür davranışlar sergileyen kişiler varsa derhal tedaviye yönlendirmelisiniz.

Davranış bozukluklarının kişinin yalnızca kendisiyle ilgili olmadığını tüm çevresini hatta tanımadığı insanları bile tehdit eden bir durum olduğu unutulmamalı ve ciddiye alınmalıdır. Özellikle çocukluk çağında fark edilerek tedavi edilmesi, önemli sorunların ortaya çıkmadan önlenmesini sağlar.

Davranış bozukları tedavisi için madalyon psikiyatri merkezi uygun bir kurumdur. Ayrıca madalyon klinikte yalnızca bu konuda uzman olan ekip üyeleri bulunmaktadır.


RAF KULLANARAK DUVARLARINIZA ŞIKLIK KATABİLİRSİNİZ.


İnsanların günlük olarak mobilya araçlarını kullanması kaçınılmazdır. Yaşam alanları içerisinde insanların kendilerine sundukları kolaylıklar ve rahatlıkların hepsinin temelinde mobilya ve mobilya malzemeleri ile mobilya araçları mevcuttur.


İnsanların daha çok farklı içerikleri saklaması ve sağlıklı bir şekilde muhafaza etmesi mantığında olan mobilya araçları içerisinde genel olarak raf gelmektedir. Raf kullanım alanlarına göre kendi içerisinde birçok alana ve modele göre ayrılmaktadır. İnsanların yeni yaşam düzeni içerisinde dekorasyona çok önem vermesinden dolayı birçok raf modelleri eskide kalmıştır. İnsanlar daha çok yapıcı ve kullanışlı modeller ile iç mimarı yapı birleşmekte olup en çok raf modellerine tek bir noktadan erişmek önemli bir durum haline gelmiştir. Kişilerin farklı alanlarda kullanmak için raf tipini belirlemesi, alışverişe başlamak için yapılması gereken en temel durum olarak göze çarpmaktadır.

Kişiselleştirme işlemlerine önem veren kişiler rafları ofislerinde dekoratif raf olarak kullanabilmekte olup, ofislerde kullanılacak raflar daha çok sergileme ve ürün gösterme şeklinde düşünülmektedir. Ofis içerisinde kullanılacak olan raflar,  kişilerin ödüllerini, diplomasını veya farklı alanlardan elde ettiği nadide parçaları sergilemek amacı ile kullanması amacı ile dekore edilmektedir. Rafların içerisine, yerleştirmesi yapılan ürünlere göre ürün temin etmekte artık çok kolay hale gelmiştir.

Ofislerin içerisinde kullanılan raflar haricinde çalışma alanlarında, hızlı kullanım gerektiren gereçleri yerleştirmek amacı ile duvar raf şeklinde yaptırmak veya Evidea gibi e ticaret sitelerinden temin ederek, kendiniz matkap ile kolayca vidalama yöntemi ile kurulumunu yapmanız mümkün olacaktır. Kişilerin çalışma alanlarını rahatlatmak ve kişilerin farklı durumlara düşmesine engel olmak amacı ile mükemmel bir çözüm aracı olarak ifade edilen duvar rafları gelişen mobilya sektörü ile farklı ölçülerde kullanıcıların beğenisine sunulmaktadır. İş yerleri için ikinci el raf temin etmekte oldukça mantıklı ve kullanımı hızlandırıcı unsur olarak düşünülebilir.


Mobilya kategorisi içerisinde yer alan raflar, kişisel kullanım rafları, kitaplık tarzında raflıklar, mutfakta kullanılan raflar ve birçok özel raf modelleri ve alanları mevcuttur. Farklı ödeme tipleri ile kişiye özel renk seçimleri ile Evidea üzerinden temin etmenizin mümkün olduğu mobilya araçlarından olan raflar kişiye özel kullanım stilleri sunmaktadır. 

3D Şaka

Bu video görmeye alışık olmadığınız çok enteresan şakalardan ibaret. Bu işin uzmanları belirli yerlere 3 boyutlu olarak resimler çiziyorlar. Bu görüntüleri gerçeğinden ayırt etmek gerçekten imkansız. ve süper görüntüler ortaya çıkıyor.



Dini Levhalar Süs mü?

İslam'i Levhalar Hakkında


Bir Mümin aslolan, Allah'ın Yüce ismini, ayetlerini, Peygamber aşkını gönlüne nakşetmektir. Bununla birlikte Allah'ı, Peygamberi'ni, ilahi buyruk ve ahlakı hatırlamak için dini levhalar satın alınması, bulundurması meşru ve normaldir. Fakat günümüzde dini levhalar hususunda bazı can yakıcı sorunlar da bulunmaktadır.

Tarih boyunca müminler sürekli Allah'ı zikretmek, O'nun emir ve yasaklarına göre hayatını tazim etmek istemişlerdir. Bunu gerçekleştirebilmek için Allah Teala ile irtibata vesile olan her şeyi yüksek bir tazim ve ihtiramla karşılamışlardır. Bunun güzel ve göze çarpan bir örneği olarak mescitleri, ev ve işyerlerini donattıkları tabloları görmek mümkündür.

Dini Levhalar Süs mü?


Bu tablolarda çoğu zaman Cenab-ı Hakk'ın İsm-i Celali, ayeti kerimeler, Esma-Hüsna, Efendimiz s.a.v.'in  ismi,, kelime-i tevhid gibi mukaddes isim ve kelimeler yer almaktadır. Müslüman sanatkarlar bu hususta, büyük özen göstererek en güzel nakışlarla, en ince işçilikle, her bir çizgisinden edep ve muhabbet süzülen sanat harikalarını meydana getirmişlerdir.

Diğer taraftan, günümüzde özellikle seri üretimle yapılan ve bir ticari ürün haline gelmeye başlayan dini tablo ve biblolar, üretilme, dağıtım ve pazarlanma hem de esas maksadına uygun kullanım bakımından yeninden üzerinde düşünülmesi gereken hususlardır. 

Niçin dini levha?

Önce, yüzyıllar boyunca neden bu tarz tablo ve levhalar yapılmış, camiler başta olmak üzere mekanları tezyin etmiş, buna bakalım.

Nefsinin dizginlerini tutmayı, şeytanın ayartmalarına kapılmamayı dileyenler için kainatta Rahman'ı hatırlatan, günahlardan sakındıran sayısız delil vardır. Bunlar bazen kişinin dara düştüğü, savrulmanın eşiğine geldiği zamanlarda imdada yetişen bir nevi ilahi yardımlardır.

Mesela Yusuf (a.s.)'ın Züleyha ile yaşadığı büyük imtihanda Cenab-ı Hak onu bir burhanla koruduğunu haber vermiştir. Ayet-i kerimede mealen şöyle buyrulmuştur: "Doğrusu hanım ona sahip olmayı iyice aklına koymuş ve buna yeltenmişti de... Eğer Rabbinin burhanını görmeseydi o da kadına meyledecekti.  Biz ondan kötülüğü ve fuhşu gidermek için böyle yaptık. Çünkü o ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı." (Yusuf,24)

Burhan ile ilgili alimlerimiz çeşitli tefsirler yapmışlardır. Özetle burhan, kişiyi uyaran, Hak ve hakikati hatırlatan maddi ve manevi deliller kanıtlardır. Dini tablolardaki mübarek isim, sıfat ve kelimeler de bir nevi burhanlardır.

Mesela duvarında "el-Emin: Tam güvenilir, tam dürüst" vasıflı Peygamberimiz'in pak ismi yazan bir esnafın, dürüst ticaret konusunda kendini uyarmak istediği düşünülür. Evine girerken kapının üstünde veya karşısında Besmele levhasıyla karşı karşıya gelen bir mümin hem Besmele okuyarak girmeyi, hem de Allah'ın adıyla girilen evde O'nun rızasına aykırı bir şey, mesela zulüm olmayacağını hatırlar.  Bu açıdan, ibret nazarıyla bakabilenler için dini tablolarda yer alan ifade, ibare ve isimler muhafaza edici bir tesire sahiptir. Maksat budur, böyle olmalıdır.

Cenab-ı Hak, Zariyat suresinde mealen "hatırlamak mümünlere fayda verir" buyurmaktadır. Burada öncelikle sözlü hatırlatma kastedilmekle birlikte, her türlü hatırlama ve hatırlatıcıların da fayda kapsamına dahil olduğunu söyleyebiliriz. Mesela cami girişlerinde yazan "Oraya emniyet ve selametle girin." (hicr, 46) ayeti celilesi, cennet ehline söylenen bir söz olması itibarıyla kişiye hem cennete götürecek bir mekana girdiğini hatırlatır hem de cennet misali bu mukaddes mekanın edeplerine riayet ederek mescitte bulunması gerektiğini tembihler. Böylece dünya işleriyle meşgul olduğu halde camiye yönelen müminin kalbini toparlamasına, dünyayı geride bırakmasına, huşu ile namaza ve Rabbine yönelmesine vesile olur. 

Kültürümüzde levhalar

Cami içinde de Kur'an-ı Kerim'den sure ve ayetler yine aynı  maksatla naşedilmiş veya tablo halinde yerleştirilmiştir. Mesela ihlas suresi ve Ayete'l-Kürsi hemen hemen her camimizde bulunur. İhlas suresi Allah'ın bir olduğunu, hiçbir şeye muhtaç olmadığını, her şeyin O'na muhtaç bulunduğunu, doğmayıp, doğrulmadığını, hiçbir şeyin O2nun dengi olmadığını bildirir. Ayete'l-Kursi de Allah'ın birçok sıfat ve esmasını ihtiva eder. Dolayısı ile müminler camiye her girdiklerinde Allah'ın azametini, isim ve sıfatlarını hatırlarlar. Böylece akidelerini sürekli tashih eder, tevhid üzere bulunmaya özen gösterirler.

İslami kültürümüz, tarih ve ahlak kitaplarımız dini levhaların kullanılmasını dolaylı olarak teşvik eder. Mesela peygamberler tarihi kitaplarında anlatıldığına göre Hz. Adem a.s. yeryüzüne indirildikten sonra Cenab-ı Hak'tan Efendimiz (s.a.v.)'in hatırına affolunmayı talep etmiştir. Allah Teala "Muhammed'i nereden biliyorsun?" diye sual ettiğinde, cennetin kapısındaki "La ilahe illallah Muhammedu'r-rasulullah" levhasını gördüğünü söylemiştir.

Sohbet geleneğimiz içinde defalarca dinlediğimiz bu kıssa, Efendimiz (a.s.v.)'in Cenab-ı Hak katındaki yüksek mertebesini anlattığı gibi, ibret almak kaydıyla bu tür levhaların vesile olabileceğini hayırlara da işaret eder. Hz. Adem (a.s.)'ın tövbesinin kabul edilmesi de Cenab-ı Hakk'a bu ilticası neticesinde gerçekleştirmiştir.

Zühd yolunun önderlerinden büyük sufi Bişr-i Hafi k.s.'nin hidayet ve velayetine  de Besmele yazılı bir kağıdın vesile olduğu anlatılır. Tezkirelerde zikredildiği üzere Bişr, sarhoş bir halde evine dönerken üstünde Besmele yazılı bir kağıt bulur. Allah'ın isminin yerde olmasını yakıştırmaz. Kaldırır. Öper temizler, güzel kokular sürer ve yüksek bir yere asar. O gece salihlerden bir zata rüyasında Bişr'i bulup şunları söylemesi istenir: "İsmimi temizleyip arındırdın, biz de seni temizledik arındırdık. İsmimi yücelttin, biz de seni yücelttik. İsmime güzel kokular sürdün, biz de seni güzel kokulu hale getirdik. İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyada da ahirette de temiz ve güzel bir hale getireceğim."

Bu zat Bişr-i bulur, rüyasını anlatır. Bişr tövbe eder. Kendisini ilme ve zikre verir. Kısa zamanda öyle bir manevi hale kavuşur ki, ömrünün sonuna kadar hem halk hem seçkin kişiler hayır duasını almaya, onun irfan sofrasından nasipdar almaya çalışır. Evet; Bişr-i Hafi k.s. yerdeki Besmele'ye hürmet ederek, kıyamete kadar menkıbe ve nasihatleriyle yaşayacak, ismi anılacak ulu bir veli olmuştur. 

Hürmetin sebebi


Din gayretli ve ilahi muhabbet sebebiyle ecdadımız hat sanatına büyük önem vermiş, mekanlarını her biri muhabbet ve zarafet abidesi hatlarla, levhalarla tezyin etmiştir. Elbette bunu yaparken son derece hürmetkar davranmıştır. Hat sanatkarlarının meşk etmeye başlamadan önce ve meşk esnasında titizlikle riayet ettiği edepler vardır. Konuyla ilgili kitaplarda bu edepler uzun uzun anlatılır. Günümüzün seri üretim işlemlerinde en başta bu edep ve hürmetin zayi edildiğini biliyoruz. Belki de üzerinde ayet-i kerime ve mübarek isimlerin yazılı olduğu levhaların tesirsizliği, üretimde başlayan, dağıtım ve satışta devam eden bu hürmetsizlikle ilişkilidir.

Ayet ve mukaddes isim levhalarına hürmet elbette temelsiz değildir. Allah Teala'nın bir ismi de"el-Kuddüs"tür. Bu isim mucibince Cenab-ı Hakk'ın zatı mukaddes olduğu gibi, Allah ismi ve diğer güzel isimleri de mukaddestir. Kitapları, ayetleri, peygamberleri, Salih kulları da Allah'a olan nispetleri nedeniyle mukaddes ve mübarektir. Bütün bunlar "şeair-i İslam'dandır. Hürmete ve saygıya layıktır. Lafzatullah'ın, Esma-i Hüsna'nın, ayrıca ayet ve İsm-i Nebi yazılı levhaların baş köşelerinde, cami ve başka binalarının en önemli yerlerinde bulunması bu sebepledir.

Allah'ın ayetlerini, isimlerini O'nun Peygamberi'ni ve sahabilerini sevmek ve hürmet etmek, Allah için sevme amelini işlemektir. Bu sevgi ve hürmet elbette karşılıksız kalmaz ve Mevla'nın ihsanını celbeder. Bişr-i hafi k.s.'nin kıssası bunun güzel bir örneğidir. Osmanlı tarihçisi Mehmed Neşri de "Cihannüma"da ecdadımızın mukaddesata hürmetine dair çarpıcı bir önrek anlatır. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin Mushaf-ı Şerif'e karşı şu ihtiramı tam bir gönül işidir ve edebin kemali olsa gerektir:

Osman Gazi bir gece gönül sultanlarından Şeyh Edebali'nin evinde misafir kalır. kaldığı odada, duvarda bir Mushaf-ı Şerif asılıdır.  Osman Gazi hane halkı istirahate geçtikten sonra abdest alır, Mushaf-ı şerif'den yana dönüp huşu ve huzurla sabaha kadar el kavuşturup bekler. Bir ara uyku ve uyanıklık arasında Şeyh hazretlerinin koynundan bir ayın doğduğunu, ardından kendi karnından büyük bir ağacın çıkıp alemi tuttuğunu, gölgesinde nice dağların bulunduğunu, nehirlerin aktığını ve pek çok insanın kaynaştığını görür.

Osman Gazi bu rüyasını Şeyh Edebali'ye anlattığında; "Müjdeler olsun! Hak Teala sana ve evlatlarına saltanat verecek. Bütün dünya evladının himayesinde olacak inşallah. Kızım Mal Hatun da sana eş olacak." demiştir. İrfan sahipleri adaletle 600 sene hüküm süren Osmanlı devletini Osman Gazi'nin Allah'ın kitabı'na gösterdiği o saygının bir bereketi olarak yorumlamışlardır.

Günümüzde dini levhalar

Günümüz dini tablolarına gelince, başta dile getirdiğimiz gibi burada bir takım problemler bulunmaktadır. İş sanayi eliyle yürümeye başlamış ve bu sahada bir sektör oluşmuştur. Her işin başı olan niyet, belki de günümüzde bu meselenin  en büyük problemini teşkil etmektedir. Müslümanların yönelim ve talebini gören şirketler, üretim, dağıtım ve pazarlama aşamalarında herhangi bir hassasiyet göstermeden tamamen ticari maksatlarla hareket etmektedir. 

Matbaa veya dijital baskı ortamlarında yerlerde ayak altında kalan, çöpe giden, satıcılarda en uygunsuz tablolarla bir arada tutulan ayet ve isim levhaları bu hürmetsizliğin sadece bir kısmı. Diğer taraftan sadece bir aksesuar olarak görülerek ev ve iş yerlerine asılan, hatta haram işlerin icra edildiği mekanların ve yatak odalarının duvarlarını süsleyen ayet levhaları nerelere savrulduğumuzu da yüzümüze çarpıyor.

Diğer taraftan, Lafzatullah, Esma-i Hüsna, İsm-i Nebi bibloları raflarda satılan sıradan birer nesne haline gelmişse, dil alışkanlığı ile o bibloda ki ismi anarak "Şu kadara olmaz mı?" diye alıcı ile satıcı pazarlık vaki oluyorsa, hatta böyle bir ihtimal dahi varsa ne alıp ne sattığımızı bir kez daha düşünmemiz gerekir. Asırlardır ümmetin bu konulara nasıl yaklaştığı, neleri yapmaktan kaçındığı bize rehber olmalıdır. Ecdadımızın kubbelere ve minare külahlarına dahi neden Lafzatullah takmadığı, hilal veya lale motifini tercih ettiğini düşünmemiz gerekir. 

Kısaca, dini tablolar birer hatırlatma, ibret ve intibah vesilesi olması bakımından güzel ve iyidir. Fakat bu ihtiyacın gerekli hassasiyet ve hürmetin gösterilerek karşılanması, üreticinin ve kullanıcının sadece ticari bir mal yada aksesuar olarak görmemesi, yazıların muhtevasını dikkate alması son derece önemlidir. 

Ne Yapalım?

* Aldığımız ve astığımız levhaların manasını öğrenmeye çalışmalıyız.
* Levhada yazılanı duvara değil, kalbimize yamanın esas olduğunu bilmeliyiz.
* Dini levha asmak diye bir ibadet yoktur. Faydası tefekküre ve zikre vesile olmasındandır. İslami levhaların yalnızca tefekkür ve hatırlatma vasıtası olduğunu unutmamalıyız.
* Levhaları yalnızca duvarlarımızı süslemek için asmamalıyız.
* Levhaları gösteriş yapmak için bulundurmamalıyız.
* Edebe riayet edilmeyen, yatıp uzanılan, verdiği mesajla çelişen ortamlara dini levha asmamalıyız.
* Dini levhaları mümkünse özensiz hazırlanan/basılan ya da sadece ticari meta olarak görülen yerlerden almamalıyız.

Yazar: Selim Uğur

{Semerkand} Aylık tasavvufi dergi - yıl 17 - sayı 201 - Eylül 2015